Mick Jagger kimin için söyleyecek?

EMI'yi satın alan Universal Music anlaşmanın onaylanması için ABD ve AB'de soğuk terler döküyor.

Geçen yıl kasımda dünya müzik sektörü dev bir satın alma haberi ile çalkalanmıştı. Amerikalı Citigroup el koyduğu dev müzik şirketi Electric and Musical Industries’in (EMI) müzik yapım bölümünü Universal Music Group’a 1.9 milyar dolara, yayın şirketi bölümünü ise Sony’ye 2.2 milyar dolara sattığını açıklamıştı.
Ancak bu satın almaların fiili olarak devreye girmesi için Avrupa Birliği, ABD, Brezilya, Avustralya, Japonya gibi ülkelerde tekelleşmeyi düzenleyen kurumlardan onay alınması gerekiyordu.
Aradan geçen yaklaşık 8 aylık bir sürenin sonunda Sony’ye Avrupa Birliği ve ABD’den müjdeli haber geldi.
Avrupa Komisyonu ve Amerikan Federal Ticaret Komisyonu, Sony Music ile EMI arasındaki satın alma anlaşmasını onayladı. Böylece Beatles, Queen ve Pink Floyd gibi ölümsüz gruplarla Frank Sinatra ve Nat King Cole gibi efsane isimlerin de yayın haklarını elinde bulunduran EMI Sony/ATV şirketlerinin başını çektiği konsorsiyumun çatısı altına girmiş oldu. 3 milyon dolayında şarkının telif hakkını elinde bulunduran Sony müzik yayın pazarının yüzde 30’unu eline geçirerek dördüncü sıradan ilk sıraya çıktı. Analistlerin hesabına göre satın alma sonrası Sony’nin her yıl 25 milyon dolar ek gelir sağlaması bekleniyor. Eğer bu hesap doğruysa Sony’nin verdiği 2.2 milyar doları çıkartması için yaklaşık yarım asır sabretmesi gerekecek. Neyse, biz asıl konumuza dönelim...
Sony, dünyanın en büyük müzik yayın şirketi için gereken onayları bir bir alırken EMI’nin müzik yapım bölümünü almak için el sıkışan Fransız medya grubu Vivendi bünyesindeki Universal Group’ta gergin bir bekleyiş var.
Financial Times’ın dünkü haberine göre rakipler, Avrupa’da satın almaya engel olmak için uzun bir itiraz listesi hazırladı ve bunları ilgili kuruluşlara göndedi. Universal Music’in sahibi Vivendi ise satın alma anlaşmasını kurtarmak için 500 milyon dolarlık varlığını elinden çıkartmak da dahil büyük tavizler sunmaya hazır durumda.
Aslında rakiplerin eli oldukça güçlü. Çünkü satın almanın gerçekleşmesi halinde Universal Music tam anlamıyla bir tekel haline gelecek. Anlaşmaların onaylanması halinde Universal Music Group küresel müzik piyasasının yüzde 36’sını, ABD’de ise yüzde 39’unu kontrol altına alacak. Düzenleyici kurumlar için en kaygı verici durum ise şirketin Avrupa müzik piyasasındaki payının yüzde 50’yi aşacak olması. Universal Music Group şu anda ABD müzik piyasasının yüzde 30’unu, EMI yüzde 9’unu kontrol altında tutuyor.
Avrupa’da bağımsız müzik şirketlerini temsil eden ticari kuruluş Impala, anlaşmanın onaylanmaması için elinden geleni yapacağını açıklamıştı. Ayrıca anlaşmanın onaylanmaması halinde sanatçılar ve müzik dağıtımcılarının müthiş bir müzakere gücünü ele geçireceğine de dikkat çekmişti.
Avrupa’yı tavizlerle ikna etmeye çalışan Universal geçen ay ABD’de de soğuk terler döktü. Senatörlerin tekelleşme sorularıyla hayli hırpaladığı Universal yöneticilerinin Federal Ticaret Komisyonu’ndan onay almasının kolay olmadığı belirtiliyor.
Sanatçı cephesine gelince. Bazı sanatçılar müzik satışlarının yüzde 80’inin artık iTunes, Google ve Amazon gibi güçlü dağıtımcıların elinden gerçekleştiğine dikkat çekerek Universal Music gibi güçlü şirketlerin kendileri için siper görevi göreceğini düşünüyor. Bu sanatçılardan biri de efsane Rolling Stones’un solisti Mick Jagger. Jagger satın alma haberi sonrasında “Bu çok olumlu gelişme ve EMI’nin bir kez daha kanında müzik akan insanların eline geçecek olmasından bilhassa memnunum” demişti.
EMI ile çalışanlar arasında Rolling Stones, The Beach Boys, Iron Maiden, Duran Duran, Maria Callas, Tina Turner, Kylie Minogue, Red Hot Chili Peppers ve David Bowie gibi isimler var.