Çeki almak mı zor vermek mi?

Alacaklının hakları netleşmezse belirsizlik nedeniyle çekin ödeme aracı olarak hayatımızdan çıkması gibi bir durum olabilir.

* Bir milletvekili görüşmelerde şikâyette bulundu bu konuyu çabuk geçelim çek mağdurları biz sıkıştıryor bunu biliyorsunuz gibilerden sitemde bulundu.
* HERKES MUHALEFET M.VEKİLLERİNE TELEFON ETSİN, CHP,MHP,BDP MİLLETVEKİLLERİNE....HEPSİNİN TELEFONLARINI KİLİTLEYİNNNNNN HAYDİ YETER DEYİNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN HAYDİİİİİİİİİİ TELEFONLARA SARILIN
* trt 3 ü izleyenler bir gelişme yokmu Allah aşkına ....
* 2. BÖLÜM İÇİN GÖRÜŞMELERE BAŞ-LADILAR ARKADAŞLAR BUGÜN BİR ŞEY ÇIKMAZ ANLAŞILAN ARKADAŞLAR SALYA KALDI UMUTLARIMIZ ALLAHIN İZNİYLE
* 2.BÖLÜM BAŞLIYOR..10 MADDE..GÖRÜŞÜLECEK
* 14 nci made bitı yeniden başladi
* yok ablam yok..ara verdiler bakalım nolcak
* 18:15 dediler de birde dediklerini yapabilseler :)
* bu ne zulüm MUHALEFET PARTİLERİ!neden süründürürsünüz cumhurbaşkanlığı yasasını,ÇEK kanunu sırada bekler,10binler hapis,kaçak,sürgün.


Yukarıdaki yorumları cekmagdurlari.com sitesinden aldım. Önceki gün Meclis’te Cumhurbaşkanı’nın görev süresini düzenleyen yasa görüşülürken çek mağdurları nefeslerini tutmuş sıranın bir an önce Adalet Komisyonu’nda kabul edilen Çek Yasası’na gelmesini bekliyordu. Sitedeki yorumlara bakılırsa görüşmeler uzadıkça muhalefete öfke artmış. Elbette kolay bir iş değil. Bir tarafta kestikleri çekleri ödeyemedikleri için hapis cezası almış binlerce insan var, diğer tarafta hapse düşmesi muhtemel binlercesi daha.
Özgürlük en önemli hak. Zaten yeni çek yasasının gerekçelerinde hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne hem de anayasamızın 38’nci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmüne yer veriliyor. Hemen belirteyim ben de insanların çek –senet ödeyemediği için hapse düşmesine karşıyım. Ortada bir mağdur olma durumu var ki bu kadar insan bir araya gelmiş yıllardır bu düzenlemenin yapılması için talepte bulunmuş, çalışmalar yapmış, internet sitesi bile kurmuş. Şimdi sabırsızlıkla yasanın önce Meclis’ten geçmesini, sonra da cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasını bekliyor. Yasa çıkarsa binlerce insanın tutsaklığı bitecek, mağduriyeti giderilecek. 

Madalyonun öbür yüzü
Ancak madalyonun bir de öbür tarafı var. Binlerce insan da alacağının peşinde koşuyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıklamalarına rağmen kamuoyu çek yasasının sadece borçlu tarafa yaradığını düşünüyor. Sanırım bu konuda daha ayrıntılı bir çalışma yapılması gerekiyor. Hukukçular özellikle haciz işleminde büyük bir belirsizlik olduğu görüşünde. Görüştüğüm bir avukat konuyla ilgili şu örneği verdi: Bir fabrikanız var. Bu fabrikada bir alet üretiyorsunuz. Bu aleti üretmek için gereken makine parkını da diyelim ki çek karşılığında satın aldınız. Fabrikanın en önemli maliyet kalemi de bu makine parkı. Fabrikanın sahibinin size verdiği çek karşılıksız çıktı. Haciz işlemi başlatıldı. Yeni düzenlemeye göre siz fabrikanın çalışmasını aksatacağı için makine parkını haczedemiyorsunuz. Fabrikanın sahibi bu işten ceza alıyor almasına da siz alacağınızı nasıl tahsil edeceksiniz meçhul.
Alacaklının hakları netleşmezse belirsizlik nedeniyle çekin bir ödeme aracı olarak hayatımızdan çıkması gibi bir durumla karşılaşabiliriz. Bu da ticarette birtakım aksaklıklara yol açabilir.
Yasanın bazı teknik ayrıntılarına gelince.. Düzenlemenin yasalaşması halinde karşılıksız çek kesenlere ilişkin hapis cezası yerine, 10 yıl çek kullanmama yasağı uygulanacak. Hamiline olmayan çek yaprağını hamiline yazanlar hakkında verilen 1 yıllık hapis cezası 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar para cezasına çevrildi. Bankaların karşılıksız çek keşide edilmesindeki sorumluluğu arttırıldı. Yargıtay aşamasındaki dosyaları Yargıtay Başsavcılığı yerel mahkemelere gönderecek.
Son olarak gözden kaçan bir ayrıntı ile bitirelim. Yerel mahkemenin çek davası ile ilgili vereceği karar nihai karar olacaksa sorun yok. Ancak iş yine temyiz sürecine girerse yani bu karara bir itiraz olursa ne olur belli değil. Hukukçular burada bir boşluk olduğu görüşünde.