Bir dönemin sonu

Kuzey Marmara Otoyolu ihalesine hiçbir şirketin katılmamasını iyi analiz etmek gerekiyor. Bu, önümüzdeki günlerde finansman açısından zor bir süreç yaşanacağının göstergesi.

Boğaza yapılacak üçüncü köprüyü de içeren, bedeli 6 milyar doları bulan Kuzey Marmara Otoyolu ihalesine hiç bir şirket katılmadı. Böylece Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle inşa edilecek projenin ihalesi iptal edildi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ihale öncesinde teklif alamamaları durumunda B planını devreye sokacaklarını söyledi. Ancak Yıldırım B planının ne olduğunu açıklamadı. Projenin ilk ihalesinin 23 Ağustos 2011’de yapılacağı açıklanmıştı. Proje ihalesi için şartname satın alan firmaların erteleme talebinde bulunmaları üzerine 10 Ocak 2012’ye ertelenmişti. Proje kapsamında kamulaştırma işlemlerinde yatırımcı yükümlülüğü de, 950 milyon liradan 400 milyon liraya kadar çekilmişti. Ancak ihale yine de teklif almadı.
Bakan Yıldırım’ın B planı nedir, tahminlerimiz olsa da tam anlamıyla bilmiyoruz. Ancak bu “ihaleye hiç teklif gelmemesini” iyi analiz etmemiz gerekiyor. Özel sektörün bu tür ihaleler için birbiriyle kıyasıya rekabet ettiği bir noktadan sıfır teklif noktasına geldik. Şartname ile ilgili bir problemin olmadığı ortak kanı. Açıkça görülüyor ki problem işin finansman kısmında.
Özel sektör özellikle Avrupa’daki kriz nedeniyle dış finansman bulmakta zorlanıyor. Bu tür projelerde içeriden uygun finansman bulmak ise zaten çok zor. Her ne kadar Binali Yıldırım ihale öncesinde yaptığı değerlendirmede Türkiye’de bir kriz olmadığının altını çizse de günümüzün global ekonomi koşullarında Türkiye’nin Avrupa’dan tam anlamıyla ayrışması neredeyse imkânsız.
Geride bıraktığımız son 4-5 yıl finansmanın konjonktürel olarak ucuz olduğu bir dönemdi. Biz de ülke olarak bu dönemden oldukça başarılı bir şekilde faydalandık ve büyüdük. Ancak bu dönemi sadece kendi başarımız olarak görmemiz çok doğru değil.
Umarım bu ihale iptalinden de son dönemde döviz kurları ekseninde yaratılmaya çalışılan hayali düşmanlar ve komplo teorileri üretilmez.
Gerçeği kabul edelim. Yeni bir döneme girdik. İçeride faizlerin daha yüksek olduğu, bankaların kredi vermekte daha nazlanacağı bir süreç yaşayacağız. Dışarıdaki havanın daha da kötüleşeceği kesin gibi. Uğur Gürses Radikal’de iki gündür önemli bir gelişmenin altını çiziyor: “Almanya’da önceki gün düzenlenen 6 aylık bono ihalesinde faiz oranı negatif oldu; 6 ay sonra 100 euro alacak olanlar, bugün 100.00616 euro yatırdılar. Parası olanların bir bölümü, faiz almak bir tarafa, üste para vererek anaparaya koruma sağlama peşindeler.”
Bilmem anlatabildim mi? Kendisini bu kadar güvensiz hisseden bir dış dünyadan Türkiye’nin 3. köprü projesine finansman bulması artık eskisi kadar kolay ve ucuz değil. Anlaşılan bir süre daha 2 köprüyle idare etmek zorundayız. Buna en çok yeni köprü karşıtlarının sevindiğine eminim.