Sünger Bob neden mutlu? Sahi, biz neden mutsuzuz?

Bi kere Sünger Bob (Sponge Bob, namı diğer) Bikini Adası'nda yaşıyor.</br>Türkiye Cumhuriyeti'nde değil.

Bi kere Sünger Bob (Sponge Bob, namı diğer) Bikini Adası'nda yaşıyor.
Türkiye Cumhuriyeti'nde değil.
'Bikini Adalılığı alenen aşağılamak' diye bi suç yoktur Bikini Adası'nda.
Hoş, başka ülkelerde de yok; çok genelgeçer bi şekilde ('Kanıt ver, örnek göster' dendiğinde duymazdan gelerek) başka yerlerde olduğunu ara ara savunsa da 301 Çiçek(ler.)
Bikini Adası isminin dahi mutluluk katsayısını durduk yerde çarpıcı bi etkisi var yani.
Günlük güneşlik bir yer Bikini Adası.
Sponge Bob'un evi de ananas şeklinde.
Oysa komşusu Ahtapot'un evi bi totem kafası şeklinde. Evet, Ahtapot da Bikini Adası sakinlerinden, ama o mutsuz.
Hep asık suratlı. Hep bi şeyler düşünüyor, kaygılanıyor, vehmediyor.
Neşeli komşusu Sünger Bob'dan da şikâyetçi, hayatından da.
Demek Bikini Adası'nda yaşamak, mutlu olabilmek için tek başına yeterli olmuyor.
Sünger Bob bi kere işini çok seviyor. Ateşlenmişse ve işe gidemeyecek durumda ise kahroluyor, kahroluyor.
İşi de iş olsa! Yengeçburger'de bütün gün burger yapan/bulaşık süngeri olarak çalışan biri için bu işine sonsuz bağlılık, bu kesilmeyen coşku, iştaha akıl alır gibi değil tabii ki.
Ama Sünger Bob'u aklımız almadığı için de seviyoruz, her türlü akıl/izan/mantık sınırlarının ötesinde, yalnızca yaşamaktan bu denli mutlu olduğu için.
Kendine ve hayatına saygılı biri Sünger Bob. Yalnızca sevgi dolu değil, saygı dolu da yani.
Açık kahverengi şortunun üstüne daima gıcır gıcır ütülenmiş (kısa kollu) bir gömlek, kırmızı bir kravat, pırıl pırıl siyah potinler, dizine kadar uzanan beyaz (soket yani) çoraplar-
Sponge Bob bu üniforma giysisi içinde ne denli özenli, ne kadar bakımlı biri.
Ona hayran olmamamızın imkânı yok. Gıpta ile bakmamamızın. Bu kadar saçma (nedensiz?) bir mutluluk içinde olan biri, bizlerde nasıl duygular uyandırabilir ki?
Evet 'sillybilly'nin (zırva Niyazi?) teki Sponge Bob. Ama bu nedenle de gönül alıcı, gönül çelici. Yengeçburger'deki biteviye işi de, huysuz patronu da, ondan illallah eden komşusu Ahtapot da hızını kesmiyor, kesemiyor, o daima şarkılar/şakalar/dans havaları.
Bi de tabii mutluluğunun en önemli nedeni: Patrick. En yakın arkadaşı, komşusu Patrick uzun bi don/şort arası kıyafetini hiç çıkartmıyor. Yani hiç giyinmiyor Patrick. O denli tembel, üşengeç, boşverici ve gamsız. Aptal da.
Ama harikûlade 1 arkadaş Patrick. Daima Sünger Bob'un yanında. Gey bi çift oldukları dahi rivayetlendi bir ara. Biliyorsunuz, yasaklanmaya çalışıldı Sünger Bob, "Yani bu kadar gey bi çizgifilm kahramanı da- pes yani!" diye.
Tamam aseksüel filan olabilirler. Ya da hayatın latan döneminde çakılıp kalmış. Haddinden fazla neşeli olan, zaman zaman beyaz/baba modeli donuyla da gördüğümüz Sünger Bob'un, Patrick'le eşcinsel bir çift oluşturduğunu ima etmek-
Biraz 'fazla' olur yani onların o basit/güzel/çocuksu dünyaları için. Ananasın altında Freud aramak niye? Bırakalım Patrick'le Sünger Bob'un cinselliği 'çocuk çocuk', 'güdük güdük', 'darma dağınık' kalsın.
Fazla analiz sütü de bozar, çizgi dünyaların kendine has masalsı zarafetini de.
Evet, yanıbaşında sürekli Patrick olmasaydı, bu denli mutlu olamazdı Sünger Bob, eminim.
Bi episodda mesela sabahın köründe bahtsız komşu Ahtapot'un evine damlıyor Patrick'le Sünger Bob. Başlıyorlar coşku içinde bağırmaya 'Doğum günün kutlu olsun! Doğum günün kutlu olsun!' diye. Ama nasıl bi neşe!
Ahtapot yatağında doğruluyor (zorla uyandırmış oldular zira), "Yettiniz ama!" diyor. "İkide birde 'Doğum günün kutlu olsun!' yapmanızdan bıktım. Defolun gidin evimden!"
Yani bu zırva şakayı habire yapıyorlar Ahtapot'a. Ahtapot da deliriyor, deliriyor! Ama sonunda aynı kendine benzeyen son derece saygılı/saygın/sessiz/efendi/vazife
şinas vatandaşların yaşadığı (birörnek zaten tipleri de: hepsi ahtapotlar) bi yere yerleştiğinde, kısa zamanda sıkılıyor, bunalıyor, koşa koşa eski evine, Sünger Bob'un yanı başına dönüyor: Ne yaparsa yapsın, münasebetsizlikleriyle onu ne kadar kızdırırsa kızdırsın- hayat dolu Sünger Bob. Yaşama sevincinin cismanileşmiş (denizsüngeri) hali.
Ha, bir de Bikini Adası denizin dibinde. Karanın üstünde mutluluk mümkünat haricindedir belki de.