Yersiz manzara

Süper akıl arkadaşım "Bakıyorum bir haftada Avrupalı bi yazara dönüşmüşsün" dedi.

Süper Akıl
Arkadaşım, "Oooo, bakıyorum bir haftada Avrupalı bi yazara dönüşmüşsün. Ne
o yazı: sinir uçların alınmış gibi," dedi.
Gençken süper akıllıydı. Aradan yıllar, yıllar geçti. 30-40 kilo aldı, saçları döküldü ve Süper Akıl'a dönüştü. (Louise Bourgeois yazımı, kast ediyor.)
Baktım: yazı, okunmama rekorları kırmış. Radika(L)'ya döndüğümden beri ennn az okunan yazımdır herhalde.
Ziyadesiyle memnun oldum.
Safra Okur diyebileceğim bir okur 'türü' köşeme musallat olmuş vaziyette internette. Giripçıkıp okuyorlar. Anlamazlar etmezler. Ne haltlarına yarayacaksa. (2010'da internetin göçecek olması havadisi, iç açıcıydı.)
Bir yazarı OKUMAMAK TERCİHİ çok ulvi bir tercihdir. Meşrebimizin tutmayacağı Okur Tipleri'nden bu ulvi tercihi kullanmalarını hassasiyet ve ehemmiyetle (once again) rica ediyorum.
Politika yazıyorum. Bakıyorum:
e, hep aynı yazı!
Benim Askeriye'ye bakışım belli. İkinci Cumhuriyet Meyhanesi'ne, Meşrutiyet Kıraathanesi'ne. Yani: dön dolaş hep aynı şeyi yazıyorsun.
Ve çok çok sıkıcı 1 Memleketin Gerçekçiliği içinden: İşte DTP'ye kapatma davası! "Ne yani; PKK'lıların maaşlarını milletimiz mi ödesin," ağızları kıyılarda köşelerde.
Üstelik: öylesine 1 Yanlış Anlama/Algılama Toplumu söz konusu ki, diyelim şimdi kalkar 1 PKK'lı, DTP'ye ilişkin BU lafı ben etmişim/benim/semişim
gibi, bana bir kınama mektubu yazar "Sen de mi Brutus" yollu.
Yani ordan da Brutus'sün,
urdan da. (Burdan'la kast edilen şu: geçenlerde Mühim 1 Devlet Görevlisi: "Siz PKK taraftarı olarak biliniyorsunuz," dedi bana.)
Oysa bakıyorsun İngiltere'de: Gazeteler tamamiyle Amy Winehouse'la meşguller. Kızı parça parça etmeden rahat etmeyecekler sonunda.
Bir de Aylık Menü diyebileceğim cinayet takıntıları var. İtalya'da boğazı kesilmiş vaziyette hunhar bir şekilde öldürülmüş bulunan Meredith'e
takmış vaziyetteler.
İdare edebildiği kadar bununla idare eder, sonra yeni bir 'juicy' (kanlı canlı) cinayete sardırırlar.
Diyelim Portekiz'de kaçırılan (ya da muhtemelen anne-baba kurbanı olan) Madeleine'le aylardır/aylardır idare-ötesi etmiyorlar mı?
HAYIR! uçakta Türk Gazeteleri'ne saldırmadım. Zaten ikrah etmişim Türk gazetelerinden/gazeteciliğinden.
İndependent'ta Tracy Emin'in
1 makalesi vardı. Avustralya'da detokstaymış. İçkiyle bitmeyen muharebelerinden bahsediyor.
"New Order dinleyerek bu yazıyı yazıyorum. En sevdiğim şey! Kangurular, yavruları filan camımın önünden geçiyor" vari sağlık buram buram, satırları da var.
Arkadaşıma "Tracy Emin'i okudun mu?" dedim.
"Sona saklıyorum," dedi. "Tatlı gibi."
Hemen hiç özlemediğim 'vatanıma', böyle bir ihtimalin vakti zamanında benim için var olmadığının 'self' realizasyonuyla, döndüm. Oysa Londra'yı günahım kadar sevmem. Sevmiyorum. (Hoş, saçma 1 laf: insan, ciddi ciddi sever tüm günahlarını.)
"Madem bu kadar şikâyetçisin; defol git," dedim kendi kendime.
Milliyetçiliklerimizin 'Ya sev, ya defol' hissiyatlaması, bana da nüfuz etmiş işte.
1 Kaçış Planı, hazırladım.
O nedenle de bu satırları yazarken ziyadesiyle bahtiyarım.
Kendi ülkenden nefret ederek, orda yaşamak korkunç bir şey. Dedim.
Oysa Yabancı 1 Ülke'de onlardan habire ve sağlıklı bir biçimde nefret edebilirsin.
Yabancı 1 Ülke'den bir yabancı olarak nefret etme kuvvetli ihtimalim ve arzum; şimdilik buralara 'neşeyle' katlanma kapasitemi artırmışa benziyor.
Sonra tabii kahvaltıya indim ve karşıma, artık habire görmekten fark bile etmediğim, Boğaz çıktı.
"The View" dedim. (Amma da konuşkanmışım iç içe: bugün.)
Burası 1 Manzara'dan ibaret.
Ha babam de babam, o manzaraya abanıyoruz. Manzara da manzara!
Oysa 1 Manzara yeterli değildir ve Boğaz'da Balık masallarıyla bir ülkeyle idare edemezsiniz. (Boğaz'daki bütün balıkçıların ısrarla az ısıtılması ya da insülasyon sorunlarına çare bulamamaları da, cabası.)
Parmaklarım vs. üşüyerek, onca pahalıya balık yemek istemiyorum. Türkler'le yemek istemiyorum. En mühimi.
'Manzara' üstüne New Order'ın ne biçim şahane satırları imdadıma yetişti.
"A view without a room
One fails the truth so soon".
(Odasız 1 manzara/Hakikatte hemen yanlışa toslama).
Bir Manzara Yetmez! Bir New Order Şarkısı da!
Ama Kaçış Planı insanı yeniden hayata bağlayabilir. Doğduğu şehre olmasa da.