Sancılı bir hafıza oyunu

TC siyasi tarihinin ayıplarına dair bir oyun... 'Bellek Kutusu'na şu an neler ekleniyor?

Türlü versiyonları vardır, basit bir mantığı olan bir hafıza oyunu… Çok parçalı bir zeminde, ikişer ikişer açarak aynılarını bulmaya çalışırsınız hani… Açtıkça ekran temizlenir. Oyunda ilerleyebilmek için neyin nerede durduğunu kafanıza yazmanız gerekir. Hatırlamazsanız silemezsiniz.
İstanbul, Tophane’deki DEPO’da Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 20. yılı vesilesiyle bir sergi açıldı. ‘Ateşin Düştüğü Yer’, 130 sanatçı ve sanatçı grubunu bir araya getiriyor ki, bu kolektif bir iş için gerçekten büyük bir rakam. Neredeyse herkes… Gerçekten çok etkileyici işler var. Ama bugün ben bir tanesini kayıracağım.
Sergide önünde en fazla vakit geçirdiğim ‘Bellek Kutusu’ oldu. Sanatçı, gündeme dair incelikli grafik tespitler yapan Anti-Pop. Faaliyetleri aynı adresli web sitesinden takip edilebilir.


Bu sergide yer alan ‘Bellek Kutusu’ ise bir masanın üzerine yerleştirilmiş dokunmaktik bir ekrandan oluşuyor. Başlarken bir Türk bayrağı var karşınızda. Sonra tek tek parçalara dokunarak, ikincisini bulmaya çalışıyorsunuz. Ceylan Önkol neredeydi? Pippa Bacca’nın o otostop çektiği fotoğraf sağ köşede miydi? Tansu Çiller, Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Ayşe Paşalı, Festus Okey, Nâzım Hikmet… 6-7 Eylül’den o bildik yağma fotoğrafı, Hayata Dönüş operasyonu, son KCK gözaltıları, Maraş Katliamı, travesti cinayetleri… Kendinizi kaptırdığınızda gayriihtiyari yanınızdakine “Yakılan köyler ne taraftaydı?” diye soruyorsunuz. Ya da “Ogün Samast’ın emniyetteki fotoğrafı, Susurluk kazasının hemen altında mıydı?” , “Kenan Evren’le 1977’nin 1 Mayısı yan yana mıydı?” derken buluyorsunuz kendinizi.
Mesela DEP milletvekillerinin Meclis’ten sürülüşünün, devletin kocasından koruyamadığı Ayşe Paşalı’nın diğer tekine dokunduğunuzda Türk bayrağında o noktalar kararıyor. Onları hatırlamış ve temizlemiş oluyorsunuz. Ve ‘Bellek Kutusu’nda amaç tüm ekranı temizlemek… Amaç Türk Cumhuriyeti siyasi tarihinin ayıplarını hatırlayarak silmek.
Anti-Pop, ‘Bellek Kutusu’nu mesela seneye güncelleyecek mi? Ahmet Şık ve Nedim Şener’in elleri havada, cezaevine götürüldükleri kare önerim olsun.

Alıcı: Zekeriya Öz
Bugün saat 11.00-14.00 arası, Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde Ahmet Şık’ın arkadaşları, onunla birlikte çalışanlar bir araya geliyor. Ahmet’in kara kaşının kara gözünün hatrına değil. Ne kadar şahane bir insan olduğundan da konuşulmayacak. Önce Ahmet’in Ertuğrul Mavioğlu’yla birlikte yazdığı ‘Kontrgerilla ve Ergenekon’u Anlama Kılavuzu’, okumadığını bildiğimiz savcı Zekeriya Öz’e postalanacak. Sonra da şimdiye dek yaptığı işler üzerinden Ergenekon’la bağlantılandırılmasının absürtlüğü konuşulacak.

Bir deprem, üç soru
1 Japonya’daki büyük deprem sonrası elbette ki aynı soru herkesin aklına geldi. Türkiye’den geçen fay hatları da bu dev hareketlilikle tetiklenir mi? Elimizde de acıklı bir tecrübe, 1999 depremi var. Fakat dikkat ettim, buna kimi ünvanlı uzmanlar da dahil, birçok insan 1999 İstanbul Depremi diye söz ediyor. 1999’da yaşanan merkezi Kocaeli, Gölcük olan ve büyük can kayıplarının da bu bölgede olduğu bir deprem. Her İstanbul Depremi tamlaması sonrası ben orada yakınlarını kaybedenlerden utanıyorum. Şehirleşme modeli ve nüfus göz önüne alındığında İstanbul’da yaşanacak bir depremin muadillerinden elbette farkı var ama tek derdin İstanbul olması biraz ayıba kaçıyor mu? Deprem senaryoları sıralanırken “İstanbul’dan değil, oh Güney Marmara’dan geçecekmiş” diye sevinen haber spikeri duymuşluğum var. Artık bunun üzerine sadece İstanbul’un kar yağışı ve İstanbul’un güneşiyle alâkadar hava durumu bültenlerini anmıyorum bile.
2 Neden her yerde bir Hiroşima teşbihi? ABD’nin Hiroşima’nn tepesine atom bombası atması bir doğal afet miydi? Kaçarı yok muydu? Yoksa 8.9’luk bu depremde bir ABD parmağı mı ima ediliyor?
3 Çıktığı haber bültenlerinde resminin altına ‘Camdan atlayan Türk’ yazılan Selimhan İbrahim Kılıç’ı gözümüzde bu kadar sevimli, bu kadar komik kılan şey tam olarak ne? Yarı acıyarak, yarı övünerek türetilen ‘yurdum insanı’ kalıbını, yerli malı antikahraman yaratma hevesini anlamaya, ruh ve toplum bilimin hangi teorileri yardımcı olur? Bir bilen anlatabilir mi?

.