Kim münasipse onu yak!

Aaa! Olacak işlerden değil. Müfettişler İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin </br>Cerrah ve 'babası' için kendini yakan İstihbarat Şube Müdürü için ön inceleme talep ediyorlar.

Aaa! Olacak işlerden değil. Müfettişler İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin
Cerrah ve 'babası' için kendini yakan İstihbarat Şube Müdürü için ön inceleme talep ediyorlar.
Arazi, pardon, İçişleri Bakanımız Abdülkadir Aksu da günler süren bir kamuflajın ardından ortamlığa çıkıp onay verdiklerini bildiriyorlar.
Nasıl Cerrah için (Bıyıkların, pardon İstanbullu Babacı Polislerin Efendisi)
Şube Müdürü kendini heba ediyorsa (Beni yak/Kendini yakma/Her şeyi yak/Pozisyon için ölmeli/Sen keyfine bak) Aksu için de birileri 'harcanıversin' pek çok rica ederim.
Pardon da: Jandarmasından, Çay Ocağı Fotoğrafçısı Polisler'e, İhbar Çetelemeleri'nden, uyarıcı vali yardımcılarına suikast akabinde ortalara dökülen tümmmm skandallar tamamıyla İçişleri Bakanlığı'na bağlı olduğu halde, Başbakanımız "Gözünün üstünde kaşın var" demedi, dedirtmedi Aksu'ya.
Zira Aksu bu memleketin Kronik 1 İçişleri Bakanı'dır. ANAP'tan EZEL'e kadar habire İçişleri Bakanı olarak kalması-
Görevini icra etmekte hiç de başarılı olmayabilir; hatta son derece başarısız olabilir.

  • Ama: bir denge unsurudur.
  • Bir tahterevallidir.
  • Sempatik ve idareci bir şahsiyet olsa gerektir. (Asimiledir.)
  • Cumhurbaşkanlığına gider iken: Aman aman, bozulmasın aralar.
    Şimdi ne oluyorlar? Bu şehrin görüp göreceği en babapoliscan/en bıyıklı/en linçsever Emniyet Müdürü DAHİ- Oysa 1 Cerrah kolaylığınla yetişmiyor teşkilatta. Arkaik bir değer! Sahip çıkılası!
    Diyelim 4 üniversite öğrencisi Lübnan'a asker gönderilmesin dediler diye az daha linç edilecekken 'Vatandaşlar HAKLI olarak TEPKİ göstermişlerdir' diyebilecek kadar Polisiye 1 Kıymetten söz ediyoruz.
    Diyelim benim Sultanahmet Adliyesi'ndeki mahkemelenmem esnasında Linç Çetesi'nin bir buçuk saat kadar mahkeme koridorunda bizi terörize etmesini de (en üst İstanbul polisi o olduğuna göre) O temin ettirmişti.
    Şimdi böylesine 'net', böylesine Babapolisler Ekolünden, bıyıklarına ve salahiyyetlerine böylesine titizlikle sahip çıkan bir görev erkânı, pardon, adamı, merceğin altına itilebiliyorsa ben bunu tamamıyla Sn. Aksu'nun pozisyonda kalma becerelerine bağlarım. Arrkadaşım.
    O kadar görevşinas ki kendileri, bu anonsunu yaparken Ogün Samast'ın adını
    iki-üç kez 'Samsat' olarak telaffuz ediyorlar.
    "Ne var?" diyeceksiniz. "Marilyn Monroe da sık sık repliklerini unuturmuş." 'Yorgun 1 dimağ: Kronik İçişleri Bakanlığı, pardon, İnsan Hali' diyecektir anlayış kumkumaları.
    Olabilir tabii. Kum istiridyeleri misali kumla aynı rengi alıp, şimşekler üstündeyken göz önünden YOK olabilen mahir Türk siyasilerinden söz ediyoruz.
    'İstifa yok mu istifa?' deyince medyalama mensupları, ne cevap veriyorlar Başbakanımız birkaç gün önce?.. "Gensoru ve istifa çok ucuzladı. En ufak bir olay olsa, (medyamızın) hemen ilk müracaat ettikleri şey gensoru
    veya istifadır" buyuruyorlar.
    Ekonomi 101 bilgilerime dayanarak:
    bir şeyin 'ucuzlaması' için, arzın 'fazla' olması gerektiğini Yüce Büyüğümüz'e hatırlatabilir miyim?
    Diyelim harikûlade müreffeh memleketimizde 'dolar', 'avro' ucuzladıkça ucuzlamaktadır. Son bir ayda 5 milyar doların 'sıcak sıcak' ekonomimize girdiği rivayet olunmaktadır.
    Yani: Ne kadar çok dolar girişi; o kadar ucuz dolar, değerli TL.
    Oysa bu memleket İstifaözürlüler Diyarıdır. Sanki çok istifa eden var, çok gensoru veriliyor da, istifa 'ucuzlayacak'. Gensoru 'değersizleşecek'. Tam tersi!
    Şu an memleketimizde en az bulunan (ve hatta bulunamayan) şey: istifadır. Onun için de haddinden fazla değerlidir.
    Ogün Samsat'layacak kadar Meşgul
    Bu Dimağ eminim koltuğunu NASIL kurtaracağının derdiyle, fevkâlâde meşgul (bip.bip.bip.) ve bitaptır bugünlerde.
    Anlayışla şapkalıyoruz.
    Ve hatta 1 Celalettin, bir Abdülkadir uğruna harcanacaktır. Yeter ki, bakanlarımızdan hiççç biri (Kürşad Tüzmen mesela) 'İSTİFA' adlı o acı reçeteyle karşı karşıya kalmasın. Oyunlar, pardon, dengeler seçimöncesi
    öncesi bozulmasın.
    Hakikaten en güvenilir kurum: ordumuz. TGRT Haber'in akreditasyonunu nasıl da imha ediverdiler anında! Samast'la iftihar fotoğrafları çektiren jandarmamıza dil, pardon, kamera uzatırsın ha! Bunu
    yayarsın ha!
    Beni tek geren, Sn. Büyükanıt paşamızın çıkıp Sn. Toroğlu'nu tatmin edecek kadar sert bir açıklama oturtmaması oldu.
    O da olsaydı Jandarmaya Uzanan Diller, pardon Eller'le ilgili; hakikaten 'süper' olacaktı. Yine de, ordumuzdan bir güzellikle bitirdim işte. Pardon Veli Küçük de JİTEM'in Efendisiydi- değil mi?.. Kurucu büyüğüydü?