Vatandaşlık piyangosu

Varoluşçuluk tarihe karıştı. Kadri kıymeti pek bilinmeden. Ortaokul sözlüğümün kapağında ikisinin birer fotoğrafı vardı. Nereden bulunmuşsa bulunmuş.

Varoluşçuluk tarihe karıştı. Kadri kıymeti pek bilinmeden. Ortaokul sözlüğümün kapağında ikisinin birer fotoğrafı vardı. Nereden bulunmuşsa bulunmuş. İkisi, yani Sartre ile Camus. Şimdi Sartre anılırken daha ziyade '68 ile bağlantısı hatırlanıyor. Camus'yü, belki Yabancı'sı hariç, aklına getiren pek yok. Varoluşun, bir paket gibi doğumda sunulan bir zorunluluk olduğunu iddia ederlerdi. Bir kere alındı mı, iadesi zor bir paket. Anne, baba, aile, ülke, vb. Vatandaşlık da bu pakete dahil.

Geçenlerde haberi geldi. Amerikan Yeşil Kart Piyangosu mevsimi açılmış. Yeşil Kart, ABD vatandaşı olmadan önce son durak. Sahibine bu umutlar ülkesinde oturma ve çalışma hakkı tanıyor. Her yıl 50 bin şanslı insana Yeşil Kart alma fırsatı tanınıyor. Piyangoyla! Habere göre, çekilişe katılmak için internetten (sitenin adı harika: amerikapiyangosu) ya da telefonla başvurulabiliyor. Sonunda, iki orta boy ilçemizin nüfusu kadar insan kart sahibi oluyor. (İnsan bu arada ABD resmi
makamlarının müstakbel teröristleri nasıl elediği sorusunu sormadan edemiyor!)

Vatandaşlık seçilen bir şey değil. Ya topraktan (son zamanlarda binlerce Türk anne ABD'de doğum yaptı, bebeleri ABD vatandaşı olsun diye) ya da anne- babadan geçiyor. Vatandaşlık varoluş paketinin içinde sunuluyor. Sonradan edinmek için ya iltica etmek ya da uzun bir bekleyişi göze alıp başvurmak gerekli. Bir de işte bu tür piyangolara katılarak denemek mümkün. Ne olursa olsun, Vatandaş Danton'dan Yurttaş Kane'e vatandaşlığın altın dönemi geride kaldı. İnsanlar binbir mikro-kimliğe bürünerek (aidiyet krizi aşılabiliyor mu, ayrı mesele) vatandaşlık mecburiyetinin ağır
yükünden kurtulmaya çalışıyorlar.

Ülkelerinden uzakta yaşamaya zorunlu iki yazar, S. Rushdie ve O. Pamuk geçenlerde vatan konusu üzerinde New York'ta söyleşmişler. Bir yandan, İstanbullu ve Bombay'lı olduklarını söyleyip Türkiye ile
Hindistan'ı vatan saydıklarını ilan ediyorlar. Öte yandan, Hemingway'in Paris'ine, Joyce'un Trieste'sine, Fitzgerald'ın Rivyerası'na atıfta bulunmadan edemiyorlar. Yani durum biraz karışık. Ama tüm o yazarlar, geçen yüzyılın ilk yarısında kaldı. Şimdi yazarlar kimlikler üzerinden yazıyor ve değerlendiriliyorlar.

TC vatandaşlığının ne ifade ettiğini bilmiyoruz. Yeşil Kart piyangosuna kaç vatandaşımız başvuruyor? Kaç vatandaşımız iş, aş peşinde başka ülkelere göç ediyor? Ya sev ya terk et naraları, insan hakları söylevleri, vatandaşlık bildirgeleri toz dumanı arasında, sıradan Türk Vatandaşı'nın devlete karşı ödevleri ve devlet karşısındaki (hep karşı karşıya olduğumuzu hatırlıyor muyuz?) hakları konusundaki algısını bilen var mı? Bir vatandaşlık piyangosu düzenlense hangi devletlerin vatandaşı, kaç kişi katılır acaba?

Ayyıldızlı onbirden taze vatandaş Mehmet Aurelio'nun yeni reklamı öğretici. Pahalı otomobilinin direksiyonunda cd çalardan İstiklal Marşı temrini yapıyor. Sponsor
benzincinin istasyonuna vardığında, pompasıyla esas duruşta bekleyen görevli! Markalı sponsor bayrağıyla, ayyıldızlı yan yana dalgalanıyor... Vatandaşlık algısının nasıl bir
bulamaç halinde olduğunun iyi bir göstergesi.

Vatandaşlık kitabının haklar kısmı kullanılmaya kullanılmaya unutulur oldu.

Vatandaş deyince aklıma ölüsü bile
yargılanan Vatandaş Hrant geliyor.