Süreyya Ayhan'la Hülya Avşar'ın mesut beraberliği

Hülya Avşar öyle 'stratejik' bir saatte mülakatlama programı yapıyor ki Türkmax'ta- o ana haberden bu ana habere sıçrarken, yakalanıyorsun. </br>Ya da yakalıyorsun konuğunu diyelim.

Hülya Avşar öyle 'stratejik' bir saatte mülakatlama programı yapıyor ki Türkmax'ta- o ana haberden bu ana habere sıçrarken, yakalanıyorsun.
Ya da yakalıyorsun konuğunu diyelim.
Ki, 'Hülya Avşar'a Mülakat Vermeyi Kabul Edenler' üstün kaliteli bir insanlar toplamı olarak, kategorize edilmeyi de hak etmektedir. Ler.
Yani Digitürk'ün öz kanalı olan bu fevkalâde uyduruk kanalı böyle bir numeroya konuşlandırması sebebiyle, kaçınılmazlığı söz konusu: gerek on yıllardır bir türlü kaçamadığımız/kurtulamadığımız Avşar'ın, gerek saygısever konuklarının.
Yanak yüzlü/balyaj saçlı konuğuna bir bakıyorum, bir daha bakıyorum. Dayanamayıp beş-on dakika kadar Hülya Avşar Büyük Mülakatçı İşte! programına, Süreyya Ayhan'ın 'büyüleyici' son personası nedeniyle takılıp kalıyorum.
"CANIM şu kalemi uzatır mısın?" tiyatrolaması esnasında da Ayhan'ın tipinin/duruşunun/kimyasının total değişimi karşısında afallamıştım. Zira Ayhan, Kop'laşmış alenen: Kop olmuş! Çok iç içe çiftlerin kaderi Kopayhan çiftini de bulmuş. Vurmuş.
Bir kere acayip yanaklanmış. Çıkık elmacık kemikleriyle koşmak koşmak ve koşmaktan başka bir şey düşünmediği belli olan O Muhteşem Azimli Köylü Kız'ın yerini, bunca balyajlanıp yanaklanması neticesinde, nerdeyse Ziraat Bankası Şefi Şenhayat Işıklısancak almış.
Çok konuşuyor. Eski Süreyya konuşmazdı. Bu, çok konuşuyor. Üstelik Hamlet'in annesi için söylediği 'The lady protests too much' lafını ('Hanımefendi fazla itiraz ediyor') hatırlatırcasına savunmada, mütemadiyen konuşuyor. Topaçlıyor. Açıklıyor. Saçıklıyor. PR'lıyor.
Meğer 'Süreyya Ayhan Kardelenler Projesi'ni başlatıp kendi gibi kızların koşmasını temin edecekmiş. O isim Turkcell projesine ait değil mi? Şu saatte/bu konumunda Turkcell'in Ayhan'ın böyle bir projesini destekleyeceğini zannetmiyorum.
Süreyya, bambaşka bir projenin ismini mi gönül rahatlığıyla apartmak istiyor?
Bugüne dek hayırlara vesile olma arzularını, bir sürü Süreyya Ayhan yetiştirme niyetlerini hiç duymamıştık. WADA iki kez numunesinde iki maddeye rastlıyor. Ayhan apar topar Amerika'dan dönüyor.
Zurnanın ucunda yepyeni bir Ayhan! Konuşkan mı konuşkan, hayırsever, hatırşinas, relaks mı relaks, neşeli mi kendine (ve haklı davasına) güvenli. 'Açıklarım olur biter anında' edalarında.
Ya içinde bulunduğu durumun vahametinin farkında değil, ya da İkili Delilikleri esnasında ördükleri kozada 'gerçeklik kaygısı'
diye bir nosyonu hepten kaybetmiş.
İlk cezasını tamamen Federasyon'un 'hatalı prosüdürüne' bağlıyor. 'Prosedür' diyemiyor, 'prosüdür' vari bir yanlış kullanımla, son derece kendinden emin "Şöyle hatalıydı benim KENDİ federasyonum, böyle hatalıydı" diye sayıp döküyor.
Sonra diyelim, yine Kötülüklerin Federasyonu 2006'daki yarışlara katılması için resmi davet yollamıyor. E n'apsın Süreyyacık katılamıyor yarışa. Sonra lifi kopuyor. Yoksa koşmak istemez mi? Onun işi bu! İster; ama davet yoksa, sonra da sakatlanmışsa- n'apsın?
Son vakada ise Türk komşularının telefonunu da bırakmışlar WADA'ya, komşular arıyor, Ayhan da koşa koşa gidip numunesini veriyor. Diyelim kocasıyla olay çıkartıp (daha önce yaptıkları gibi) başka birinin numunesini kendininki diye kakalamaya çalışabilirdi, değil mi? Yapmıyor. O denli kendinden emin.
Hem DEMODE doping maddeleri idrarında çıkanlar!
Bu 'demode maddeler' kısmının üstünde ısrarla duruyor. Yani onun değil, kaslarını genişletmesi gereken ağırlıkçıların filan işlerine yarayacağına göre bu DEMODE MADDELER yok dahi sayılabilir WADA tarafından- neden olmasın?
"Kendimi intihar dahi edebilirdim," diyor Ayhan. (Avşar bir üzüntü kırıntısı yaratabilmek için konuyu itekleyince.)
Avşar 'eeeee'liyor, daha iyi bir tanım bulamıyor onca entelektüel birikimine/doktora derecelerine/müthiş IQ'suna/EQ'suna karşılık. "Eeee, hakikaten insan kendini intihar dahi edebilir böyle bir durumda," diyor. Hem hemfikirler, hem de aynı kelime kontenjanından faydalanabilmekte.
Sonra yine o gözlerini kocaman kocaman açarak konuşan
rafine ve Avrupai kadın kılığı olduğuna inandığı olsa gerek kılığında "Biliyor musunuz Türk komşularınız dahi atmış
olabilir o maddeleri çayınıza!" diyor.
Ayhan da bu müthiş tezi takdirle karşılıyor. Belki de Pekin'de bir Türk atletin yarışması şerefli fikrine katlanamayan Türk komşular atmıştır çayına o iki (demode mi demode) maddeyi. Belki de Amerika'daki o rakımı yüksek ve fakat hava koşulları yumuşak yerdeki Türk dönercinin Kürt çırağı ayranına atmıştır. (Bu, naçizane Kürt geriliminden de beslenmeyi ümit eden, kendi tezim.)
Zehra mesela küçükken "Jüreyya Ayhan olmak istiyorum" diyormuş. Hiç mi hiç mi hiç teşvik etmemiş Avşar Kızı. (Oysa kilo meselesine sağlıklı bir çözüm olabilirdi atletizm.) Zira bu memlekette olmazmış! Hatta o diyelim Ayhan'ın yerinde olsa başka bir milletin vatandaşı olurmuş. EN AZINDAN TEHDİT edermiş Türkiye'yi Avşar. Süreyya Ayhan bunu (onun üstün başarılarını takdir edemeyen bu nankör millete) yapmayı düşünmüyor muymuş? Yani?
Ayhan, bu müthiş Taktik Tehdit Şantaj Önerisi karşısında Avşar'ın, gözlerine iki-üç damla (demode) gözyaşı damlatılmış gibi oluyor. Cevap bile vermiyor. Geçin bunları! Gülümsüyor gülüm gülüm.
Oysa eminim, İkinci Doping Skandalı'na imza atan bu sosyopat çifti kapabilmek için dünya devletleri (aynen sponsorlar gibi) sıraya girmiş vaziyettedir. Ler.
Süreyya Ayhan önce hocası sonra kocası Yücel Kop'la alabildiğine mesut bir ikililik halinin içinde, yanakları büyüyüp saçları balyajlanarak ferah fücur yaşıyor anladığım kadarıyla.
Tahayyül edin: yalnızca onlar haklı! Hep haklı. Âlem haksız. Âlem onlara karşı. Onlar iki başlarına. Nasıl "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok" ise Kopayhan'ların da Kopayhanlar'dan başka dostu yok.
Pardon, bir de Hülya Avşar yanlarındaymış gibi görünüyor laflarıyla/sorularıyla/özdeşleşmeleriyle. Ama benzerlik, yani Sosyopatların Kardeşliği insanı harbiden (başka Türk Takımlarını izlerken olduğu üzre) etkiliyor. Süreyya Ayhan'ın Eski Hali'nin nereye kaçtığı/kaçırıldığı mevzusu da.
Bir muamma olarak Bu Toprakların Heykeli'ne dönüşüyor. Mumyalaşıyor.