Zenginlerin çocuklarına akılalmaz işkenceleri

Bu Zenginler, tercihen limited sayıda ve çokçok 'özenle' ürüyorlar ve çocuk sahibi olmak da hatırı sayılır bir prestij...

Bu Zenginler, tercihen limited sayıda ve çokçok 'özenle' ürüyorlar ve çocuk sahibi olmak da hatırı sayılır bir prestij ve ele geçirilmesi zaruri bir sosyal(ellleşme) sembolü ya-
O vahim meşgul ve aşırı sosyal dünyalarında, en kıt sahip oldukları şey 'zaman' olduğu için de, böyle çocuklarla geçirilen sınırlı mı sinirli zamanlarında daima 1 'Bokunda (çocuğun) Boncuk Bulma' lezzeti mevcut. (Ki, dışkıda bulunmuş 1 boncuğun, rengi mavi dahi olsa, ne kadar leziz olabileceğinin kararını sizlere bırakıyorum ey Basith Halk!)
Ve de: Çocuğun Bokunda Boncuk Arama Zamanlarının müdavimi oldukları KıtKafaUzmanlar tarafından çağrılma şekli: Kaliteli Zamanlar!
Daha önce de ne denli Kaliteli Zamanlar'a karşı olduğumu yazmıştım. Tarayın habire şu arşivi!
Öyle burun damlalığıyla 'Kaliteli Zaman' ayıracağına kendi öz çocuğuna, kazanla Kalitesiz (Normal) Zaman ayıracaksın. Hadeee!
Beş yüz ters takla atıp iki bin lego kule filan yapıp "Hayır, Atmaca; o yumuşak ayıcık şekerlerin dişlerin için ne kadar zararlı olduğunu daha önce de konuşmuştuk seninle" yapmak yerine RadyoTemsili Sesiyle süpermarkette-
Yani bu tarz, bu Kaliteli (Azzz) Zamanlar; yapmacıktır, yapmacıktır; yine yapmacıktır!
Bizim annebabalarımız hiç de Kaliteli Zamanlar geçirmediler bizimle. Annelerimiz evde oturuyordu, nereye gitmek istiyorlarsa bizi oraya götürüyorlardı ve de bakın hepimiz (Benim Kuşağım) ne kadar natürel, ne kadar Samimiyet Buhranlarıyız! (Ben daha ömrümde manikür bile yaptırmadım.)
Öncü birliklerle Kaliteli Zamanlar Modeliyle yetiştirilmiş çocuklar 'piyasaya' sürülmeye başladılar bile ve bu kadar kalpsizlik bu denli mi muhterislikle 'dengelenir'? Simyacı? Hey Simyacı!
Korkuyorum harbiden Kaliteli Zamanlar mahsullerinden!
İşte Radikal'in arka sayfasında vardı: Beybi Einstein DVD'lerinin hiçbir halta yaramadığı ispatlanmış! Bu Proce Bebelerin ekran karşısında 'harcadığı' her bir saat, anneannesiyle çikolatalı pudding yapmakta olan bebelerin 6-7 kelime daha fazla kelime kapmasıyla neticeleniyormuş.
Ben diyelim anneannemin terkinde üç yaşından itibaren takıldığım Beşiktaş'taki sinema salonlarında (bi zamanlar 8-9 sinema vardı Beşiktaş'ta; Kambur'un Bahçesi+Suatpark yazlıktı) tümmm bir melodrama dili'ni kaptım. Halen de bırakmıyorum. (Habire de: Örnekal İnsan.)
Mevsimin yazzz olması nedeniyle Zengin Çocuklarının Gizli İç Yaşamları'nı müşahede etme olanağından kaçınamıyorum. Ne kadar kaçsam.
Allahım! ben böyle çile görmedim.
Bu çocukların yazın sörf ve yelken, kışın kayak ve snowboard yapmaları zorunlu, zorunlu!
Masalara kapaklanıp "N'olur sörf yapmasam artık!" diye sıcak gözyaşları akıtan çocukları, bilginatör azimli anaları "Başladığın herrr işi yarım bırakamazsın Zirve; bak hocanı çağırıyorum" diye zorla yolluyorlar Rüzgârsızlıkta Sörf Bambaşkadır derslerine.
Bu yazın yelken+sörf, kışın snowboard+kayak derslerinin feci mecburi olması hallerini, Üst Sınıfların mevzun vücutlu kendi Aryan versiyonlarını yaratabilme tutkusuna da bağlıyorum. Zira kısa boylu ve hamburger göbekli kızları+oğlanları olsun istemiyorlar. Çok açıkgözler.
Mevzun Evlatlar çıkartabilsinler ki piyasaya 'head start'la bile değil de, 'leg start'la (yani Türkiyeli Zengin Çocukları) olarak dünyaya atılan Bu Çocuklar, Yunan Tanrıları'nı dahi (onlar adına) kıskandırsınlar.
İşte dedesi Paris Hilton'u mirasından men ediyor, Bill Gates nezaketen birkaç milyon dolarcık tutuşturuyor çocuklarının ellerine. Anglosakson Kültür'de zenginler "Vakıf da vakıf!" diyor da başka bir şey demiyor. Lar.
Miraskan Türk Zengin Çocuklarından yaşlı ve yorgun dünyamızı kimmm koruyacak peki? Kuraklıklar da kapımızda.
Çinliler zamanında akınlarımıza karşı Ay'dan dahi seyredilebilen ("Ay'a benzer yüreğim/Doğal olarak takipteyim.") Büyük Duvar'ı inşa ettiler.
Şimdi ne yapacak Zavallı Çinliler? Nükleer bir kalkan mı hazırlayacaklar Şımarık Türk Çocuklarına karşı?
Zaruri sörf+yelken derslerinin dışında kalan zamanlarda da baş edemedikleri göbekleriyle Seven Babalar, 50 santim derinliğindeki bebe havuzlarında 9-10 yaşlarındaki kızlarıyla oynuyorlar.
Kızların sörf zamanları dışında, 'Binlerce Dansöz Var' bikinileri ve plaj kıyafetleri var. Zaten.
Darıca Hayvanat Bahçesi'ne 'Artık takatim kalmadı'yı çekebilen Süreyya Yalçın'ın 'Nato Müteahhiti' babası, kızının plaj kıyafetlerine oluklanan paralardan (tüm o panter desenleri filan) hiçbir beis duymuyor. "Nur Yerlitaş'ın panter desenleri ölsün; hayvanat bahçesindeki panter yaşasın!" demiyor. İçi el verip de.
Zira Türkler'de bağışçılık yoktur. Ya da hakiki anlamda bağışçılık çokçokçok az sayıda Türk'te görülür. 'Fitre'+'Zekât' gibi harbiden sosyal adalet nosyonunu YOK sayıcı tâli yollarla 'laikçi Müslümanlar' olarak ego'larını yıkar yağlar; 'Varsa yoksa gerzek evladlarıma mirasım da mirasım!' yaparlar.
Yapsınlar bakalım, yukarda Çinliler var.
Tabii Zengin Çocuklarının bu dramlı durumlarına da içlerim burkulmuyor değil.
Şeytan diyo ki "Yoncimik Nine gibi gir çocuk kılıklarına; yelken dersi alıcam diye karış aralarına. Örgütle bunları. Birinci Zengin Çocuklar Ayaklanması'nı başlat!" Ki, bu da olmayacak şey değil.
Bozuk Plak: "Mehmet Ali Aybar da zengin çocuğu idi, Engels de. Che de gayet üst orta sınıftan gelmektedir!"
Ancak bu bacınız assimile'dir. Zen Budizm'e tamamen simüle olmuş vaziyettedir. Şarkıcı Emel gibi kendini yaramaz oğlan çocuk filan zannetmemektedir. Hatta Ertuğrul Özkök vari romontik izdüşçülerin fink atıp fındık topladığı 1 piyasada, hiper realistlerin yegâne temsilcilerindendir.
Çok fena gerçekçidir yani.
Çok fena. Çok fena.