Süreyya Ayhan'ın Baskın Toplantısı

Süreyya Ayhan alıp da kocacığı-nı/mentor'unu/antre-nörünü/akıl danesini yanı yanı başına, 1 Baskın Toplantısı gerçekleştirdi.

Süreyya Ayhan alıp da kocacığını/mentor'unu/antrenörünü/akıl danesini yanı yanı başına, 1 Baskın Toplantısı gerçekleştirdi.
Harbiden baskındı Süreyya Ayhan. Ağladı. Suçladı. Komploladı. Deneyledi. Allah, Şeref ve Namus üzerine (hem 1 Cumhuriyet Kadını, hem de İnançlı: 1 Bileşke olarak yani) yemin etti.
Ne yapılması/yapılmaması gerekiyorsa (bu iki his her daim atbaşı gidiyor Ayhan'da) yaptı etti. Terkinde kocası. Hocası. Önce hocası, sonra kocası.
Ve fakat Kop Ayhan Çifti artık bir Bedevi Bonnie&Clyde'ı bahtsızlığına (b)ulaşmış bulunduğundan Son Doping Rezaleti üstüne Amerika'dan apar topar gelmelerine rağmen, Hilton'daki BU toplantı için durup durup cuma gününü seçmiş olmaları, yine fevkâlâde bir talihsizlikti.
O korkunç uçak kazası gününe denk geldi!
Haberlerde 'aradıkları' yer ve ehemmiyeti Türk Atletizminin Bonnie&Clyde'ı bulamayacaklardı!
Ama en Gündem Boşluğu gününde de, belki artık kimseler dönüp yüzlerine bakmayacaktı.
Zira Ayhan Kop Çifti artık hepimizde ciddi bir hicap/Türklük Halleri'nin en acıklısından olan 'Kaybederken/Dipteyken Dahi Sonsuz Sallamak' performansındaki yapışkan inatları nedeniyle- N'OLUR BAKMİİM AĞBİ HİSSİ yaratıklandırdıklarından-
Yani artık sosyopatlıkta ağızlarıyla kuş tutsalar; Yeşim Salkım'a / Fatih Altaylı'ya/Cem Uzan'a en ciddi rekabeti dahi BU Mümbit Alan'da oluştursalar, kimse onların son masallarını kaale almayacaktı!
Herkesle kavga etmişlerdi! Atletizm Federasyonu'nu ennn mühim düşmanları bellemiş, Genel Müdürlük'le bütün gemileri yakmış, Medya'ya diş bilemişlerdi.
Nasıl "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok!" ise; Milli Histerik Hissiyatımızı şiar edinmişler, kendi kabuklarına çekilerek, hop: Almanya'da esrarengiz bir lokasyonda, küt: Amerika'da umulmadık bir destinasyonda sakım sakım saklanarak 'Göstericez ulan gününüzü sizlere!' psikolojisini bayırlarından aşağı salmışlardı.
HER ŞEY (yani: Büyük İntikam) Pekin Olimpiyatları içindi! Orda, Pekin'de yani, Rüzgârın Kızı Süreyya, birkaç yıl önceki doping rezaletinin, 2007 boyunca illa billa hiçbir yarışta koşmamasının, her türlü tersoluklarının/geçimsizliklerinin/uyumsuzluklarının/yalıtılmışlarının ESASINDA ne kadar haklı olduğunu bize ispatlayacak-
Pekin'den 'kaptığı' altın madalyayı, ağzımıza/burnumuza dayayacaktı.
Böylece nerdeyse Kriminal 1 Çift lezzetinde sürdürdükleri İkili Hayatları/Delilikleri gerekçelendirilmiş olacak, onları 'beyhude yere' suçlamış bulunan Federasyon, Genel Müdürlük, Alem, Dünya Gezegeni ve Evren, çiftin haklı başarısı karşısında mosmor kesilip nedamet getirecek/ya da bırak dağınık kalsın- getiremeyecekti bile!
Heyhat! Oyun dağıldı. Amerika'da WADA görevlilerince alınan ilk numunede doping maddesine rastlandı! İkincisinde de!
Üstelik 'rivayete göre' WADA kredi kartı takibiyle bu ani baskını gerçekleştirmiş, Müthiş Antrenör Yücel Kop'un eczaneden aldığı ilaçlar, karısının numunesinde ele geçirilmişti.
Şimdi gelsin gözyaşları/inkâr/yadsıma/yansıtma mekanizmaları! Bir kere onlar HİÇ Mİ HİÇ kredi kartı kullanmazlardı. Hele hele on liralık ilaç için kredi kartı kullanmaya tenezzül etmezlerdi!
"Bu iddialar Marion Jones'un itiraflarından esinlenerek ortaya atıldı. Hiçbir sporcu, örneği daha önce yaşanan bir hatayı tekrarlamaz" diyor, ayrıca kredi kartı kullanımı konusunda Ayhan. Peki bu cevap biraz fazla 'söz savunmanın', 'kriminal', 'iddiacı' ve de 'çalışılmış' kokmuyor mu?
Frenlere basmıyor (zaten çift olarak habire birbirlerinin frenlerini boşaltan gerzek yeniyetmeler gibiler) "Yuşçenko da zehirlendi" buyuruyor. "Statta, restoranda, seyahatte çok rahat yapılabilir." Yiyeceğine/içeceğine doping maddesi karıştırılması komplo 'teorisini' tepside servis ediyor.
Bu komplo yemeğini masada önümüze sürmekle de kalmıyor Süreyya Ayhan. Bir de hepimizin gözleri önünde pişirmeye karar veriyor.
"Bir kalem verir misin CANIM?" diyor önce hocası sonra kocasına.
Yücel Kop eğilip çantasında debelenirken, bir damlalıkla Süreyya önünde duran bardağa bir sıvı damlatıyor! İşte bu kadar basit!
İşte aynen böyle yaptılar! Uzaydan Gelen Ajanlar ya da Federasyondan Gönderilen Kötüler ya da habire Kop Ayhan Çiftiyle uğraşan Düşmanımız Çatlasın Ekibi gitti, o gizli saklı Amerika'daki adreste bunları buldu ve kaşla göz arasında Süreyya'nın yayık ayranına 2 adet doping maddesini damlattı.
Başka hiçbir mantıki açıklaması olamaz!
1) Dünyada kredi kartı kullanmıyorlar. Hele on lira için: güldürmeyin çifti!
2) Bu maddeler güllecilerin, haltercilerin filan TA 20 YIL ÖNCE kullandığı maddeler. Takdir edersiniz ki daha önce çok daha çağdaş doping maddeleriyle yakalanmış bulunan Ayhan ve Kocası, Doping Piyasası konusunda epeyce bilgililer.
3) Ayrıca çok çok 'az miktarda' çıkmış bu maddeler Ayhan'da.
O civarda hayvancılık yapıldığı için (Montana mı acaba?) sulardan filan dahi karışmış olabilir. Ceza Kurulu rahatça 'bu kadarcık' önemsiz bir miktarı YOK sayabilir.
Böyle 'Görmeseydi Gözlerim' bir tiyatrolama sergiledi Kop Ayhan Çifti.
Ama Hocamdı Kocam Oldu Ekolü üzerine epey de yazılamış bir insan olarak (sonuç olarak atletizm yazarlığı benim yalnız yan branşım/Şişli şubem) Süreyya 'hanımın' "CANIM, şurdan kalem verir misin?" temsilini gerçekleştirirken nasıl da baskın olduğunu artık bu ilişkide, tespit etmekte takıldım kaldım. Ben.
İlişkilerde böyle Kum Saatinin Tersine Dönme Noktası tabir edilen (ben misali ilişki profesörlerince) bir nokta vardır. Belki işte BU ilişki mimarisi mevzuuyla devam ederiz. Kimbilir. İlişki uzmanlığı da zira, sizleri ezmemek için yüzlemiş olmasam da, benim Florya şubem sayılabilir. Rahatça.