Tersine göç başladı: Beyazperde'den Beyazcam'a...

Günümüzde en büyük romanlar ve kalıcı eserler televizyona yazılıyor.

Çok değil daha üç beş yıl öncesine kadar Bruce Willis’in kariyerini tanımlarken, “Televizyondan sinemaya geçmeyi başarmış nadir oyunculardandır” cümlesi kullanılırdı. Hatırlıyor musunuz, Willis televizyon dizilerinde (Mavi Ay) parlamış, sonra da Hollywood’a atlamış, çok da başarılı olmuştu. Parmakla gösteriliyordu. Artık kazın ayağı öyle değil. Devir değişti. Şimdilerde Hollywood’un parlak isimleri, dâhi çocukları ve DEV ışıltılı starları televizyona iş yapıyorlar, hem de bayıla bayıla... Hızlı bir tersine göç yaşanıyor; Beyazperde’den, Beyazcam’a doğru...



Antony Hopkins de televizyona göz kırptı.

Örnek ver derseniz; Netflix’i hop diye potaya sokan House of Cards’ın ilk bölümünü yöneten David Fincher ve başrol oyuncusu Kevin Spacey; Fx dizisi Extant’da boy gösteren Halle Berry; The Strain’in dünyasını kuran Guillermo del Torro; stüdyolar temayı ‘aşırı’ bulduğu için para vermeyince son filmi Behind The Candelabra’yı HBO için çeken ve hemen ardından da Clive Owen’ı kadrosuna alarak The Knick’i hazırlayan Steven Soderberg gibi isimleri saymak mümkün. En son The Hollywood Reporter’ın geçtiği bir habere göre Sir Antony Hopkins de dizi hazırlığındaymış. Michael Crichton’ın yazıp yönettiği, 1973 yapımı bilim kurgu filmi Westworld'den, J.J. Abrams hazretlerinin, HBO için uyarlayacağı dizinin kadrosunda adı anılan Sir Hopkins, eğer proje pilot bölüm sınavını geçerse, ilk kez dizi yapmış olacak.

Bizde ise durum henüz değişmedi. Oyuncular ve yönetmenler öncelikli olarak sinema filmi yapmak arzusundalar. Televizyona iş yapmak, yarım ağızla söz edilen bir eylem olmaktan öteye gitmiyor. Sorsanız televizyon sadece çok kazanılan bir kazanç kapısı. Kimi sektör mensupları röportajlarında, “Televizyondan kazanıyorum, sinema yapıyorum”, “Dizilerden kazanıp tiyatromun taksitlerini ödüyorum” tadında cümleler kurmaya, televizyon işlerine inceden burun kıvırmalı yaklaşımlarda bulunmaya devam ediyorlar. Özensizlik de cabası... Bir önceki dizide giydiği gömleği değiştirip, saçını sakalını dahi kesmeden, yani karakter yaratmaktan vazgeçtim, plastik malzemesine bile dokunma ihtiyacı hissetmeden yeni projelere dalan tonla oyuncumuz var. Sonra da neden dizinin sonu hüsran… Yılda bir film yapıp, taş çatlasın 6 milyon küsur biletli seyirciye ulaşmak ile, her hafta 48.5 milyon* seyircinin karşısına çıkmak arasında ‘bol kazanç’ dışında fark göremiyor musunuz? Canınız sağ olsun. Oysa şimdilerde en büyük romanlar ve kalıcı eserler televizyona yazılıyor. Ayık olun!

“Ama zaman ve bütçeler…” dediğinizi duyar gibi oldum da, o başka bir yazının konusu…

Böyle işte…

*Euro Data verilerine göre Türkiye’de 2013 yılı itibariyle tv seyircisi 48.5 milyon, televizyon sayısı ise 14.7 milyon

Şehzade Selim yeni sezonda Kanal D ekranında olacak.

KISA KISA…

- Duyduğuma göre Star Tv’de yayınlanan Kurt Seyit ve Şura İstanbul’un yazar ekibine, bana göre memleketin en içli ve sağlam hikâyecilerinden biri olan Murat Uyurkulak katılmış. Hayırlı uğurlu olsun. O zaman diziyi bu sezon ağzım açık izlemek için en az bir sebebim oldu demektir.

-Kanal D’nin yeni sezon projesi Bu Son Olsun’da Muhteşem Yüzyıl’ın Şehzade Selim’i Engin Öztürk, İlker İnanoğlu ve İpek Karapınar başrolleri paylaşacak. Diziyi Feride Kaytan yönetecek.

- Hollywood’da televizyon filmi çekme modası yükselen değer hâline geldi. Mike Nichols Maria Callas’ın hayatını televizyon filmi yapıyor. Callas’ı, Meryl Streep canlandıracakmış. Sıradaki şarkı 2015’te ödüle aday olacak kadın oyuncular için gelsin: Bye Bye Emmy!

- Tv filmi modası demişken çok şükür bu kez Türk yapımcılar, Hollywood’a gol atmayı becerdiler. Biz, 90’lı yılların sonunda başlayan ve ulusal ana kanallara hızla yayılan televizyon filmleri dosyasını (yanlış hatırlamıyorsam) Altan Erkekli, Tolga Çevik, Ezgi Mola ve Tuğba Ünsal’ın oynadığı BKM yapımı Hızlı Adımlar ile kapatmıştık. Aydın Bulut’un yönettiği film 2004 yılında Atv’de yayınlanmıştı. 10 yıl olmuş. Şimdilerde TRT’nin açtığı ve 31 Temmuz’da başvuru süresi biten ‘TV Filmleri Projesi’, bu modayı canlandırmaya yeter mi? Laf aramızda TRT’ye rekor sayıda başvuru olmuş. Bekleyip göreceğiz.

Murat Saraçoğlu bu sefer de kendi hikayesini çekecek.

- Ekran seyircisinin Fox’un fenomen dizisi Karagül’deki rejisi sebebiyle aşina olduğu yönetmen Murat Saraçoğlu, 25 Ağustos’ta senaryosunu kendi yazdığı Memleket adındaki sinema filmini çekmek için motor demeye hazırlanıyor. Bu arada geçen sezon her cuma günü reyting listesinden tulum çıkaran Karagül de an itibariyle (Siz bu yazıyı okurken ülke sayısı ciddi oranda değişmiş olabilir de, henüz imza atılmadığı için duyurmuyorum. Uğuru kaçmasın.) toplamda 16 ülkeye satılmış.

- Amerika’nın önemli kablolu televizyon kanallarından biri olan ShowTime da bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Ray Donovan adlı diziden seçecekleri bazı karakterlerin hikâyesini (Amerikalılar bu işe ‘spin off’ diyor) sadece dijital mecralarda gösterilmek üzere üç bölüm hâlinde yayınlamaya hazırlanıyorlar.

- Kanal D için hazırlanan ve Faruk Teber’in yöneteceği Gold Film projesi Urfalıyım Ezelden de, 8 Ağustos’ta ilk bölüm için sete çıkmış olacak. Adana’da başlayan çekimler, İstanbul’da devam edecek.