'Arkadaşlar seri tivit atıp RT'liyoruz'

AK Parti, sosyal medyaya en çok yatırım yapanlardan. Erdoğan, "Milyonlarca tweete bir besmeleniz yetti" diyor ama kocaman da bir ekip çalışıyor.

30 Mart’ta İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ‘Sosyal Medya ve İfade Özgürlüğü’ başlıklı bir konferans yapıldı. Düzenleyiciler, 500 milyon Twitter, bir milyardan fazla Facebook kullanıcısının olduğu, YouTube’da günde dört milyar video izlenen ve her saniye mecraya milyonlarca kişinin katıldığı yeni dünyadan söz ediyor, bu hakikat ışında küreselleşme, hukuk ve demokrasi tartışmalarını güncelleme ihtiyacından dem vuruyordu tanıtım yazısında.

Yetişemediğim ilk oturumda Bilgi Üni. Hukuk Fakültesi’nden Yaman Akdeniz, Ankara Üni. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Kerem Altıparmak, avukat Fikret İlkiz, yine Bilgi Üni. Hukuk Fakültesi’nden Turgut Tarhanlı moderatörlüğünde ‘İfade özgürlüğü, internet ve sosyal medya’ başlığında konuştular.

‘Siyasal iletişim süreçleri ve sosyal medya’ başlıklı ikinci oturum Yeditepe Üni. Halka İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden Banu Akdenizli’yle başladı. Dünyadan ve Türkiye’den örneklerle siyasi partilerin interneti ve sosyal medyayı kullanımının tarihsel evrimini anlattı Akdenizli. Arada güncellenen parti sitelerine ‘chat’ ve ‘arama’ fonksiyonlarının eklenişi, alana aktarılan fonun artışı ve nihayet il bazında siteleşilen çok katmanlı olgunlaşma süreci...

‘Türkiye’ninderdi Merkeligerdi’

Aynı oturumda AK Parti İletişim Merkezi (AKİM) adına Malatya Milletvekili ve MKYK Üyesi Öznur Çalık da konuşmacıydı. AKİM, 2003’te mektupla başlayan, zamanla başvuru yollarına internet de eklenen bir servis. Çalık, yüzde 98 gibi yüksek bir rakamla geri dönüş olduğunda iddialıydı; “İşinizin takibi için Ankara’da dayınız olması gerekmiyor” diyordu.

Bunun yanında bolca istatistik sunarak sosyal medyaya verdikleri ehemmiyete değindi. Sosyal medya ve siyaset ilişkisini anlatırken Tunus’tan, sosyal medyada gençlerin gücünden söz etti. “En iyi siyasetin hâlâ dokunarak yapıldığını düşünüyorum” diyordu ama tek tek siyasi liderlerin, Tayyip Erdoğan’ın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Devlet Bahçeli’nin ve Selahattin Demirtaş’ın Twitter takipçi sayılarını sıraladı. O zaman iki buçuk milyon civarında takipçisi (şu anda üç milyonu geçti; Cem Yılmaz ve Abdullah Gül’den sonra üçüncü) olan Başbakan’ın ilk sırada olmasından gururla söz ediyor, “On yıldır hiçbir mitingde AK Parti iki buçuk milyon insan toplamamıştır. O yüzden bu rakam önemli” diyordu. Hakikaten önemi kavranmıştı ki, il teşkilatlarından AK Gençlik şubelerine, sosyal medyada AK Parti için çalışan kocaman bir ekip vardı.

AK Gençlik Twitter hesaplarından ‘Arkadaşlar seri tivit atıp RT’liyoruz’ çağrısıyla yaygınlaşması arzu edilen başlıklar paylaşılıyor. Son birkaç güne bakalım: ‘DadaşlardanBaşbakana TamDestek’, ‘Türkiye’ninderdi Merkeligerdi’, ‘çapulcularevedönüyor’, ‘ÜlkesiniŞikayetEdip DuranAdam’, ‘GündemiAKGençlikbelirler’... Bu başlıklar Türkiye’de ve dünyada en çok konuşulanlar (trending topic-TT) arasına girsin diye büyük gayret sarf ediliyor, girince de gururla duyuruluyor. Bunda hiçbir tuhaflık yok. TT listesine girmenin manası da başlıkların içeriği de ayrı konular.

Başbakan daha önce ‘bela’ dediği Twitter’daki mesajlara karşı birden işin içine dini ve besmeleyi sokarak cevap verdi malumunuz. Kendisine muhalefet edenlerin dindarlığını sorgulayışına, sandık sonuçlarına göre makbul Müslümanı ima edişine dair laf edecek başka birileri vardır. Fakat şu kesin ki, misal bir başlığı Twitter TT listesine sokmanın dünya üzerindeki hiçbir dinle ve inançla açıklanabilecek yanı yok. ‘Arkadaşlar seri tivit atıp RT’liyoruz’ diyorsunuz, mesaj yayılıyor, o nispette de listeye giriyor. Ayıp da değil, günah da. “Milyonlarca tweete bir besmeleniz yetti” demek, sosyal medyada AK Parti için görevli ve gönüllü olarak çalışan milyonların emeğini bir yana itmek demek. Hakikaten çalışıyorlar.