Üçgenin iç açıları toplamı kaçtır?

Çocuklarımızla siyaseti konuşurken fanatizmden öte, gündelik siyaset jargonundan arınık biçimde önümüze sunulan seçeneklerin konuşulması yararlı olur.

Bilimsel bilginin temel özelliklerinden biri, yanlışlanabilir olmasıdır. Buna rağmen, günümüzde bile bilimsel bilgiye kesin doğrular gibi bakanlar mevcut. Daha büyük bir hatayı ise dini bilgileri bilimsel bilgilere doğrulatmaya çalışanlar yapıyor. 19. yüzyılın katı pozitivist bilim anlayışı maalesef ülkemizde hâlâ etkin görünüyor.
Bilimsel bilginin kesin doğrular olarak ele alınması, zaman zaman bireyleri komik duruma düşürebilmektedir. Bu duruma düşenlerden biri de 18. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı devletinde çeşitli hizmetlerde bulunan Baron de Tott’dur. Baron, Fransa’da bir toplantıda alay ederek şu hadiseyi anlatır: “İstanbul’da bir medrese öğrencisine, ‘Bir üçgenin iç açılarının toplamı kaçtır’ diye sordum. O da ‘Üçgenine göre değişir’ diye cevap verdi.” Baron’a komik gelen bu ifade aslında doğrudur. Üçgenin iç açıları, iç bükey bir üçgende yüz seksen dereceden küçük, dış bükey bir üçgende yüz seksen dereceden büyüktür. Tott’un yaşadığı çağda Avrupa bilimi Öklid dışı geometrilerden haberdar değilken, İslam medeniyetinde küresel trigonometri kurulmuştu.

Sizden gelenler 

YAŞAM, OKUL ÖĞRENMELERİNDEN İBARET DEĞİL
Yaz tatili yaklaşırken tatilin öğrenme kayıpları üzerine etkisi bağlamında yaz tatili uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Modern okul kavramının en önemli iki sınırlılığı, öğrenmenin sınıfla sınırlandırılması ve öğretmene bağlı kılınmasıdır. Öğrenme için aynı zamanda ve aynı yerde olma ve öğretmene bağlı olma koşulu olmamalıdır. Öğrencilerimizin öğrenme serüvenlerini okul öğrenmeleri ile sınırlamadığımızda ve yaz tatilini farklı yaşantılar deneyimleyecekleri biçimde geçirmelerini sağladığımızda çok yararlı olacağı kanaatindeyim.

ÇOCUKLAR VE SİYASET
Seçimler yaklaşırken öğrencilerimizle seçimi konuşmamız doğru mudur?
Çocuklarımızla siyaseti konuşurken fanatizmden öte, gündelik siyaset jargonundan arınık biçimde önümüze sunulan seçeneklerin konuşulması yararlı olur. Kendi görüşlerimizi dayatmadan, “Çocuğum bak, doğru parti ve doğru karar şudur” cümlesi yerine, “Çocuğum bak, bu partinin seninle ilgili şöyle bir önerisi var. Sen bu öneri hakkında ne düşünüyorsun?” gibi cümlelerle onun düşüncelerini almak bilinçli bir yurttaşın gelişimine katkı sağlayacaktır.

ÇOCUK SUÇLULUĞUNUN ÖNLENMESİ
Çocuk suçluluğunun artmasının önlenmesi adına neler yapılabilir?
Hızlı kentleşme, çocuklarımızın suça ve istismara açık hale gelmesini kolaylaştırıyor. Çocuk suçluluğunun önlenmesinde yetişkin suçluluğundan farklı davranmak önemlidir. Suçu oluşturan etmenlerin irdelenmesi önceliklidir. Kişisel faktörlerin çevresel faktörlerle etkileşimini azaltmak işe yarayabilir. Unutmayalım ki kentleşme süreci ile mahallenin denetleyici ve düzenleyici işlevi ortadan kalkarken tehlikelere açık hale geliyoruz.

.