scorecardresearch.com

Başarı nasıl artar?

Hiçbir ülkede eğitim kalitesi öğretmen kalitesini aşamaz. Ancak öğretmen ve öğretimin kalitesi öğrenci başarısını arttırabilir.

Bir ülkede öğrenci başına yapılan harcama artarsa, öğretmen maaşları çok yüksek tutulursa, sınıf mevcutları azaltılırsa, örneğin 20’lere düşerse; okulda geçirilen gün sayısı arttırılırsa öğrenci başarısı artar mı? Tüm bu soruların ortak cevabı: Hayır.
Geçen on yılda gelişmiş OECD ülkelerinde çok sayıda popüler eğitim reformları yapıldı. Ancak yukarıda sayılan hiçbir tedbir bu ülkelerin öğrenci başarısını arttırmaya yetmedi. Peki ama neden? Çünkü öğrenci başarısını arttıran temel faktörler bunlar olsaydı, 41 OECD ülkesi içinde aile katkısı dahil en fazla harcama yapan Türkiye, uluslararası sınavlarda istenilen düzeylerde olurdu. Mc Kinsey raporlarında vurgulanan bir şey var: Hiçbir ülkenin eğitim kalitesi öğretmen kalitesini aşamaz. Ancak öğretmen ve öğretimin kalitesi öğrenci başarısını kısa sürede arttırabilir. Örneğin, İngiltere okullarında 50 yıl boyunca okuryazarlık düzeylerinde herhangi bir artış olmamış. Öğretmen kalitesine yönelik sistemli girişim sadece üç yıl içinde hedef okuryazarlık düzeyine ulaşan öğrenci oranını %62’den %72’ye çıkarmıştır. Bu ve benzeri araştırmalar, etkili öğretmenlik ve etkili öğretim konularını sorgulamamız gerektiğini göstermektedir.

Sizden gelenler
YARIYIL ÖDEVLERİ
Yarıyıl tatili yaklaşıyor, ne tip ödevler vermeliyiz?
Ara tatilde verilen ödevler hep tartışılır. Başarı güdüsü yüksek öğrenciler aslında bu tür ödevlere ihtiyaç duymazlar. Başarı güdüsü düşük öğrenciler ise bu tür ödevleri tehdit ve yük gibi algılarlar. İki halde de öğrenme verimliliğini artma olasılığı düşük. Muhakkak ödev verilecekse açık uçlu sorulardan, işlem problemlerinden kaçınmakta yarar var. Bunlar yerine, öğrencilerin öğrendikleri kavramları ve becerileri kullanabilecekleri bulmaca, film çekme, araştırma, geziye dayalı rapor hazırlama vb ödevler verilebilir. Bireysel ödevlerden çok, grup çalışmaları daha verimli olacaktır. Bilişim destekli ve sosyal medya odaklı ödevler, söz konusu verimin artmasına yol açacaktır.

ÇOKLU ZEKÂ
Okulumuzda çoklu zekâ uygulamalarına ilişkin genel bir çalışma yok. Ben sınıfta uygulayabilir miyim?
Öğretim sürecinde çoklu zekâ kuramının ilkelerini uygulama, eğitime ilişkin inanç meselesidir. Makul geliyorsa sınıfınızda çoklu zekâ tekniklerini uygulayabilirsiniz. Önemli olan, günlük planınızda çoklu zekâ tekniklerine dayalı etkinliklerin olmasıdır. Bu suretle her öğrenci kendi zekâ alanına uygun uyarıcıları alacaktır.

40 DAKİKA YÖNETİMİ
Başarılı sayılabilecek bir ders sunumunda 40 dakikayı yönetebilmek için ne yapmalıyız?

Öğrenme hedefini ifade ederek başlamanızı, öğrencilerin önceki bilgilerini aktive ederek devam etmenizi, öğrenme hedefinde bulunan beceri ve kavramı çeşitli yollarla öğreterek dersi sürdürmenizi, son olarak da öğrencilerin öğrenme hedefini öğrenip öğrenmediklerini anlamanın bir yolu olarak, değerlendirme sürecini işe koşmanızı öneririm.

http://www.radikal.com.tr/103630110363013

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Sorun - anaximenes

başaramama sorunu mudur?.. Diyelim öğretmenlerin kalitesi yükseldi ve şimdi olduğundan çok daha fazla öğrenci, yine diyelim üniversite sınavında yüksek puanlar aldı.. ne olacak. O kadar fazla sayıda başarılı öğrencinin öğrenim görebileceği o kadar sayıda kaç tane üniversite var. Ve diyelim, o kadar öğrencinin okuyabileceği çok nitelikli üniversiteler var. Hepsi bu üniversiteleri bitirdi, sonra ne olacak?.. çok gereksiz polemikler bunlar..

... - bhajjar

çocuklarımın gittiği okulda en kalabalık sınıf 16 kişi 7. ve 8. sınıflar sadece 8 kişi ,buna rağmen deneme sınavlarında çocuklar başarısız ,bu okulu bitirip üniversite okuyan bir kaç kişi var ,bu başarısızlığın nedeni çocukların yeteneksizliği ya da yetersizliği değil tek neden öğretmenlerin öğretme aşkından yoksun olmaları,öğretmenlik mesleğini memurluk olarak gören ilkesiz idealsiz öğretmenler olmaları...gerçekten eğitimin kalitesinin artması için öğretmenlerin kalitesinin artması gerekiyor...

EĞİTİM KALİTESİ VE ÖĞRETMEN - ABAYCAN

Türkiyede eğitim yok ki kaliteden söz edilsin.21.yüzyıl dünyasının Türkiyesinde her nekadar eğitim mekan ve araçları değişiklik göstermişsede maalesef kullanılan yöntem ve proğramlar yüz yıl öncesinden pek farklı değil.Ek olarak çocuklarımızın önüne SBS LYS diye sınavlar koymuşuz ki tamamen insan doğasına,kabiliyet normlarına Allahın farklı yetenek ve özeliklerde yaratma ilkelerine aykırıdır.Tamamen tek tipleştirme,ezberletme ,farkli yetenek ve kabiliyetleri söndürme, bireyin özgün olma ve farklılık üretme yetilerini yok etmektedir.Türkiye gibi farklı dil ve kültürlerin olduğu,eğitim imkanlarına ulaşma anlamında fırsat eşitliğinin olmadığı,okul donanım, imkan ve şartları(özel okul ve kolejler dahil) arasında uçurumun olduğu bir eğitim sisteminde hangi kaliteden söz edilebilir.Mevcut eğitim sisteminde biz doğu,güneydoğu hatta bütün anadolu kentlerinin varoşlarındaki okullar başta olmak üzere,buralardaki devlet okullarında okuyan öğrencilerimizi özel okul-dershane kolej ve sosyo ekonomik çevresi ve donanmları iyi olan devlet okullarındaki öğrencilerle aynı sınavlara alıp aynı başarı değerlendirme testlerine tabii tutuyoruz.Şuan birinci gurupta saydığım okulların yüzde doksanında yeterli sayıda öğretmen yok hizmetli yok,dört duvardan müteşekkil sobalı okullardır.Bu okullarda okuyan öğrencileri parçalasanda öteki okullardaki öğrencilerle yukarıda saydığım sınavlarda aynı derecede başarıya ulaştırma imkanı yoktur.Fakat bu okullarımızdaki çoğu öğrencimizi spor,sanat ve mesleki kabiliyetler açısından çok rahatlıkla bu okullardaki öğrencilerle yarıştırıp daha yüksek başarı elde edilebilir.Bunun için bir an önce özel okul ve dersanelere yapılan kaynak aktarımı ve teşfiklere son verilerk bunun yerine farklı kabiliyet ve özelliklere sahip öğrencilerimizin okuyup kendini ıspatlama imkanına kavuşacakları okulların açılması gerekmektedir.O zaman devlet okullarındaki şiddet büyük oranda azalır.Öğretmen ve öğrencilerin motivasyonları artar.(çünkü mevcut sınav başarıları özel ders-dersane ve okullara mal ediliyor) böylelikle uluslararası flatformlarda başarı gösteren sporcu,sanatçı, yazar ve sanatkarlarımız olur.öteki şekilde belki matematik olimpiyatlarında birinci olabiliriz ama spor,sanat,kültür olimpiyatlarında adımız bile olmaz.