Almanya, bir gün önce iki kere mağluptu

Ayazma daha önce iki kez yenildiği Alman yazarlardan oluşan Autonama'yı ilk kez yendi.
Almanya, bir gün önce iki kere mağluptu

Perşembe günü minibüste Beylerbeyi Stadı’nın yerini sorduğumda seferberlik başladı. Bilhassa bölge sakini erkekler hem bir kadının futbol ilgisinden, hem de maçın özetlediğim muhteviyatından hoşnut, kapısına bırakacak kadar gayretle tarif ettiler. “Bakın isteyince ne güzel şeyler yapıyorlar” dedi bir adam. İsteyince yapılan bu güzel buluşmaların ilki değil. Anadolu Yazarlar ve Müzisyenler Ayaktopu takımı ‘Ayazma’, yine Alman yazarlardan oluşan ‘Autonama’yla daha önce de iki defa yeşil sahalarda buluşmuştu. Bu maçın farkı manuel skor tahtasındaydı. 

Ayazma, bu maça özel siyah formalarıyla ‘sahnedeydi’. Kalede Ender Özkahraman, Doğu Yücel sağbek. Stoperler tiyatrocu ve oyun yazarı Serkan Öz ve Can Yayınları’nın Genel Müdürü Can Öz’dü. Yazar Hakan Yel sol bek; yazar Barış Bıçakçı, Badem’in solisti Mustafa Kemal Öztürk, yönetmen Hüseyin Karabey, oyuncu Cansel Elçin, mizahçı Alpay Erdem orta sahadaydı. Forvet vazifesi Harun Tekin’in. Sonradan oyuna girenleri de alalım: Tiyatrocu Emre Cingöz, aşçı ve editör Baran Yağmurlu, müzisyen Hakkı Arpacıoğlu, yazar Faruk Duman, tenis hocası Çağlar Sarıhan, müzisyen Savaş Kılıç, müzisyen Gökhan Tümkaya ve Gripin’in solisti Birol Namoğlu. Takımın teknik direktörü ise Bağış Erten ve ‘şapkası’. Goller Harun Tekin, Cansel Elçin ve Emre Cingöz’den... Tribünde büyük coşku. 

‘Panzer’ gibi 
Bir sonraki gün iki ülke milli takımlarının maçının olması elbette ki günün en çok gönderme yapılan konusuydu. 2009’da Alman takımının 7-1’lik ezici galibiyeti bir sonraki sene penaltılarda yine onlar lehine sonuçlanınca, bu yıl Ayazma’nın Autonama’yı 3-2 yenmesinin manası büyüktü tabii. Alman Futbol Federasyonu Başkanı da ertesi gün yazarları bizzat fırçaladı. Autonama oyuncularının Ayazma’yı ‘Şimdiye kadar oynadığımız en temiz, en sakin takım’ diye tarif etmesi anlaşılır, zira kendileri pek sert oynamayı seviyor. Bunun Hüseyin Karabey’e kırık bir omza mal olması günün en talihsiz hadisesiydi. Karabey’in Hakkâri’de çekeceği film gecikirse ilk golün de sahibi kaptan Christoph Nussbaumeder’den bilebiliriz. 

Takımda ‘şöhretler’ olunca haberi alan ‘hayranlardan’ da bir grup tribünde mevcuttu. Bu anlamda birinciliği elinde tutan Cansel Elçin’in sahada seyirci tarafına geçince daha iyi oynadığını takım arkadaşları söylüyor, ben değil! Seneye istikamet Münih gibi; Dünya Yazarlar Kupası...


Dinamo, Ahmet ve Nedim için attı
Ayazma öncesi, aralarında ‘Dergi yapan futbol takımı mıyız, yoksa futbol oynayan dergici miyiz?’i tartışan ‘Express’ ve ‘Bir+Bir’ dergileri ekibinden müteşekkil Dinamo Express’in maçı vardı. Autonama’nın B takımını 2-0 yendiler, ki goller formalarının içindeki ‘Ahmet Şık ve Nedim Şener’e Özgürlük’ tişörtlerini iki kez göstermeleri demekti. Almanlara hediye edilen tişörtler ertesi gün Alman Konsolosluğu’nda verilen resepsiyonda arz-ı endam etmekteydi.