Canlı canlı ihale

Sabiha Gökçen satılabilir mi?</br>Haberlere bakılırsa satılmış bile.</br>Bu isim ve soyadı telaffuz edilir</br>edilmez akla hemen havaalanı</br>geliyor.

Sabiha Gökçen satılabilir mi?
Haberlere bakılırsa satılmış bile.
Bu isim ve soyadı telaffuz edilir
edilmez akla hemen havaalanı
geliyor. Oysa açılalı şunun şurası
kaç yıl oldu? Tam kapasite
kullanılmasıysa daha da yakın.
Ata yadigârı kahraman pilot
kızımızı(?) hatırlayan yok! Yeni
kullanım eskisini hızla siliyor.
Unutturuyor. Maazallah Malatya
Havalanı'nın adı İsmet İnönü
olsa (gerçekten öyle mi?) ne
diyeceğiz? Ya da 'İzmir'in
Adnan Menderes'i satılıyor' mu
diyeceğiz?

Özelleştirme ve kamu yatırımları
ihalelerinin canlı yayını ne zaman
başladı? Ya da başladıydı da
sıklaşınca mı batmaya başladı?

Önce Petkim'i radyodan dinledim.
Koskoca Petkim, bir salonun
etrafında toplanmış gruplar arasında
kalmış. Kapkapanın elinde. Petkim
onbinlerce aile. Yüzbinlerce hayat.
Tesis, liman, okul, sinema. O salonda
gittigidiyor. Salondaki muhabir para
bastıran konsorsiyumlar hakkında
bilgi veriyor. Şu küresel sermaye
çaginda Türkiye'nin batısından
neredeyse hiç firma yok. Hintliler,
Ruslar, Kazaklar... Stüdyodakiler
aralarında -neşeli- konuşuyorlar.
İhale-toto oynanıyor. Mola isteyen
konsorsiyum salon dışına alınıyor.
İhale bittiği anda, malı (o da Petkim
oluyor!) götüren grupla ilgili hiçbir
şey bilinmediği anlaşılıyor!

Hemen sonrasında Sabiha Gökçen
(tabii havaalanı) için kapalı zarf-
açık okuma usulüyle ihalenin
canlı yayını.Yatırım dönemi
ödemesiz, 20 yıllığına yap-işlet-
devret.16 saatlik maraton ihale.
Katılımcılar yorgun ama
heyecanlı. TV'ler praymtaym
yayını kesip ihale mahalline
bağlanıyor. Seans yöneticisi
mağrur. Sonunda Sabiha Gökçen
yine Doğulu bir konsorsiyumun
'üstünde kalıyor'. Yorumcular
borsanın tavan yapacağını söylüyor.

Hatırladığım en eski canlı yayın GS-
FB maçı. Tabii radyodan. O. Ayhan
(belki E. Aykaç?) futbolcudan hızlı
koşan sesiyle topu yakalamaya
çalışıyor. Bir sonraki naklen yayın
anısı Yassıada hakimi S. Başol'un
sesi: "Sakıtlar salonda yerlerini
aldılar." Aileler anlamağa uğraşarak
radyo başında toplaşıyor.

İhale yayınının da bir mucidi olmalı.
Koskoca tesislerin canlı yayında
canlı canlı gittiğini görmek kitlelerin
tüketim adrenalinini patlatıyor
herhalde. Medya pazarlamacıları
milyar dolarların havada uçuştuğu
praymtaym-üstü kuşakları çok özel
fiyatlardan (acaba kimlere?)
sunuyorlardır. sms'le ihale-toto
furyası da pek yakında sökün eder.
Hatta dünyanın değişik köşelerindeki
ihaleler tuhaf saatlerde "Arttır, arttır!"
diye tempo tutan seyirciye ulaştırılır.

Almak ve satmak en sık yaptığımız
şey. Hatta giderek almak ve atmak.
Rakamlar böyle büyük olunca
izleyicilerin gözü daha bir iştahla
açılıyor olmalı. Milyonlarca kişi,
hızlanan nabızlarla uzaktan kumanda
tuşlarını ihale kanallarına kilitliyor
zaar. Eh bir de dünyanın dört bir
yanından, rengârenk katılımcılar
olunca...

Gözler en doyumsuz organımız.
Gördükçe yetinmiyor daha da
şehvetle açılıyor.
Ya aklımız? O başımızı terk edeli
epey oluyor.