Pazar yazısı

Kapı giriş duvarlarını ve başka bi dış duvarları Fayanslama Procesi'ne giriştim ki, bu kadar olur.

Kapı giriş duvarlarını ve başka bi dış duvarları Fayanslama Procesi'ne giriştim ki, bu kadar olur. Kâğıthane Civarı'ndan güç bela bulunan eski tip fayansların bööle muntazam muntazam (bahtsız Ahmet Usta ve yardımcısı tarafından) kesilip 1 Fahrünisa Zeid Tablosu lezzetinde duvarlara yapıştırılmasından oluşuyor ki bu girişimim-
Günlerdir Bu Dışduvar Fayanslama faaliyetleri bitmiyor, etmiyor. Ustalar da fiziken, ben de (ruhen) perişan olduk. Fayansparçası Altı düştük.
Dekorasyon Hastalığı'nın sürekli pençelerinde olduğum söylenemez. Ama arada böyle 'krizler' yakama yapışıyor: içim dışım fayans ya da takıntım neyse, o oluyor.
***
Radikal Cumartesi'de şahane 1 'Bozcaada'da çakılmış Tatil Zanlısı' yazısı attırmış Ayça Şen. Bana akıl sorsaydı, "Kızım, sen Ada Tipi bi insan değilsin: oralar sana basarlar"ı yapıştırırdım. Dört yanı suyla (ve az sayıda feribotla çevrili yerler) bung tarz Havaleli Kişiler'e gelmez.
Bu arada 'Çaktırmadan Bana Çaktı mı?' paranoyasıyla Ayça, öyle bi paranoya enjekte etti ki bana- Geçenlerde Radyo Eksen'deki programına alınan Coca Cola reklamına, onun DA Müslüm Baba'yla çıkmış olduğuna kulaklarımla şahit oldum. Müslüm Baba'nın bırrrlamasına dair yazımı (görmeden etmeden: bu arada hâlâ reklama rastlayamadım) üstüne alındı mı acaba?? diye bi meraklan ben. (Buyrun bakalım Ayça hanım.)
Şehirden Kaçışşş Sakinde Gönülinsanıayağına Alemi Sıkışşş İnsanları üstüne gözlemelerine 1 bayıl, 2 bayıl keratanın.
Bi gece (elli yıl kadar önce) Ajda'yı dinlemeye gittiğimizde, "N'olur başkalarının şarkılarını söylemeyin yaaa," demem üstüne Ajda'nın "Ne yapayım Perihan? Sakal bırakıp Bodrum'a mı yerleşeyim?" cevizini de hatırlamadım değil. (Böyle de zeki 1 Ajda'dır Ajda'mız!)
***
Ajda, Ayşe Ersayın yerine Ayça Şen'le arkadaş olsa. İkisi bi arada sahneye çıkıp (Sid Vicious tarzında ama) 'My Way'i söylese. Ayşe Ersayın bonjo çalsa. Yok yok 'Kopar Zincirlerini Gülsarı' yapsa. Tekrar Bir Numerolu Yönetmen olsa. Fantastikkurgusu kliplerinden Serdar Ortaç'a da çekse.
***
İnsanlık Âlemleri S'ertaç'ın şarkı sözlerinin kıymetini ve artık anlasa.
"Buralara yaz günü kar yağıyor canım
Ölene kadar seni bekleyemem" beklenmezliğinde şarkı sözleri kaleme alan bu ilginçtesviyeci çocukadamın, zekâsının önünde hürmetle eğilse.
***
Bilmem farkında mısınız? Gazetemiz Yazarları esrarengiz yok oluşlar içinde (özellikle cumartesi, pazarları) ara ara yazı göndermiyorlar.
Ve fakat 'Yazarımız yazısını elimize ulaştıramadığından' olsun, 'Yıllık tükenmez izninin yeni bir merhalesinde olduğundan' olsun, 'Geçirdiği ameliyat neticesinde' olsun HİÇBİR İBARE YER ALMIYOR.
Kendimi bildim bileli, benim köşeme 1 kez dahi böyle bir açıklamayı layık görmedi Gazete Yönetimi. Ki, gayet de memnunum bu Çat Kapı Gelir/Çat Kapı Gider/Ne Yapalım Yani Bilader, tutumlarından.
Bulaşıcı 1 adete dönüşmesi korkuttu içimi, o kadar.
***
Tuvalette inleme sesleriyle ortalığı inlettiğine dair gündem sifonlayan Küçük Helin 'trilyonluk bi davayla' dedikoducuların cevabını yapıştıracakmış.
Türkiye'de 'trilyonluk davalar' kat'i surette söz konusu değil. Ama bu Magazin Kaşarları'nın ha babam de babam birbirlerini mahkemeye 'düşürme' huylarından, mahkeme giriş çıkışlarında 'designer' çantaları ve tayyörlemeleriyle poz vermelerinden gına geldi.
Ama ennn hazini, köşe yazarlarının birbirini manevi tazminatlaması olayı. O köşeciyse sen de köşecisin. Kalemin armut toplamıyo herhalde! Daya köşenden cevabı- değil mi ama?
***
'Çamur Güreşi', 'Köşeci Atışması' dediniz de- Pespayeliğin el cümlesi diyebileceğim son alabildiğine beldenaltı/şahsi/rezalet ötesi/maço simülasyonu bitiriş cümlesi üstüne N. Mert'in, ağır şahsi bir yazı kaleme aldım kendisine dair sabah sabah. 25 yıldır birbirini tanıyan 2 kişi olarak, kuşkusuz deve yüküyle özel hayat bilgisine sahibiz karşılıklı.
Sonra dayanamadım. İçim de götürmedi, dışım da. Dünkü cevabım, yeterlidir. Beldenaşağı cümlesinin hicranıyla kendisini ('geçirmek' kelimesini dahi bünyesi kaldıramayacak 'siyasi doğruculuktaki' şahsiyetini) başbaşa bırakıyorum.
Durumdan vazife çıkartıp derhal konuya tebelleş olan Büyük Gazete Hürriyet'in 'durumumuz' üstüne yaratıklandırdığı iki çöp varlık ellerinde devvv tükenmezdolmakalemlerle çarpışıyorlar logosu, harbiden komikti ama.