Buz mahallesi sakinleri

Tüm sinir bozuculuğuna rağmen Tuğba Ekinci'de insanın kalbine nüfuz eden bir yan var...

Antre '301 İklimler' yazımıza salı günü devam edicezz. Pazarpazar daha hopadi zipadi olsun, dedim. (Sonsuz Müşteri Memnuniyeti Prensibi) YAZI GÜNLERİM: Salı, Perşembe, Cumartesi, Pazar, bu arada.
İmam Ağbi Bi kere Behzat Uygur süper 1 seçim.
O nasıl bi ciddiyet kumkumalanması; o nasıl bi tok sesle ders vermelere/ağırbaşlılık davetiyelerine/ nasihat ve uyarı insanı rollerine cansiperane soyunmaca halidir öyle!..
Sanki karşımızda onca (boğuntu) yıldır kardeşciğiyle TürkTelevizyon Tarihi'nin en büyük sakilliklerine, süfliliklerine, düşüklüklerine ekranın bi ucundan öbürüne kadar imzasını atmış 1 Maskara yok da, Buz Mahallesi'ne tayini tez çıkmış postmortem 1 imam ağbi var!
Bu denli Geçmişsizlik Arzusu, bu denli Unut Benim Sabıka Kaydımı/Ben de Keseyim Raconu şuursuzluğu; ancak BU Topraklar'da mümkündür, Pozitif Milliyetçilik adına alkışlarla karşılıyoruz. Ama 'Bak Tuğba' diye lafa girip kendi sesinin (ve akılcık fikirciğinin) şehvetiyle on dakika filan susturulamazsan, Kız da iplemez tabii seni. Başka 1 kanalda halen de şahane pazarlamaktayken üstelik- diyoruz.
Ayşe Bacı Bi kere o saçlar yok mu, o saçlar! 'Kocaman ağzımla burnum, çipil çekik gözlerim var. Göz nahiyesini iptal eden bi modelle bu durumu dengeleyeyim' diye yola çıkmış olabilir yıllar önce (o zamanki) Meg Ryan'dan apartılmış bi modelle. Ama ibibik gibi arkada mutlaka kalkan bikaç tutam, ziyadesiyle sarıya boyatılmaktan (kendisi ısrarla 'röfle' diyor) tırıs tırıslaşmış- Palyaço Bozo'nun Paris'te ikinci el bi dükkânda bulunmuş eprimiş perukasını andıran 'trademark'ı o saçlar!
Sonra o korkunç kılık kıyafetler, 'Bana bakın! bakın bana!' çığlıklarıyla avizelenen küpeler! Mutlaka fora edilen memeler!
Ya, beyaz tişörtler ve kargo pantolonlarla dolaşan O Çapkın ve Dışavurumcu Kız'a n'oldu? Tamam insan Dubai'lere (executive'lere) gelin gidebilir, anne olabilir, ilgi de çekmeyebilir: Vardır öyle 'kurak' dönemler.
Ama 1 Dikkat Bağımlısı/Alaka Ucubesi zafiyetiyle Ayşe Arman bu programa, Tuğba Ekinci'nin Sema Bilginatör'ün diline kadar düştü!
İlk programda (röportajcı geleneğinden) bi Ekinci'ye sokuşturacak gibi oldu. Aldı, oturdu cevabını. Bikaç haftadır pısır pısır korkmuş 1 Sarman gibi. Şimdi yine hamle peşinde.
Ama 1 Hülya Avşar'a, onun kopya kedisi Tuğba Ekinci'ye laf yetiştirecek hali yok herhalde!
İkisi de 'Elimizde belgeler var, sen ne çapkın, ne şaibeli kadınmışsın öyle!' diye açıyorlar ağızlarını ve kapatana aşk olsun! 'Belgeler' Arman'ın muhtelif sevgili/kocalarının muhtelif diyarlarda yataklarına nasıl süzüldüğü/ayak parmaklarına nasıl taptığı tarzı 'dışavurumcu/şehre düşmüş/yeni model kız' yazılamaları olsa gerek.
O da pısssıveriyor. E girme bunlarla o toplara!
Ne zaman İngilizce 1 kelime yazsa yanlış yazardı köşesinde. "Tarsus Amerikan'da 'spelling' yoktu herhalde" derken, geçen hafta İngilizcesinin toptan olmadığı acı gerçeğiyle karşılaştık!
Yıkıldık Bild genel yayın yönetmeniyle birlikte.
Sema Yenge Annecim!.. O nasıl dehşet verici bir sosyetemsi/terliksi bi kadın tipidir! Bana feci şekilde Semra Özal'ı, onun en nadide bahçelerden topladığı papatyalarını (Çelebi de onlardan biri miydi?) Atatürk'ün manevi kızı (koyu Kemalistler için 1 yıkım olsa gerek) Ülkü Adatepe'yi filan hatırlatıyorlar.
Küstah mı küstah, haşin mi haşin, saldırgan mı saldırgan! Ama sonra Bu Kadınların Âdeti olduğu üzre topaçlayıveriyor. "Ben Okan'cığımı çok seviyorum. Ben herkesle çok iyi geçiniyorum" filan felan.
Bir Görgü Şahikası olarak orda bulunuyor.
Zira TAM 20 yıl Avrupalar'da yaşamış, 8 yıl kendisi buz kayağı, pardon, pateni yapmış, klas radyo mu, klas radyo- yaaa!
Ayşe'ye (Özyılmazel) verdiği röportaj boyunca ÜÇ KEZ, herrr programda da birkaç kez cürisi olduğu 'kutsal' spora 'buz kayağı' diyor 'pateni' yerine, diyebiliyor!
Nasıl aile terbiyesi hamsi yemesine izin vermiyor ise, birkaç yıldır sosyetemsimize ıstakoz temin ederek geçimini temin eden Bu İş Kadını, hakikaten bir görgüsüyle iki bilgisiyle üç haşinliğiyle- hastası olduk billa!
Tuğba Ekinci'ye çemkirirken "Programlara çıkan 'bilirkişiler' sizin çocuk kaldığınızdan habire poponuzu ellediğinizi" diyebiliyor! ('Bilirkişilerle' kadın programlarına katılan 'uzmanlar' demek istiyor.) Herhalde kendisi de Semra Özal gibi Nişantaşı Amerikan Kız Kolej Ortaokulu mezunudur. (Böyle bir okul hakikatte yok. Ama Semra Özal'ın CV'sinde var idi.) Böylesi bir 'kaliteye' Türk Televizyonculuğu muhtaçtı hakikaten! Neydi o Semranımlar filan canım. Semanım hasretinden saçı başı dağıttığımız Yüksek Türk Kadınlık Kültürü'nün üstün 1 örneği. Değerini bilelim! O da 'haute couture' ağzıyla donatsın, bezesin ve benzetsin bizleri.
Tuğba Kız Ayşe Sarman nasıl da nesnel bi cüri olarak Ekinci'yi elememe alicenaplığını izah ederken "Tamam, Tuğba çok 'fena' bi şey" dedi. Hakikaten haklı: fena 1 şey. Felaket 1 şey. Bu kadar korkunç olmasının en temel nedeni de 'özgün 1 şey' dahi olmaması. Zira korkunç 1 Hülya Avşar imitasyonu!
Besbelli ki, haftalarca ayna karşısında Hülya Avşar çalışmış. Gözleri kocaman kocaman açmalar/avurtları içeri çekmeler/her lafın başında ortasında ve sonunda aynı sinir bozucu Kahkaha Taklidi'ni püskürterek Tomas'a Komazz yapmalar. Ses tonunu da çalışmış Avşar'ın. (Belki bu kız yerini ziyadesiyle doldurursa diye panik içinde çıktı Uludağ'da snowboard ayağına Avşar magazincilerin karşısına. Her nevi programı ikrahtan fosslayınca sözümona magazinci tövbeli olmuştu ya.)
Ama onca taklitçiliğinin, onca kararlı/çalışılmış/ idmanlı sinir bozuculuğunun içinde kızın sahici/Doğrucu Davude/insanın kalbine nüfuz eden 1 yanı var mı? Var! Çok özür dilerim, ama öyle.
Bu ortamlara nasıl düştüğünü açıklarken (ve Sarman 'sorum bu değildi' diye tuttururken) harbiden tatlı ve sevilesiydi mesela. O korkunç 'çıkış' 'parçasıyla' (hem O Şimdi Asker+hem de poposu kastediliyor) Şirretlik Katsayısıyla insanı 'üffff'letiyor.
Ama Mahalle Tipi İçtenliği de, mahir ellerde 'altına' çevrilebilir bana kalırsa. Hadi Erkan Özerman işbaşına; bu kız niye bi barones, düşes, leydi filan olmasın ki? Ne eksiği var yani? Pozitif milliyetçilik adına Tuğbamızı gelin olarak Fransalar'a filan ihraç edelim diyorum. Üstad Özerman'ı göreve çağırıyorum!