Seri katil ABD

Amerika Birleşik Devletleri'-nde özellikle yaz aylarında epidemik boyutlara ulaşan bir hastalık var: Kız çocuk kaçırmaca.

Amerika Birleşik Devletleri'nde özellikle yaz aylarında epidemik boyutlara ulaşan bir hastalık var: Kız çocuk kaçırmaca.
Her yıl yüzlerce kız çocuğu evlerinin önünden, yollardan, ordan burdan kaçırılıyor ve çoğunun -inanılmaz, ama böyle- cesedi bulunuyor. Bir kısmının cesedi dahi bulunamıyor. Ki, o ana-babaların yaşadığı acıyı, herhalde dünya yüzünde kıyaslayacağımız başka bir acıdan söz edemeyiz.
Bu yaz, bu salgın hastalık, öylesine alarm verici sayılara ulaştı ki, Mankafa Bush çıkıp: 'Burada vereceğimiz savaş, uluslararası terörizme karşı vereceğimiz savaştan bile daha mühimdir' yollu bir konuşma yaptı.
Yine şahin. Yine asarım/keserim/biçerim. Yine her soruna olduğu gibi bu meseleye de yüzeysel bir kovboy intikamcılığıyla bakmaca. Göze göz dişe dişten ziyade; göze vücut, dişe kol-bacak-kafa.
Böylesi toplumsal hastalıkların muhakkak, nedenleri var. Ama aynı uluslararası terörizm gibi, bu nedenler üstüne kafa yormak için önce analitik bir kafa, sonra sıkı bir özeleştiri mekanizması, sonra ciddi reformlar, sağaltıcı tedbirler ve hatta mevcut yapıyı sorgulama.
Yani olacak iş değil. Zira Eşek Partisi ile Fil Partisi arasında, Coca-Cola ile Pepsi-Cola arasında, McDonald's ile Burger King arasında hayatlarının en büyük tercihlerini yapmaya koşullanmış benim -güzel- Amerikanyalım için, olacak iş değil.
Sistem sarsılır. Acayip sesler çıkar makineden. Dünya jandarmasının bünyesi bozulur. Jandarma, jandarmalığından çıkmaya kadar vardırabilir işi.
Domino taşları efekti. Olmaz yani.
Bush memleketinin bu iç kanırtıcı sorununa, her zamanki En İntikamcı Kafasız Kovboy bakışıyla bakadursun; seri katiller diyarı ABD yeni, yepyeni, gıcır gıcır bir belayla kendini yüz yüze buluverdi.
Washington ve çevresinde bir katil, 10 günde 10 kişiyi uzaktan vurdu: Sekiz ölü.
Amerika dehşet içinde.
Bir kere, bu katil bilindik seri katil profillerine uymuyor.
Diyelim o seri katilin ruhunun labirentlerindeki canhıraş sorunu haykıran sarışın, üniversiteli, güzel kızları öldürmece (Ted Bundy'de olduğu gibi) ya da yaşlı, tercihen dükkân sahibi, şahsiyetli kadınları öldürmece (Ed Gein'de olduğu gibi), otoyoldaki fahişeleri, 13-16 yaş arasındaki oğlanları, arabasına aldığı otostopçuları...
Böyle çok uzatılabilecek, ama içlerinden bir profile tıpatıp oturan katil tipleriyle dolu bir liste.
Ama bu defa katilin öyle bir tercihi yok.
"Katil, hedefleri arasında ırk, cinsiyet ve yaş ayrımı yapmıyor. Açık alanlardaki herkes onun hedefi olabiliyor. Kurbanlar herhangi bir sınıf ya da gruba ait değiller."
Katil, her olayda tek bir mermi atıyor. Anlaşılan harikulade iyi bir nişancı. Zira sadece bir mermi kimseye isabet etmeden bir dükkânın camına giriyor. Onun dışında, 10'da 10: Sekiz ölü, iki yaralı. 11 mermi harcayarak! Ancak Amerikan ordusu ya da Amerikan polisi ya da silah lobilerinin en güçlü olduğu ülke, yani ABD böylesine mahir bir katili yetiştirebilirdi: Üstün bir katil söz konusu!
Hayır, katilimiz rastgele katil tanımına da uymuyor. Bir okul bahçesine, bir alışveriş merkezine ya da McDonald's şubesine dalıp 10-15 kişiyi tarayıp sonra da kendini temizlemiyor.
Bir cinnet anından ziyade, soluk kesici bir maharetle yürütülen müthiş soğukkanlı bir zincirleme cinayet silsilesinden söz edebiliriz. Ya da yabancılaşmanın son perdesinden.
ABD'nin bütün 'büyük' katilleri sonra ikinci, üçüncü, beşinci sınıf taklitlerini yaratıyorlar. Son sıralarda özellikle benzin istasyonlarını tercih eden katil; uzaktan nişan alıyor, tek kurşun harcıyor, sonra aracına atlayıp yok oluyor.
'Kişisel' hiçbir şey yok bu cinayetlerde. Belli bir tipi hedeflemece yok. 'Overkill' (fazlasıyla öldürme) yok. Hiçbir bedensel kontakt yok.
Nerdeyse cinayet işlemek için işlenen cinayetler.
Polisin elinde güç bela çizdirdikleri bir beyaz kamyon robot resmi var. Onunla ilgili bile hiçbir şey kesin değil. Ne markası biliniyor, ne plakası. Üstünde mor ya da siyah renkli bir yazı olduğu sanılıyor.
Yazıda ne yazdığı da bilinmiyor.
Hadi açık söyleyelim: Aslında yazı da kesin değil, modeli dahi saptanamayan beyaz kamyon da.
'Beyaz Balina' gibi devasa bir düşman: Beyaz Kamyon. Bu asfalt cangılda ele geçirilebilecek mi acaba?
Bu denli uzaktan çalışan, bu denli mesafeli, yabancılaşmış ve yabancılaştırıcı bir katil tipi muhakkak dehşet verici. Tüyler ürpertici.
Her nevi muhalif sesin gırtlağına çökerek başarıyla kısmış bulunan Amerika, köktendinci bir devlet, bir nevi faşizan bir sistemle yönetilen bu ülke; kendi nevi şahsına münhasır kanserlerini yaratıyor işte.
Bush yönetimi Irak'la savaşı parlamentoda kabul ettirdi diye, borsa birden çoşabiliyor!
Şu tanım var ya, 'Katil, hedefleri arasında ırk, cinsiyet ve yaş ayrımı yapmıyor. Açık alanlardaki herkes onun hedefi olabiliyor' tanımı.
Bu tanım bana her şeyden çok ABD'nin muhtemel Irak operasyonunda yapmayı planladıklarını hatırlatyor. Öyle uzaktan, hiç tanımadığın, bilmediğin kadın, erkek ve çocukları öldürmece. Beyaz Uçaklarınla.