Mantom: Mühim Adam (mentor'um yani)

'Seni tek geçerim bu âlemde </br>Gönül hanemde ismin yazılı.'</br>Sabah uyandım. Kendimi BU Mustafa Sandalye şarkısını söylerken buldum.

'Seni tek geçerim bu âlemde
Gönül hanemde ismin yazılı.'
Sabah uyandım. Kendimi BU Mustafa Sandalye şarkısını söylerken buldum. Tabii ben, Mustafa Kemal Atatürk'ü kast ederek söylüyorum bu şarkıyı. İçimden. (İnsanların Paris'i. Ataların ennn sarışın, mavi gözlüsü.)
Genç (Cici) Siviller de Tünel'de filan toplaşıp bu şarkıyı el çırparak söyleseler; ne hijyenik, ne şeker, ne esprican 1 'eylem' olur: Abdullah Gül'ün davetine Converse giyip gitmek kadar, olur. Daha da şarkılı, lolipoplu, hulahuplu 'eylemler' bekliyoruz Genç Ciciler'den.
Ve fakat Şahnaz Çakıralp'ı rezil etmek üzre bir ilan verdi ya yayınevi. Bu kadar acayibi de görülmemişti. "Bu Kitap Satmamıştır" ilanı. Evlerden uzak!..
Güzel 1 kız Çakıralp. Bi ara habire "Avusturya'da Yarasa Opereti'nde
oynayan tek Türk Kızı" olarak geçiyordu. Habire bu yarasalanma haberi.
Sonra 1 Medya Eliti'nin sevgilisi oldu. Mühim 1 mantosu vardı yani. Telefonlar açılıp kapak yaptırılıyordu, röportaj yaptırılıyordu. Mühim Mentor, onu illa mühim biri yaptırmaya çalışıyordu. Seviyordu. Elim bir kazayla Mühim Mentor vefat edince, kızcaaağız ortada kala kaldı, anlaşılan.
Cumhuriyet Gazetesi'ne yazar oldu. Mustafa Sarıgül'ün (Solaryum Beyin) eşi de Cumhuriyet Gazetesi'ne yazar olmuştu.
Geçenlerde, kendisini ağırlamalara doyamayan/mühim politik yazar Reha Muhtar'ın yazısını köşesinden (1 baştan öbür uca) alıntılamış İlhan Selçuk.
Reha Muhtar da Cumhuriyet'e yazar olsun! Bu kampanya da kayda değer.
Sonra baktık Şahnaz Çakıralp ve Memeleri diyebileceğimiz bir üçlü, habire Cumhuriyet Halk Partisi Okazyonları'nda, habire Deniz Baykal'ın yanı başında.
Her türlü CHP haberinin Konu Mankeni oldu bu güzel kızımız.
Cumhuriyet yazılarından bir demet menekşelediği yazıkitabı ise satmamakla kalmamış anlaşılan, kitapçıları/dağıtımcıları o kadar, o kadar bunaltmış ki telefonlarıyla, yayınevi bu acayip mi rezalet ilanı vermeye kadar değdirmiş işi. Karşılıklı el azaltmaca, anlaşılan. (Ben de anlamaktan yorgun düştüm, inanın.)
Mühim Mantoya Alışkın Kadınlar, yazın ya da kışın mantosuz kalınca ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Diyelim: Bir zamanlar Filiz Akın!
İlk kurulduğunda ben Kanal 6 isimli televizyonda çaycı olarak çalışıyordum ve Filiz Akın illa da billa da 1 program yapmaya çalışıyordu herkesin program yaptığı Kanal 6'ya. Para boldu.
Genel Müdür'ün odasında (başka yöneticiler de orda) on saat süren toplantılara imza atıyordu. Toplantıda kalma azmi çok yüksekti; ancak NE programı yapacağı bir türlü tespit edilemiyordu. Bi takım demo'lar yollamıştı Paris'ten. 'Demo' kelimesinin 'denyo' sınırlarını ihlal ettiği topraklardaydık.
O kadar beceremiyordu, konuşamıyordu, 1 cümlenin çatısını çatamıyordu.
Biz, maalesef, 1 Grup Kötü Kişi o 'demo'yu haftalarca seyredip aylarca gülmüştük. Keşke Demo Koleksiyonum olsaydı.
Neyse sonra memleketimizin MİT Müsteşarı'yla evlendi de (m)illetçek huzura erdik. İş buldu yani kendine.
Bu tarz kadınlar mantoları olmayınca, sudan çıkmış yarasaya dönüyorlar çünkü.
Allahın günü ara dağıtımcıyı, ara kitapçıyı: Bi enerji fazlası da oluyor. Nereye dağıtacaklarını bilemedikleri.
CHP'li kurultay üyesi demiş iken: nasıl Deniz Baykal bu memleketin çok majör bi şanssızlığı ise, Baykal'ın büyük şansı da TEK rakibinin Meydanboş Mustafa (Sarıgül) olmasıdır.
Öylesine 1 Solaryumdan Soğutma Büyüsü gibi bir şey ki, dişdiş dişlerini göstertmeden konuşamayan fikirlerden azade Sarıgül; ona bakan Baykal'ı yeğliyordur. Yeminle.
Böylesi 1 Tercihverdirten Efekti!
Hoş bana ne gerçi Devletçi Faşist bir partinin gidişatından, gidişamiyatından. (Dimyat'tan 1 gidiş çeşidi.)
Ve fakat mantosuz kalan Manto Tipi Kadınların, nasıl üşüyebileceği de bir yeni gerçekçilik hakikatidir.
Ve bu hakikate parmak basarak bağladık yazımızı: 'Çakıralp'e Çabucak 1 Mentormantosu!' Genç Ciciler! slogan BU olabilir yani.