Medyalamadan 1 genel kaydı

Siz Radikal okurlarının haberi oldu mu bilmiyorum; ama Sabah Gazetesi'nin müthiş Genel Ağbisi Fatih Altaylı (kısaca: Faltaylı) 'görevden alındı' TMSF tarafından.

Siz Radikal okurlarının haberi oldu mu bilmiyorum; ama Sabah Gazetesi'nin müthiş Genel Ağbisi Fatih Altaylı (kısaca: Faltaylı) 'görevden alındı' TMSF tarafından.
Ve fakat gidişi de tam kendi meşrebince oldu. Medyalamamızın nasıl 'olağanüstü' ellere teslim olduğunu kanıtlama açısından mühimdir, yazmadan edemeyeceğim.
Cuma günü saat 18.06'da mı ne Medyatava'ya Faltaylı'nın görevden alındığı haberi düşüyor. (Bu siteler medyacıların dedikodu/dedikodulaşma siteleri: sırf iç gidişleri faşş etme açısından mühim 1 işlevleri var. Yoksa internet ortamında 'özgürlük' filan beklemeyin. Ayrıca görüyoruz internet 'özgürlüğünü': Adnan Hoca diye bilinen Büyük Yaradılış Teorisyeni gitti Eyüp Savcılığı'na kendiyle ilgili 'entry'ler var diye, 2 siteyi anında kapattırdı.)
Şimdi Medyatavacılar Faltaylı'nın görevine son verildiğini biliyorlar. Ve fakat O bilmiyor. Heyhat! BİLMİYOR Kİ saat 19.20 sularında gözyaşlarına boğulduğu, hitabet sanatını 'konuşturduğu' (Floransa'da devam ettiği 'Pinokyo: Hitabet Akademisi' sayesinde) bir iç toplantıyla Hazin
İstifa Öyküsü'nü anlatıyor Faltaylı.
Evet, Fal Diyarlarından Gelen Bu Yiğit 'editoryal bağımsızlığına' (gazeteyi yönettiği 1 yıl boyunca şahit olduğumuz üzre) aşırı düşkündür. Bağımsızlık onun karakteridir. Ayrıca TMSF ileri gitmiştir:
"Al ulan o adamları ordan"a getirmiştir.
Diyelim 'sıkı muhalif' 'vurdu mu kan çıkartan' 'TMSF'nin gazetesinde aslanlar gibi çarpışan' Yılmaz Özdil'in 'Emre Aköz'ün Sayfası'na (evet: o sayfanın adı bence Balçiçek Pamir'in sayfası olarak geçmeli, ama aynen böyle geçiyor) kaydırılmasını, dahası (burda Faltaylı'nın timsah gözleri, yaş altı olmuştur eminim) Ergun Babahan'ın, şunun/bunun (1-2 isim daha var) ATILMASINI istemektedirler! Olacak n'iş değildir!
Pardon da, Faltaylı bu! Fal Diyarlarından Uzayan Yiğit! Ergun Babahan'ı "Ne kadar (özel hayatında) camdan atmak istese de" (yeminle: lamı cimi böyle ve de konuşmanın Cam Han'ın onuncu katında cereyan ettiğini hatırlatırım) yazarına dokundurtur mu ulan! Çeker gider cimbomlar gibi.
Ki zaten 'Gazeteciliğin keyfi kaçtı. Karım ve kızımla Kıbrıs'a gidiyorum' da buyuruyor. (Hepppsi internet sitelerinden.) Ben şahsen 'Kıbrıs' tatiline gelince, okurken okurken acayip ürktüm. Bunlar karı-koca, hani karısı "A madem istikâmetin Bodrum, ben de yanına geliiim" yapıyor da, Kardak Krizi çıkarıp 1 Faltaylı, 1 Karısı, 1 de Bebek (Çiller yani) Yunanistan'la az daha savaşa sokuyorlardı bizi.
Şimdi ben essahtan "Portakal, orda kal! N'olur gitmesinler Kıbrıs'a. N'olur. N'olur!" oluyorum barış adına. (Peace!)
Ve fakat Medyatava'yı yeterince cansiperane takip etmeyen Bazı Safdiller "Ama lütfen! Lütfen gitmeyin! Lütfeeeen! Lütfeeen!" yapıyorlar. Zira Faltaylısız 1 Sabah onlara zindan, Türk Basmacılığına acı bir kayıp olacaktır. Zinhar.
Ve fakat Gaasaraylı Adam onurludur, gururludur. Daha sonra başka bir zaman diliminde belirteceği üzre bok gibi zengindir. İcabında bastırır parayı
kendi gastesini, tivisini de kurar. Bu işi sadece 'keyfi' için yapmaktadır. E, keyfi kaçınca da, Kenya'ya gitse daha iyi olur; ama coğrafi yakınlık nedeniyle (belki 1 Yiyen yeni 1 gaste kurup apar topar çağırır filan) Kıbrıs'a kaçmaktadır.
Gözyaşları, bando, mızıka, uğurlanmalar ve zaten İstifacı Adam TMSF el koyunca verirdi istifasını, asmalar kesmeler: Faltaylı'nın Genel Ağbilik
günleri bitmiştir.
O toplantıda o 'şovu' izleyen Genel Ağbi Hastaları daha sonra, 1 saniye olsun "Hani Ergun Babahan'ı zart zurt attırmamak için gidiyodu, peki nasıl oluyo da Ergun Babahan şimdi Genel Yayın Yönetmenliği'ne getiriliyor?" diye sordular mı kendi kendilerine bilemiyorum. Ayrıca TMSF'ye "Şunlar, şunlar, şunlar atılsınlar ağbicim" diye yapmadığı kulis, dökmediği
dil kalmadığı DA çok açık biliniyor.
Sosyopatlık çok vahim ve yaygın 1 hastalık.
O denli bulaşıcı, o denli bu postmortem zamanlara ait 1 hastalık ki; sizi temin ederim bi 10-20 yıl sonra sosyopat olmayanlar çok ciddi bir azınlık olarak kalakalacaklar dünyanın orta yerinde, kendi sığınaklarını filan inşa edecekler.
Bu Şahıs, yıllarca, ton yıllarca Hürriyet'teki köşesinde tükürdü, yaladı, tükürdü, yaladı. Tükürük Hokkası gibi 1 şeydi köşesi. Bi de 'Ne Zaman Adam Oluruz' (sana kaldıydı) ahkâmları! Kesti Yalan Dönerlerini durdu. Saldırdıklarının ellerine sarılmakla geçti ömrü.
Şimdi başarılı Genel Ağbilerle böyle berbath kopyaları ayıran çizgi şu: Başarılı Sosyopat yalan söylerken karşısındakinin gözünün içine baka baka; yalan söylediğini, karşısındakini suya götürüp susuz getirmek, bi şeyler elde etmek için 'yalan' söylediğini, hakikatlerin sınırlarını göz göre göre ihlal ettiğini biliyor; bu akılda olduğu için (ve de gerçekçilik çizgisinde) altyapı ve üstyapı çalışmalarını da mükemmelen yapıyor Yalan Dünyasının.
Kimseyi başarısız sosyopat olduğu için; yani kendi yalanlarına kandığı için, kendi 'bullshit' sarmalına yavru kediler gibi tamamen dolanıp nefes alamaz hale geldiği için, bağışlayacak ya da maruz görecek değilim.
Sosyopatlardan tiksiniyorum!
Bi sonraki pozisyonunda, bu yaşananlara dair ne menem 'bullshitlerle' köşesini kabartıp yine nasıl yer işgal edecek diye sinirden şimdiden soluğum kesiliyor.
Bi Kopyakedi Genel Ağbi kaydı gitti anlayacağınız.
Ama 'şimdilik'. Bu memlekette sicil yok zira.
Ya da başka sosyopatlar, başka sosyopatların tavuğuna niye 'kışt', siciline 'Aç da 1 bakayım?' desin ki? Sosyopat sosyopatı ısırmaz. Korur. Kollar. Yükseltir. İşine geldiği için palavralarını yer.
'Accommodate' eder. Zaman, onların zira.
Dünyanın da Sonu: Hem ekolojik, hem psikolojik olaraktan. Sığınak günlerine hazır olun.