Nikâh şahidi Barzani mi Arınç mı?

Yarınki zaten tarihi bir buluşmayken uluslararası ilişkiler teamüllerine 'diplomatik toplu nikâh zirvesi' eklemiş olabiliriz. 'Aile fotoğraflarına' bir bakalım...

Yarınki Diyarbakır zirvesi çok açıdan tefsire müsait elbette. Ortadoğu’da küresel ve bölgesel mercekte manzara değişirken, Güney ve Batı, iki Kürdistan arası gerilim netleşir, bunun yansımaları Türkiye’nin çözüm sürecine rengini verirken, tarihin bundan sonrasını yorumlamaya çok malzeme veren bir buluşma olacak. Türkiye’nin Başbakanı’yla Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı’nın Diyarbakır’da bir araya gelişine, Şivan Perwer gibi mühim temsiliyette bir sanatçının İbrahim Tatlıses düeti eklenmiş, daha ne...

Bu tek başına yeterli bir zirveyken, malumunuz fonda başka faaliyetler de olacak. Başbakan’ın kent ziyaretlerinde âdet edindiği üzere bir dizi toplu açılış söz konusu. Ve de Mesut Barzani’yle birlikte katılacakları toplu nikâh töreni... Lafı dolandırmayacağım, dünyanın en absürd politik zirvelerinden biri olabilir bu. Toplu nikâhta buluşma fikri uluslararası diplomasi teamülleri açısından da tarihe yazılacak muhtemelen.
Bunu, Cengiz Çandar’ın perşembe günü yaptığı gibi hükümet ve tercih ettiği Kürt tarafı arasında ‘siyasi bir nikâh töreni’ olarak tespit etmek mümkün. Kendiliğinden böyle bir okumayı çağırıyor. Kaldı ki uluslararası ilişkilere nikâh akdi çerçevesinden bakışın, zaten hayata ‘aile’ mevhumu odaklı bakan AK Parti siyaseti içinde somutlaşmış örnekleri de var. Bilmiyorum dikkatinizi çekti mi, ben aklımdan çıkaramıyorum, Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Stefan Füle ile Başmüzakereci Egemen Bağış arasında bir diyalog geçti geçen hafta. Füle, AB-Türkiye ilişkilerinde yeni dönemden söz ederken, daha fazla gayrete, bütünleşmeye ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bu esnada kullandığı İngilizce ‘engage’ fiilinin aynı zamanda nişanlanmak anlamına geliyor olmasından yola çıkarak Bağış bir espri yaptı: “Biz sadece nişana değil, nikâha da hazırız.” Salonda gülüşmeler oldu. Türkiye’nin aslında AB’yle ‘evlenmek’ istiyor oluşu, değişik bir bakış açısı tabii. Bu kadarını diyeyim.

938 toplu açılış
Bu toplu nikâh fikri nasıl şekillendi? Ortalıkta dolaşan, 300’lerden başlayıp binlere kadar giden ‘şu kadar açılış’, ‘bu kadar proje’ rakamına evlenen çiftler dahil mi? Öyleyse çift olarak mı sayıyoruz, tek tek mi? Nikâh şahitleri kimler olacak? Bir dizi telefon görüşmesi yapmak gerekti.

Öncelikle tam sayıya ulaşmak zaman aldı. Anladığım kadarıyla Başbakan gelene kadar yeni olan ne eklenebilir, ne yetiştirilebilir telaşıyla toplam sürekli artıyor. Toplu açılışta son rakam 938! Yedi köprülü kavşak, 36 okul, tarım yatırımları, köy yolları... Şurası kesin ki, nikâhlar listeye dahil değil.

Yarın evlenecek olan çiftler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Diyarbakır Müdürlüğü ve Valilik tarafından mağduriyetlerine göre belirlenmiş. Bir kısmı resmi nikâhı olmayan çiftler. AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’ndan aldığım bilgiye göre çift sayısı 367 olmuş. Toplu nikâh töreninin özel olarak o gün için planlanmadığını, denk düştüğünü ama çözüm süreci açısından günün anlamına çok uyduğunu söylüyorlar. Boşuna öyle yorumlamıyormuşuz yani.

İl Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ay, evlenmeyi bekleyen çiftler için de sürpriz olduğunu söylüyor. “Birkaçıyla görüştüm, özellikle Başbakan’ın nikâhlarında bulunacak olmasından dolayı çok bahtiyarlar” deyince, “Şivan Perwer’in gelişinden bile mi?” diye sordum. “Şivan Perwer’in gelişinden bile...” diye cevapladı.

Bu arada Başbakan’ın nikâh şahidi olacağı kesin, diğer şahit için netleşmeyen iki isim verdi Ay: Mesut Barzani ya da Bülent Arınç. Biri dedi; belki ikisi de olur bilemem. Ama sanırım toplu nikâh törenini metaforlar üzerinden okurken Arınç’ın nikâh şahitliğini de böyle değerlendirmek gerekiyor. Aile fotoğrafları...