Günlerim değişti

Evet günlerimi değiştirdim.</br>Meşhuuur aramı vermeden önce Radikal'de yazdığım günlere döndüm: Çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi.

Evet günlerimi değiştirdim.
Meşhuuur aramı vermeden önce Radikal'de yazdığım günlere döndüm: Çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi.
Bu, gün sıralamasının vatana millete ve bana daha hayırlı olacağını düşünüp hissederekten.
Ben dört buçuk yıl (dile kolay!) aralıksız köşecilik yaptım ve tüm o sürenin son zamanlarında dahi, bana gelip "Sizin günlerinizi bilmiyoruz, yok efendim, şu gün alıyoruz, yazınız olmayınca bozuluyoruz" diyen okur(ella) bilirim.
Öğrenemiyorsan günlerimi güzel kardeşim, kafan karışıyorsa; her gün temiz temiz alacaksın Radikal'ini, ben karşına çıktıkça dünyalar senin olacak, arka sayfada yoksam, dünyan kararacak.
Bir nevi fal durumu da yaşanabilir böylece yani. Güzel gün/Kara gün/Kara gün/Güzel gün vari.
Bu minval üstündeki sayıklamalara HALK PAZARI'nda KENDİNİ FASULYE GİBİ NİMETTEN SAYMAK deniyor. Fasulye gaz da yapar biliyorsunuz.
Medyacılığımızda bakmışımdır, kendini böyle fasur fusurya gibi nimetten sayanların daima bir gaz fazlalığı oluyor. Bunların ara sıra gazını almak gerekiyor. Ama her türlü hizmeti de benden beklemeyin: Koş oraya
onun gazını al. Koş buraya bunun gazını al.
Mazallah tiyatrocuların gazına dokunmaya kalktık, bir vatan/millet hizmetidir, demodeliğin/kokozluğun/birtakım acayip 'pase' şeyleri süper sanart olayları sanmanın bir hududu vardır diye naçizane iki ayarlama olayına gideyazdık-
Aman: ne sinirleri tel tel bir güruhmuş öyle. Alakasız ödül törenlerinde dahi cengâver yetenek fukaraları tarafından hakaret edilmeler... Protesto yazıları... Bildirgeler yayımlamalar...
Memlekette neler olur biter, gıkları çıkmaz. Bir Allah'ın kulu: "Yetti ama bu arkaik tiyatrolamalarınız" diyesi olur, aman ne örgütlenmeler, ne isyanlar, ne amiral battılar, neler neler.
Şimdi tuz'a geçiyorum.
GAZ/TUZ/REÇETE/PEÇETE.
Artık bu aşamada gün boyu saçmalama kararlılığımı sezen basiret sahibi (yani basireti boşta duran, bağlanmamış bulunan) okur, köşenin topraklarını terk ederek soluğu DIŞ POLİTİKA adlı gazetenin kaliteli sayfalarında, alır.
Yok basireti bağlılar, köşeyi okumakta ısrarcılarsa, onların başına geleceklere dair hiçbir sorumluluk kabul etmediğim gibi, bu köşe okunması bittiği andan itibaren beş-on saniye içinde yanarak kendi kendini imha edecektir.
Gaz/tuz/peçete/reçete dediniz de (böyle de kabahati size atar, yağ gibi suyun üstüne çıkarım); aklıma milletçe hiç aklımızdan çıkmaması gereken Reha Muhtar Faciası -pardon- Hadisesi geldi.
Yarın öbür gün Falloş Türkiye Medyalamacılık Sosyolojisi Tarihi'ni inceleyecek olan akademisyenler, yalnızca bu zatı muhteremle uğraşsalar yeter de artar bile. Artanlarla dahi, kaç doktora tezi donanır.
Pazartesi gecesi ısrarla: "Ben hayatımdan memnunum. Ailem ikide birde beni gazetecilere/ona buna ispiyonlamasın yeter" diyen iki çocuk annesi bir dansözü, annesi, babası ve telefondaki histerik ve son derece irite edici kış kardeşi eşliğinde 'doğru yol'a getirmeye çalışıyordu.
Milliyet gazetesi buna baş sayfadan abandı ya, biraz da kontrollü gitme, 'hem nalına, hem mıhına' havaları yaratma gayreti içindeyiz. Dozajını düşürmüştü yani.
Bir gece önce de nitekim Milliyet'e giydiriyordu. Eee, Der Spiegel'e 'geçirmiş' (kendisi öyle addediyor) bir küçük köyün büyük muhtarından söz ediyoruz.
Medya ağa babalarında hep böyle bir: baskın basanındır/altta kalanın canı çıksın/en iyi müdafaa taarruzdur iptilası var. Hülya Avşar'dan Muhtar'a herkesin test edilip onaylanmış saydığı usul bu.
Zaten ÖZELEŞTİRİ Çin'in Kanton Bölgesi'nde ücra bir köyün adı bu topraklarda.
Siz kendini eleştirmeye muktedir; 'Evet hatalı yapmışım' diyen/diyebilen bir adet olsun doktor/mimar/terzi/tesisatçı/telefoncu
-neyse işte ondan- gördünüz mü, görebildiniz mi bu topraklarda?
Hoş bu denli kalitesiz/seviyesiz/dibe vurmuş işler yapabilmek, ancak bu denli özeleştiri yeteneğinden, bir nevi analitik bakıştan muaf insanların tekelinde.
"Ne kadar düşüklük/O denli bakmama/bakamama hali" diyebiliriz yani. Hoş daha neler, neler diyebiliriz. Ama bugünlük yerimiz bitti -dermişim!..