Beden çukurları, insanlığın çukurları

Hukuki kaynak muğlak, keyfi uygulama ihtimali yüksek. Gözaltında, gözetim altında, cezaevinde, cezaevi ziyaretinde çıplak arama insanlıkla ilgili bir mesele.

Bu ilk değil, ‘çıplak arama’ daha önce CHP ve BDP milletvekillerince defalarca Meclis gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun İçişleri Bakanı Muammer Güler tarafından cevaplandırılması istemiyle sunduğu son soru önergesi sahayı genişletiyor, ‘gözaltına’, ‘gözetim altında tutulanları’ da ekliyor. Çünkü geçen hafta Kadıköy’de resmi olarak gözaltına alınmayan iki kadından böyle şikâyet geldi.

Tanrıkulu soruyor: Gözaltı veya gözetim altında tutulan kadınlara çıplak arama yapılmış mıdır? Bunun hukuki dayanağı nedir? Gözaltında çıplak arama, insan onurunu zedeleyen, ayrıca tacizi gerekçelendiren bir uygulamadır. Bu uygulama keyfi olarak mı yoksa sizden giden emirle mi yapılmaktadır?

Ancak bu suçla ilişkilendirilebileceğinden avukatlar arasında ‘eroin araması’ diye anıldığı olurmuş. Kaldı ki artık bunun için de daha modern yöntemler mevcut çağımızda. ‘İnce arama’ diye, itirazı incelikle geçiştirebilecek bir isim yakıştırılmış. ‘Bedenin çukur bölgelerinde arama’ da deniyor. Söz ettiğimiz, bir insanın çırılçıplak soyulması, cinsel organlarına, makatına gizlediği bir şey olup olmadığına bakmak için eğilmesinin, ıkınmasının istenmesi. Böyle.

Gözaltından söz ediyorsak, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nde bu arama tanımlanmış değil. Yok. Lakin örneğin Taksim Dayanışması üyelerinin gözaltında çıplak arandığını biliyoruz. ETHA ve ANF’nin iki kadın muhabirinin evlerine yapılan baskında çıplak arandıklarını da.

İşkence ve eziyet Son yıllarda artan örnekleriyle, kimi cezaevi yönetimlerince başlı başına ceza olarak kullanılabilen çıplak arama mevzubahis bir de. Dayandırıldığı tek kaynak Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük. “Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi halinde, çıplak olarak veya beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir. Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir”. Beden çukurlarındaki aramanın ‘mümkün olan en kısa süre içinde’ ve ‘cezaevi tabibi’ tarafından yapılmasıyla ilgili hükümler de var.
‘Makul ve ciddi emare’ o kadar muğlak bir ifade ki, tutuklu ve hükümlülere uygulanan çıplak aramanın hudutları kolaylıkla esneyebiliyor. Avukatıyla görüşmeye giderken, başka bir cezaevine nakledilirken, inanınız ameliyattan dönerken… Bir de aynı keyfiyette ziyarete gelen tutuklu ve hükümlü yakınlarına uygulanan çıplak arama var. Koca bir başlık. Çoğunlukla kadınlara ama erkeklere de. Çocuklara da ve hatta geçen hafta 18 aylık bebeğe…

Önümüzde iki dosya var. Biri, Gezi tutuklularından Elif Kaya’nın avukatıyla görüşmeye giderken çıplak aramayı reddetmesi üzerine başlatılan soruşturma. Cezaevine girerkenki çıplak aramayla ilgili cezası onaylandı, pazartesi (23 Eylül) bu ikincisi görüşülecek.
Diğeri de 2012’de Avcılar’da kimlik sorduğu sırada sigarasını hemen söndürmeyen üniversite öğrencisini karakolda çıplak arayıp birkaç kez oturup kalkmasını isteyen polis memuru hakkında savcının 12 yıla kadar hapis cezası istediği dava. Savcı TCK’nın ‘İşkence ve Eziyet’ fiilleri uyarınca istiyor cezayı. Göreceğiz.

Pazartesi duruşması olan Kaya dışında bilhassa isim anmadım, hatta olabildiğince ‘suçtan’ da söz etmedim. Bu, insanlığın temel ilkelerine dair bir mesele çünkü. Keyfiyet ve hukukdışılık; kaynağını, o ‘suçu’ işleyene, o ‘suçtan’ yargılanana bu muamelenin hak görülebilmesinden alıyor. İnsanlığın çukuru sayesinde bir taciz türü, bir işkence modeli ‘normalleştirilmeye’ çalışılıyor.