Sosyal demokrat mankenin hazin çöküşü

Memlekette yaşayıp da Tuğba Özay Hadiselemeleri'ne '2 Yabancı' kalmış birileri yoktur herhalde.

Memlekette yaşayıp da Tuğba Özay Hadiselemeleri'ne '2 Yabancı' kalmış birileri yoktur herhalde.
Kaz Dağları'nda koyun gütmekte olan 3 Temiz Çoban duymadıysa bu hanım (manken) kızımızın adını; saygı duyarım.
Ve fakat Özay her daim yırtık torbadan ok çıkar gibi (6 adet) bi şeyler yarattı (Halk Arasında: Gündem) bi olaylar çıkarttı.
Hep "Ben diğerlerinden (mankenlerden) farklıyım, akıllıyım, bambaşkayım!" diye bağırdı ruhunun feci şekilde anlaşılmak/takdirlenmek isteyen Atatürk büstlü köşelerinden.
Bi kere CHP'liydi! Baykal'ın yanına Büyük Beyin Şahnaz Çakıralp kadar olamasa da, yanaşma girişimleri olmuştu.
Her fırsatta ismini yalnızca 'Tuğba Özay'ın babası' olarak duyduğumuz babasının 'çok çok mühim 1 edebiyatçı' olduğunu söylüyordu. Ortaokul, lise kitaplarına girmiş meğersem babası: bunu da herrr fırsatta magazindumanlı başlarımıza kakıyordu.
Ortaokul-lise 'kitaplarımıza' girmeye Yaşar Kemal, Orhan Pamuk filan layık değildir biliyorsunuz. Ve ancak ortaokul-lise kitaplarımız 'Tuğba Özay'ın babası' gibi seçkin yazarlarımızdan örneklerle bezelidir. (Buyrun 1 başka 'cumhuriyetçiseçkinci' eğitim gerçeği!)
Çok anlaşılmak istiyordu Tuğba Özay, çooook.
Ultra tesadüfi bir köşecinin ifadesiyle 'farklıydı'; çünkü 'ağzı laf yapıyordu'.
Bu memlekette Bullshit İmalathanesi olarak fazla mesaili çalışan herkes 'ağzı laf yapıyor' telakki ediliyor. Karşılığı var bu imalatların yani. Hülya Avşar Fenomeni'nde de var, Deniz Baykal Hezimeti'nde de.
Ben mesela sürekli 'ıııı-ııııghh' diye konuşan Baykal'ın 1 nevi kekeme olduğunun farkındayım da; başı, ortası ve sonu olan 1 mana dizinine hiç rastlamadım. Öyle genelgeçer bir sıkıntı püskürtüyor ki üstlerimize gerçi, belki manalı lafları da vardır da, bizler kaçırıyoruzdur.
Bu iddialı mı iddiacı mankenin, anlaşılan ağır bir sorunu vardı: Güç bağımlısıydı.
Onu havuza kilitlemeyen, şöyle adam gibi evire çevire dövmeyen, kodu mu oturtmayan babalara 'adamım' demiyor; illa billa Süzerlerin Evladı gibi Zengin Çocuğu olsun, muhtelif boy ve ebatlarda Mafya İskeleleri olsun entellektüel/sosyaldemokrat/harbici/ağırabla teknesiyle anca onlara yanaşabiliyordu.
Aşka düşmeyi tercih ettiği Sonuncu Adam ayrılmalarına izin vermemiş; mafyöz ilişkileriyle bu durumdan sıyırtmaya çalışırken de Özay ayvayı yemişti.
Hem acayip oportünistti, hem de "Kurda boynun niye kalın diye sormuşlar? Kendi işimi kendim yaparım" lafından besbelli ki habersiz.
Zira bu tarz adamlardan 1 şeyler istemeye gör; senin 2 bin şey yapman gerekir. Ziyadesiyle ağır bir bedel! Astarı yüzünden pahalı- yine tabii Halk Arasında.
Ama pek bariz 1 Power Ranger olan Özay; sürtündüğü güçlerle gücüne güç, şöhretine şöhret, sertliğine (mertlik olmasa da) sertlik katacağını düşünmüş olmalıydı.
Hoş o kadar ince düşünüp ettiğini de zannetmiyorum. 'Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına' durumları mevcut bu vakada. Evet! Güç Denizinde boğulacağının farkında değil; eli, önüne ne gelirse, onlarla arttırmaya çalışmış.
Hazin mi? Hazin! Zira kızın başının polis arabasına bindirilirken itilmesi, üstünü değiştirme hakkının olduğunun hatırlatılmaması; ayrıca avukatı ağır bir hukuk ihlâli ya da en azından orantısız güç kulanımı (tutuklama) durumundan söz ediyor. Haklı olabilirler.
Bu ülke hakiki anlamda bir Adalet ve Hukuk Ülkesi değil; hiçbir zaman da olmadı, olamadı. Bizzat hukukçularımız için bile kanayan bir yaradır bu. Çözümsüz bırakılmış bir tıkanıklık.
Şimdi Özay yükseklerden uçtu diye, münasebetsizdi ve kendine çok güveniyordu ya da güvenmek istiyordu diye 'Vur abalıya!' da yapmayalım hanımlar beyler.
Başka hususlarda da öyle. Yok efendim Ayrılmak İstediği Zat '4 trilyonum gitti' buyurmuş. Bu şahıs Ahu Tuğba'nın (üvey) kardeş çocuğu çıktı nitekim.
Özay'a 4 trilyon saçmak yerine, 'teyzesi' Ahu Tuğba'nın o zırva sabah reality-com'larında kendini para için (ayda 5-10 bin gibi paralar) rezil etmesine engel olsaydı ya.
Derhal 'fikri' alınan Ahu Tuğba üvey akrabasının 'Nişantaşlarda büyümüş/İngilterelerde okumuş/Gittiği yerlerde masası olan' 'klâsına' kefil oluyor. (Çok süper bi klas-man yaparaktan.)
Oysa birkaç yıl önce havaya ateş saçmıştı bu bey 1 gece kulübü çıkışında, yine Olaysızlıkların Hatunu Ahu Tuğba teyzesiyle birlikte.
Bitlis'teki dönerci açılışlarından, Mudanya'daki tavuk çiftliği kurdele kesme törenlerine kadar her nevi işi kabul eden, bilmemkaç kez Halk Tacizi'ne maruz kalmış olan Özay'ın, harbi bir işkolik ve hatta devasız bir hiperaktif olduğuna eminim ben oysa.
Yani bu kızı (Sezar'ın hakkı Sezar'a) parayla satın alamazsınız! Ama Güç Bağımlılığı, kendi (limited) gücünü inşa etmekte sürünmek yerine, başkalarının (karanlık da olsa) gücüne sürtünerek Güç Hanımağalığı'na namzet olmak kararlılığı yaktı Bu Sosyaldemokrat Bacımız'ın başını.
Panik ataktan, geceleri sürekli kâbuslar görmeye, kapalı yer fobisinden, ağlama krizlerine pek çok psikolojik sorunla boğuşmak zorunda olduğu da anlaşılan bu Yanlış Yollara Sapmış kızımızın, bir an önce içerden çıkmasının ve hayatını (1 başına) hale yola koymasını yürekten temenni ederek nihayetlendiriyorum bugünkü 'Ruh sağlığını kolla/Gerisini nihayete yolla' köşemizi.