Yusuf

-Anadilin Arapça yani. -Yok, babam da biliyor!

-Tanışabilir miyiz?
-Tabii, ben Selim.
-Ben de Yusuf.
-Memnun oldum Yusuf.
-Ben de memnun oldum.
-Adın gibi güzelsin, rengin ama çok solgun.
-He, sen İngilizce biliyor musun?
-Biraz, nerden anladın?
-Yüzünden!
-Hımm..
-Vat iz yor neym?
-May neym iz Selim.
-May neym iz Yusuf.
-Nays tu mit yu Yusuf.
-Hıı?
-Yani memnun oldum.
-Nays tu mit yu!
-Mi tu.
-He?
-Ben de yani.
-He, saçların niye uzun?
-Kesmediğim için.
-Hee, çok mu kitap okuyorsun?
-He, nerden anladın?
-Yüzünden!
-Hımm!
-Taksin yok, değil mi?
-Yok, nerden anladın?
-Yüzünden!
-Ben paramı kitaplara veriyorum.
-Kaç kitabın var?
-Var üç dört bin tane.
-Üff! Herkes parasını taksilere veriyor, bu yüzden pahası çok oluyor!
-Hımm, başka hangi dili biliyorsun?
-Arapça biliyorum.
-Anadilin Arapça yani.
-Yok, babam da biliyor!
-Hımm, Arapça bir mucizedir, keşke bilseydim. Peki Arapça okumayı da biliyor musun?
-Arapça okuma?
-Arap alfabesi yani.
-Arap alfabesi?
-Hani değişik harfleri var ya, Kur’an gibi.
-He, biliyorum!
-Arapça masallar okuyabiliyor musun?
-Evet!
-Bence daha fazla okumalısın.
-Tabii!
-Çok sorulduğu için bıkmışsındır, ama ben de sorayım, ne olacaksın büyüyünce?
-Yok, kimse sormadı ki!
-Tamam, ben sorayım o zaman; ne olacaksın büyüyünce?
-Astronot.
-Hımm, fen derslerinin iyi olması lazım, iyi mi bari?
-Fen?
-Fizik, kimya filan.
-Daha onları görmedik!
-Annen baban nerde?
-Arkada oturuyorlar, seni yalnız gördüm, geldim!
-Anladım! Yukarı Mardin’e mi çıkıyorsunuz?
-Yok biz hastanede ineceğiz!
-Anladım Yusuf!
-Biliyorum anladığını.
-Nerden anladın?
-Yüzünden!


DEM

Büyük bir görev yüklenmekte artık
Eline bir lir alan kimse.

Sándor Petöfi (1823-1849)
Çev. Tahsin Saraç

 

Yûsuf