Karışık hocam

Kuzey Irak'ta Kürt Parlamen-</br>tosu toplanıyor.</br>Ama neyse, bu bir 'devlet parlamentosu' olarak 'tanıtılmayacakmış.'

Kuzey Irak'ta Kürt Parlamentosu toplanıyor.
Ama neyse, bu bir 'devlet parlamentosu' olarak 'tanıtılmayacakmış.'
Rahat nefes!
Kuzey Irak'ta zaten halihazırda bir Kürdistan var. Ve o Kürdistan'ın mutlak geleceği, dünya jandarmasının oynamak istediği taşların yerlerine bağlı.
Ve de dünya jandarmasının başında, gözleri birbirine alabildiğine yakın, o düşünce ve zekâ tembeli adam: Oğul Bush var.
Ben zaten o seçildi seçileli hop oturup hop kalkıyorum. Şimdi de, çok yakınız bir savaşa.
IQ'su düşük bir şahin seçimleri kazandı diye ve kendini iyi hissetsin, yerli yerinde hissetsin diye; bir ülke bombalanmaya başlayabilir her an. Ve o ülkenin insanları ölebilir. Binlerce, yüz binlerce insan.
Türkiye'nin naçar ekonomisinin de altını oyar bu savaş. Tamamen oyuluruz: İki kere iki dört.
Çok yüksek ve net bir sesle: SAVAŞA HAYIR dememiz gerekiyor.
Bunu hep birlikte söylememiz gerekiyor. Seçime giden tüm o partiler, bize ne söylüyorlar Alla'sen?
CHP'de Derviş var. Ve de ekonomi yönetimine dair adam gibi şeyler söylüyor.
Bu bir. Ama CHP ne söylüyor, zaten Baykal bir çok konuşup hiçbir şey söylememe virtüözüdür, ben anlamış filan değilim CHP'nin muradını.
Seçildikleri anda cumburlop kredi muslukları açılıyor, faizler düşüyor, Avrupa alkışlıyor -böyle hayali yaklaşımlar.
Sonra o inanılmaz Yaşar Nuri hadisesi.
Kimdir Yaşar Nuri Öztürk?
Konkenci hanımların din öğretmeni.
Adam, Uludağ'a çıkıp hanımlara en 'hot' mevsiminde oranın, konuşmalar yapıyor. Öyle biri. Amerika'da örneklerine adım başı rastlanılan bir 'tele-evangelist'. (Televizyon vaizi: ağlayıp çırpınarak milleti imana getirip para topluyorlar.)
Müthiş eserlemelerine bir yenisini ekledi yakında. Ama yine leğende fırtınalar (koparsa kopsun.)
Bu bey de, her ne hikmetse, CHP'nin ağır topu kabul ediliyor mevcut ve yaygın şizofreni nedeniyle. Baykal bir Derviş'in elini kaldırıyor kürsülerde, bir de ex-at kuyruklu hoca efendinin. Maddiyat ve nescafe gold maneviyat bir arada, mühim mesajı olsa gerek.
Şimdi CHP, Türkiye'nin ennn bi hassas konularından Türkçe ezanda geri vitese takıyor. Yaşar Nuri hoca kendine 'sahip' çıkılsın istiyor. 'Giderim' diye tehdit, şantaj ve oyun havaları.
Gecelerden en kritik gece Murat Birsel'e çıktı.
Murat Birsel de o her zamanki sınıfın şımarık zengin çocuğu edasıyla, "Fakat hocam, biz gazetecilerin işi DE" filan yapıyor.
Yaşar Nuri ve fekat, acayip bir (kendinden menkul) mühim adam. Henüz konuşmayacakmış.
E, niye çıktın o zaman Bay Çevir Kazı Yanmasın?
Ben söyleyeyim niye çıktığını. Yaşar Nuri, Yaşar Nuri olalı bir kere bile televizyona çıkma fırsatını tepmemiştir de ondan.
Böyle Türk tipi ağır egolu kasım kasım kasılmalı bir adam modeli var. Bknz: Fatih Terim, Kadir İnanır, Bedri Baykam. Devamlı 'Sen neymişsin be abi' durumları. Ne olduklarını da anlayabilmiş değiliz.
Her neyse, CHP temiz laiklerin bu müthiş din ve öğreti şahsiyetini kaybetmedi.
Kaybedemezdi isteseydi de; o ayrı. Yaşar Nuri'deki hırs; vatana+millete doğruyu gösterme azmi, hani Ferhat'a dağları deldiren hırsın filan
-Misli. Misli.
Bu beyin mühimliği, Allah'ım içim daralıyor.
Şimdi DEHAP'a burda, bu savaş kapıya dayandı durumunda ağır sorumluluk düşüyor.
DEHAP Irak'ta savaş istemediğini, Kuzey Irak'taki Kürt devlet(ler)iyle işinin olmadığını, ÇOK NET, ÇOK NET -cevaben değil, harbiden- ilan etmek durumunda.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde demokrasi içinde, Kürt kimliği temsil edilsin istiyor muyuz? İstiyoruz.
Onlar da -Allah rızası için- biraz seslerini duyursunlar. 'Biz şuyuz. Biz buyuz. Türkiye demokrasisi için gerekliyiz.' Şudur budur.
Bu kadar renksizlik, bu kadar kimliksizlik, bu kadar kafa karışıklığı, kin ve öfke dalgası içinde, renklerini, Kürt renklerini, barış ve hakiki bir demokrasi özlemlerini ortaya çıkarsınlar.
Ezelden beri sevmişimdir George Michael'ı. Ama son klibiyle o Blair salağına nasıl çaktı!
Adamı Oğul Bush'un köpeği olarak göstermeler filan. 'Köpeği Vurun' hani parçanın adı. Blair'cik, Bush'un etrafında turlayarak yaranmaya çalışıyor ya Amerika'ya. 'Vur de vurayım' yalakalığı.
Geçer yalakaların zamanı. Geçer.
Geriye işte, iyi şeyler kalır. Ümidimiz bu.
Şimdi artık herkesin çıkıp bir şeyler söylemesi lazım. Hakiki renklerini sergilemesi lazım.
Naylon olmayanların tabii.