'Merak etme seeen, merak etme seeen!'

Ümraniye'de dışı botaniksever 1 kalp tarafından sarmaşıkla kaplandırılmış bir gecekonduda, 27 adet el bombası+TNT ve fünyeler ele geçmişti. Hatırlarsınız!

Ümraniye'de dışı botaniksever 1 kalp tarafından sarmaşıkla kaplandırılmış bir gecekonduda, 27 adet el bombası+TNT ve fünyeler ele geçmişti. Hatırlarsınız!
Gecekondunun sahibi 'malulen' (neden malul?) emekli astsubay Oktay Yıldırım, Reina'nın kapısından gözaltına alınıp daha sonra da tutuklanmıştı.
Meğer benim Vicdani Red Mahkememi de basmış bulunan Oktay Yıldırım, Reina'nın güvenliğinde, kapı elemanı mıdır nedir ise artık, çalışmaktaymış. Kaçak inşaat faciası ile bir ailenin ölümüne (geçen yaz başında) neden olan Reina nice güzelliklere böylesi, gebe 1 eğlence kurumumuz görüldüğü üzre. (Çok prestij kazandırıyorlar Türkiye'ye, çok!
Orayı gören Paris Hilton'lar filan 1 daha Türkiye'den çıkmak istemiyorlar.)
İşte malulen emekli astsubay Oktay Yıldırım, tüm o teçhizatın Hasdal Kışlası Çöplüğü'nden toparlama 1 nevi Askeri Souvenir olduğunu iddialaya dursun; onun kefaletine soyunan Muzaffer Tekin 'kullanılamaz' olduğunu belirtmişti bulunanların.
Ben de köşeciğimde, Muzaffer Tekin'in gecekonduda ele geçirilen mühimmatın niteliğine nasıl şıpın diye hâkim olduğunu sorgulamıştım, mesela.
Polisimiz de boş durmamış anlaşılan, üç ters, 1 düz, ortaya haraşo: Muzaffer Tekin 3 gün süren Emniyet'teki sorgulamasının ardından emekli başçavuş Mahmut Öztürk'le birlikte tutuklandı.
Tutuklanma nedenleri de çok ilginç: "Devletin gizli belgelerini ele geçirmek+Terör örgütüne üye olmak."
Bu nedenler dışında, 'Toplumsal Estetik Derneği' isimli 1 derneğimiz olsa (sahi, neden yok?) 'Saçlarını çok kötü 1 nevi sarı renge boyatmaktan' DA hakkında suç duyurusunda bulunabilirdi Muzaffer Tekin'in.
Toplumsal Etik Derneği diye 1 dernek var: Albay Prof. (eski) eşi tarafından evlerinin 'mahremiyetinde' çekilen beyaz iç çamaşırlı fotoğrafları internette dağıtılmasına rağmen TRT spikeri Fulin Arıkan'a sahip çıktı diye, kutlayıvermiş bu derneğin başkanı TRT Genel Müdür Vekili'ni.
Yani süper iddiacı isimli süper ilgi çekmeye meraklı derneklerimiz var. Muzaffer Tekin ile Oktay Yıldırım da çok çok 'sivil' dernekçiydiler aynen 1 zamanlarki baş kankaları, sonra da kavgalı rakipleri Kemal Kerinçsiz gibi.
En son 'Sivil Dernekler Ne Kadar Sivil?' haberleri üzerine Askeri Savcılığın emriyle basılan NOKTA, daha sonra sahibi tarafından kapatıldı. Hatırlarsınız.
NOKTA, ölüm demeyelim de, baskın fermanını Darbeci Günlükleri'ni yayımlayarak zaten, imzalamıştı. Örnek emekli askerlerimizden Oramiral Örnek'e ait olduğu iddia edilen bu günlüklerle ilgili, askeri 1 soruşturmaya gerek duyulmamıştı. Ama NOKTA'yı çok sıkı bir polis baskınına, aramasına taramasına maruz bırakmak icap etmişti ki; e, sonunda da kapatılsın. Kapatıldı.
Bakımlı eşinin züccaciye ve çerez, kızının şirketinin askeri ihale tutkusu yüzünden, şu anda hapiste olması icap eden İlhami Erdil paşayı Sunset'te yemek yerken görünce nasıl kalp spazmına yakın şeyler geçirdiğini okuduk Necati Doğru'nun. (Bay Selahattin Duman'ın köşesinden.) Yani Askeriyemiz gündemimizin baş köşelemelerinde mütemadiyen. Sağımız, solumuz, önümüz, arkamız emekli asker sobelemeleri!
Muzaffer Tekin'in gecekondularda ele geçen askeri mühimmatın hangi durumda olduğunu (uzaklardan) kestirmek+saçını tuhaf mı tuhaf 1 renge boyatmak+a, bir de Danıştay Suikasti'ne adı karışınca kalbinden bıçaklanarak (ya da bıçaklayarak kendini) hastaneye teslim edilmek gibi (Oktay Yıldırım tarafından)- 1 de habire Veli Küçük ile (emekli tuğgeneral+Jitem'in Ruhu) onun elini öperken filan fotoğraflanmak tutkuları mevcut.
Mesela Umur Talu, Google'lamış Veli Küçük'ü. Tam 70 bin 400 yerde 'zikrediliyormuş' adı. Düşünün! Susurluk patladığında kendisini sorgulamak için çağıran Meclis Komisyonu'na çıkıp ifadesini DAHİ vermemişti. Öylesine Büyük 1 Veli Küçük!
Ankara'yı haraca bağlamış bulunan Bucak Çetelemesi'nden de Küçük tarafından temin edildiğini söyledikleri Jandarma İstihbarat kimlikleri çıktı. Yeşil'in nice kimliklerinden birini de Veli Küçük temin etmişti. Kimlik temin etmekte DE 1 numara Esrarengiz Tuğgeneral Küçük.
Muzaffer Tekin'in MGK belgelerine kadar uzanmış olduğundan ve Ergenekon örgütlenmesiyle alakasından söz ediliyor tutuklanması akabinde.
Ergenekon bu arada, Amerikalılar ve İngilizler'in Gladio'sunun Türk versiyonunun adıymış. Bu örgütün Ergenekon adını kullandığını ilk açıklayan ise Dr. Erol Mütercimler.
Tekin götürülürken, aralarında çok vahim sarı tonlara boyanmış saçlarıyla kızının ve eşinin de bulunduğu 1 grup: "Hainlere karşı gerekirse TERÖR de oluruz' diye protesto etmişler. Bağırıp çağırmışlar. Oktay Yıldırım çıkarken de Vatan ve Kemalizm adına onunla ne kadar gururlandıklarını haykırıyordu bir grup (çoğunlukla) kadın.
Hatta Kerinçsiz de ordaymış (pek tabii ki) '1 komplo kurulduğunu' söylemiş.
Terör olmuş bulunan bunca insana, komplo kurmadan duramayanların, bu orijinal sloganı çok ilginç geldi bana: 'Terör DE oluruz.'
Ve hani o şarkının sözlerini hatırlattı (biraz değiştirerek): "İstersen terör olurum Merak etme sen. Merak et-me seeen."