Asker intiharlarını 'can dostum' çözer mi?

TSK'nın intiharlara karşı önlem yöntemlerinden 'can dostu teşkilatı', 'badilik'ten farksız ama yükü ağır

TSK’dan gelen mail’de “BİLGİ TALEBİNİZLE İLGİLİ OLARAK HAZIRLADIĞIMIZ BİLGİLENDİRME METNİ EK’TE SUNULMUŞTUR. BU, BİLGİLENDİRME TALEBİNİZ DOĞRULTUSUNDA YAPILMIŞTIR” yazıyordu. Baktım, asker intiharlarıyla ilgili ilk yazım 2010’un başı tarihli. Asker intiharları/kışlalarda kuşkulu ölümler konularında kamuoyu ve aileler adına bilgilendirilme talebimizi içeren sonra birçok da yazı yazmıştım. Şimdiye kısmetmiş.

Anaakım medyada daha çok haber çıkabilmesi, özellikle de televizyon kanallarının bu konuya girmekteki bir kısım tereddütlerinden arınmış olmaları, kışlalardaki intiharları, intihar olduğu söylenen ölümler üzerindeki kuşkuları son günlerde daha çok tartışılır hale getirdi. TSK’nın araya girerek kurum olarak bu rakamları nasıl yorumladığını dün medyada takip etmişsinizdir. Özetle rakamların aslında düştüğü, kötü muamelenin de intihar gerekçelerinden sadece biri olduğu söyleniyor. Herkesin derdini kışlaya taşıması en büyük neden kuruma göre.

Önlem paketinde kimi bir süredir var olan, kimi yeni başlamış muhtelif uygulamalar mevcut. Dikkatimi çeken birkaç noktayı, Genelkurmay Basın İrtibat biriminden Albay Mustafa Kemal Uysal ile konuştuk.

Ağır mesuliyet
Öncelikle ‘Rehberlik ve Danışma Merkezleri’ne bağlı çalışan ‘Alo Mehmetçik Hattı’, ‘Aile İletişim Merkezi’ ve rütbeliler için ‘Lider danışmanlığı’ faaliyetleri için teferruatlı bilgi kamuoyuna daha sonra açıklanacakmış. Şu anda sadece bu başlıklara vâkıfız.

Önemsenen bir konu da ‘Can Dostu Teşkilatı’. Aynı kısım/takım/kol içinde, rütbeleri, eğitim seviyeleri yakın iki askerin birbirinin ‘can dostu’ olması üzerine kurulu sistemin, zaten var olan ‘zimmetlemeden’, ‘badilik’ kurumundan ne farkı var açıkçası çok anlayamadım. Uysal, dünya ordularının hemen hepsinde var olan bu sistemin aidiyet, paylaşma, birliktelik duygusunu geliştirmedeki faydalarını anlatıyor. Olabilir ama çok erkekten de zimmetlenen askerle anlaşamadığında hayatın nasıl kâbusa döndüğünü dinlemiştim. Bir de ortada intihar gibi bir mesele var. Bu bilgiyle ‘can dostu’ oluyorsunuz. Nasıl ağır bir yük…

“Can dostunu tek başına bırakmayacak, onun ailesi gibi arkadaşına ilgi gösterecek, bağrına basacak ve en kısa zamanda birliğine uyum sağlaması için yardım ve kılavuzluk edecek. Can dostunun kederini, sevincini bilecek, onu teselli edecek. Can dostunu takip ve kontrol edecek, personelin tavır ve hareketlerindeki olağan dışı değişimleri anında sıralı amirlerine iletecek” gibi upuzun bir liste halinde uzanıyor can dostun görevleri. Uysal’a bunun tek tek insanlara yükleyeceği (kimine kaldırılamaz gelebilecek) ağır mesuliyeti sorduğumda şöyle dedi:

“Bu sakıncalar mutlaka var. ‘Yaptığımız her şey yüzde yüz harika’ diyemeyiz. Her uygulamanın faydası da var, mahzuru da var. Faydası daha ağırlıklıdır. Dediğinizi anlıyorum ama bazen ağır yükler, kendi ağır yükünü kaldırmada faydalı olabilir. Kendi sorunlarını unutmak için de iyidir. İnsanın sorumluluk sahibi olması intiharın engellenmesinde önemli bir etmen. O zaman hayatta bir beklenti yaratıyor. En büyük sıkıntı beklentisizlik, sorumsuzluktur.”

Belki birden fazla şarkı dönüyordur ama bana bu denk geldi: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin basın biriminde telefonunuzun bağlanmasını beklerken ‘Seni ben ellerin olasın diye mi sevdim’ çalıyor sözsüz. “Seni ben ellerin olasın diye mi sevdim/ Her şeyimi uğruna ben boş yere mi verdim?”

Bu konuya devam edeceğiz.