Hazır ol kerata! Savaşa!

Yakında nurtopu gibi 1 Kuzey Irak Harekâtımız olursa, hiç şaşırmayız eminim. Niye şaşıralım ki?

Yakında nurtopu gibi 1 Kuzey Irak Harekâtımız olursa, hiç şaşırmayız eminim.
Niye şaşıralım ki?
'İçinde Bulunduğumuz BU Olağanüstü Koşullar' bunu gerektiriyor olabilir elbette.
Bunu da en iyi; askeri mevzularımızın yanı sıra, Avrupa Birliği müktesebatının 'esasında' bizi bölmeye yönelik olduğundan, vatanını seven neye/kime denir'e, politik/sosyolojik/psikolojik hayatımıza dair her nevi okumayı en iyi yapan Yüce Askeriyemiz bilir.
Hazır Kuzey Irak'a girmiş iken Musul'u filan da alsak, sevinsek sere serpe ve hatta Amerika Birleşik Devletleri'ne bile kafa tutsak.
Yok, yok: o kadar da değil!
Kafa tutar GİBİ yapsak. Genç Subaylar sevinse.
Genç Subaylar hem rahatsızlar; hem de Rusya'yı çok takdir ediyorlar-mış bu günlerde. Genelkurmay'ın sitesi 1 nevi 'Genç Subayların Hatıra ve Hissiyat Defteri' gibi de okunabilir-mişş anlaşılan. (Okuyabilen mahirler okuyor hani.)
Derin okuma günleri. Vurgun yiyip kafayı yiyor pek çoğu gerçi. Allahtan memlekette komplo teorisyeni eksiğimiz yok. (Vurgun Yemiş Beyinler fazlamız.)
Hatta aşırı sayıdaki komplo teorisyenimizle bir yelek, pardon pembe incili kaftan bile yapıp oraya, buraya, o halkların ve bu halkların topraklarına pata küte çarpabiliriz üstün gururumuzun göstergesi olarak.
Miting Kalabalıkları'nın Avrupa Birliği ve ABD karşıtlığını anlamadığım gibi, nereye yanaşmamızı istediklerini de anlamış değilim.
Yoksa paranoya okyanusunda müstakil bir ada olarak '4 yanımız düşmanla çevrili' öyle bayraklar elde, başta, göğüste, balkonda; sallaya sallaya habire bayrakları; böyle mi yaşamamızı istiyor artık Miting Kalabalıkları?
Bi nevi sallabaş gibi sallabayrak, sallabayrak? Tabii bu da bir yaşam formudur ve süper ideologlarının konuşmalarındaki seviyeye bakarsak, habire bayrak sallayarak yaşamak, biçimlerden bir yaşam 'biçemi' olarak çok da ehven olabilir.
Taksilerin arkasında bi köpek figürleri vardı ben çocukken. Habire baş sallayan araba bibloları. Araba hareket ettikçe.
"Sağdan sola Soldan sağa Salla bayrağı Düşman üstüne!"
Peki Askeriyemiz diyelim; nasıl bu denli ABD ve Avrupa Birliği karşıtı olabiliyor ki, devasa bütçesinin hatırı sayılır bir kısmını bu kürelere kaptırır iken bizi DÜŞMANA karşı savunabilmek için?
Diyelim, Milli Eğitim bütçemiz, Adalet bütçemiz acıklı seviyelerde sürünür iken, Milli Savunma bütçemiz (ki, bir sırdır, sır kalacaktır) harikûlade yüksektir.
Övünmemiz gerekirse hani 'Türk! Övün! Çalış! Güven'de olduğu gibi; evet kimselere güvenemiyoruz, pek çalıştığımız da söylenemez; ama Savunma Bütçemiz'in büyüklüğüyle övünebiliriz habire.
"30 yıldır bitiremediğimiz 1 savaşa, a-ha şu kadar milyar dolar harcadık. Bu kadar parayla şu yüz bin bu, şu on bin şu, şu yüz on bin bu bu yapılırdı. biz yapamadık. Tüm bu kaynakları yurdumuzu savunmaya akıttık," diye ne kadar övünsek azdır.
Ben çok övünüyorum mesela savunma bütçemizin büyüklüğüyle.
Hoş tam büyüklüğünü bilemiyoruz. Zira Yüce Askeriyemiz için 'accountability' (hesap verebilirlik) söz konusu değil. Denetlenemiyor yani savunma giderlerimiz.
Saçsınlar, savsınlar gönüllerince. Maksat onların gücü hiç eksilmesin, değil mi efendim?
Ve de Avrupa Birliği'yle ilişkilerimizin hepten askıya alınmaya çalışıldığı bu günlerde; iyi ki de kurtuluyoruz onlardan, o Kaknem Kriterleri'nden diyorum.
Yoksa Yüce Askeriyemiz'in hesap verebilirliğinden/bilmemne'ye karışmadıkları iç güzelliğimiz kalmayacaktı.
Ne denli Askeriye Sevdalısı olursam olayım (tüm medyalamamızın olması gerektiği gibi) azıcıcıcık daha tutarlı olsaydı Askeriyemiz ne güzel olurdu, demeden de edemiyorum.
Huyum kötü.
Şimdi adamların Levi's'ını alıyoruz, McDonald's'ını alıyoruz, Boeing'lerini, savaş uçaklarını, helikopterlerini ve knowhow'larını alıyoruz da, Fetullah Gülen'lerini niye almıyoruz ki? Ya da, alerjikmişiz yapıyoruz?
Kombo paket gereği?..
Son zamanlarda 4 koldan sardırdığımız 'fundamentalizm' korkusuna karşılık (ki, o korku da Made in U.S.A. etiketlidir) Amerikan İmalatı Gülen Cemaati'nden korkmak niye? Böyle son dakikalarda? Gibi yani?
Bi de tabii "Hem pasta yemek istiyorsun/Hem pastam olsun istiyorsun."
Bombalar patlamaya başladı. Bir sürüsü de patır patır yakalanıyor.
Taşınırken kilolarca.
Mayın kazaları. Militan Devletçi Sezer cumhurbaşkanını halk seçsin sandığını aynen iade etti.
Bu olağanüstü günleri daha da olağanüstüleştirmek için, her şeyimiz hazır.
Hazırız biz komutanım!
En doğrusunu siz bilirsiniz. Yine. Tabii ki.