Onur Hamzaoğlu'nun işaret ettiği diğer hastalık

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Dilovası araştırmasıyla soruşturulmaya devam ediliyor. 'Şarlatan' davası ise 15 Eylül'de.

Aradığımda ‘Kapitalizm Öldürür’ başlığında yapacağı konuşma için Karaburun Bilim Kongresi’ndeydi. Şaşırdı çünkü dosyasının Üniversite Etik Kurulu Başkanlığı’na gittiğini daha bir-iki saat önce öğrenmişti. Yaptığı bu resmi telefon görüşmesi sonrası öfkesini nazikçe ‘İçim pek karanlık’ diye tarif ediyordu.
Arama nedenim 15 Eylül’deki davaydı. Bir bilim insanı uzmanlığı dahilinde halk sağlığına dair yaptığı ciddi uyarı sebebiyle mecburen böyle hukuk meselelerine daldığında, hayatın nasıl değişebileceğini merak ediyordum.
Adım adım geri gidelim. Kocaeli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu kendisine yönelik hakaretamiz açıklamaları nedeniyle Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı için suç duyurusunda bulunmuş, savcılık da mahkemeye sevk etmişti. İlk duruşmaya başkan gelmediğinden dava bu perşembeye sarktı. Bir adım daha geri gidersek, zaten kendisi hakkında yürütülen soruşturma da bu suç duyurusu üzerine başlatılmıştı. 

‘Şarlatanlık’ davası
En başa döndük. Hamzaoğlu ve ekibi uzun süredir ileri sanayi şehirlerimizden Kocaeli bölgesindeki çevre ve sağlık sorunları üzerine çalışıyordu. ‘Endüstri Yoğun Bölgelerde Yaşayanlarda Ölüm Nedenleri: Dilovası Örneği’ isimli çalışmanın sonuçları ta 2005’te yayımlandı; hatta bir yıl sonra çözüm önerilerini Meclis’e sundu. Mesele yoktu. Fakat Hamzaoğlu, üniversitesinin bilimsel araştırma fonu tarafından desteklenen, annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakalarında bazı ağır metaller ve eser elementler saptandığını ortaya koyan bu araştırmayı basınla paylaşınca iş değişti. Profesör etik davranmamakla, halkı paniğe sürüklemekle itham ediliyor, lafı dolandırmayalım, ‘şarlatanlıkla’ suçlanıyordu.
Hakaretlere dair suç duyurusuyla, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Dilovası Belediye Başkanı da savcılığa onun için şikâyet dilekçesi verdi. Savcılık konu itibariyle topu Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü’ne attı. Kendi desteklediği araştırma için bunu yapmayabilirdi, ama rektörlük Hamzaoğlu hakkında bir ceza ve disiplin soruşturması açmayı tercih etmişti. İki ayda bitmesi gereken soruşturma uzadı da uzadı. O gün aldığı telefon da bu soruşturma çerçevesinde dosyasının Üniversite Etik Kurulu Başkanlığı’na gittiğini söylüyordu. Yarın savunmasını verecek Hamzaoğlu. 

Bu başka bir ‘hastalık’
Bu meselede yalnız bırakılmamaktan mutlu olsa da derdi başka Hamzaoğlu’nun. Bir, o bebeklerin gelişimini takip etmek, sonuçlar üzerine makaleler yazmak gibi işlere zorlukla konsantre olabildiğini, vakit ayırabildiğini söylüyor. İkincisi, toptan canı sıkkın.
“Benim üzerimden herkese verilmek istenen mesaj şu: Etliye sütlüye karışmayacaksınız. Bunu hükümet ve üniversite ilişkileri çerçevesinde değerlendirmek lazım. Üniversitede bile farklı sese tahammülün olmadığı bir dönemdeyiz. Bırakın eleştirel görüşü, ampirik, doğrudan sayısal verilere bağlı çalışmalar bile reddedilebiliyor. Anne sütü, bebek kakaları ve havaya dair verdiğimiz rakamlar benim özel laboratuvarımdan değil. Kamunun, uluslararası standartlardaki iki ayrı laboratuvarının sonuçları. Ben gerçeğin üzerindeki örtünün kaldırılmasına aracıyım sadece. Artık sizden beklenen, katma değer yaratan araştırmalar. Teknoparklarda şirket kuracaksınız, patent çalışmaları yapacaksınız.
Benim çalıştığım alan bir sorun tanımlıyor. Ve her aşaması para. Daha pahalı hammadde; para; teknoloji yenilenecek, para; arıtma sistemi kurulacak, para... Üniversitenin ürettiği araçlar sermayeye yeni bir getiri sağlamayacaksa kabul edilmiyor. Halk sağlığı söz konusu olsa da...”
Ekibiyle ortaya çıkardıkları rakamları çürütmeye çalışan yeni bir araştırma yapıldığı kulağına gelmiş. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, alanını aşan bir ‘hastalıktan’ söz ediyor. Metafor değil, bu da gerçekten ölümcül.