Ankara'da bir 'bahar festivali'

Başkentli sanatseverlerin nitelikli klasik müzik etkinlikleri izleyebilecekleri tek adres, bu yıl 4-30 Nisan günleri arasında 31'incisi yapılacak Ankara Müzik Festivali olacak.

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı 1973 yılında kurulduğundan bu yana, klasik müzik etkinlikleri bakımından ne yazık ki pek zengin sayılamayacak başkent Ankara’yı düzenlediği sanat faaliyetleriyle beslemeyi sürdürüyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), Ankara Devlet Opera ve Balesi ve Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO) etkinlikleri dışında başkentli sanatseverlerin nitelikli klasik müzik etkinlikleri izleyebilecekleri tek adres, bu yıl 4-30 Nisan günleri arasında 31’incisi yapılacak Ankara Müzik Festivali olacak. 

Prag, Budapeşte, Heidelberg’de yapıldığı gibi ‘bahar festivali’ klasmanında bir klasik müzik festivali Ankara’daki. Festival bir aylık süre içinde bile olsa sunduğu konser-resital-dans çeşitliliği bakımından başkentin yıl içindeki kültür sanat ajandasında ayrıcalıklı bir konuma sahip. Ah bir de şu hep şikâyetçisi olduğu konuda, yani sponsorları arttırmakta başarılı olabilse, kim bilir daha neler yapacak! Ankara sermayesinin kültür-sanat etkinliklerini düzenli ve bilinçli desteklemek bağlamında alacak daha çok yolu olduğunu bu köşeden yeri geldikçe vurguluyoruz.

Festival, sanat etkinliklerine düşen payın sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde günden güne azaltılmakta olduğu şu dönemde, çok renkli ve çok nitelikli bir programla arzı endam ediyor. Başkentin yeni senfonik oluşumu Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası, başarılı şef Orhun Orhon yönetimindeki konseriyle 4 Nisan akşamı festivali açıyor. Konserin solisti Demre Erdem ülkemizden son yıllarda çıkan en yetenekli genç obuacıların başında geliyor.

Kazakistan Oda Orkestrası ve onun, ülkesinin çok ünlü bir kemancısı olan kurucusu Gaukhar Murzabekova ülkemizde yeterince tanınmıyor belki ama geçmişleri parlak başarılarla dolu bu sanatçıların festival konserinin gayet renkli ve dinleyiciye daha önce duymadığı tınıları tanıtması kuvvetle muhtemel. Beatles tutkunları ise efsanevi şarkılarının barok tarzda düzenlendiğinde neye benzeyeceğini duyabilirler bu konserde. Tenor Ayhan Uştuk, çellist Demet Kıyıcı ve gitarist Kaan Korad’dan oluşan Trio Anka, örneğine başka yerde kolayca rastlanmayacak kadar değişik bir oluşum.

Dünyanın en iyi viyolonselcilerinden biri olarak tanımlayabileceğimiz Hollandalı virtüoz Pieter Wispelwey, Bach’ın solo viyolonsel süitlerinden üçünü icra etmeye geliyor Ankara’ya. Senfonik konserlerdeki solistlerin bis eseri kabilinden yalnızca tek bölümünü icra etmesiyle yetindiğimiz Bach süitlerinden üçünü Wispelwey gibi bir yorumcudan dinlemek, her yerde ele zor geçecek bir fırsattır. Başkentin 10 yılı deviren senfonik topluluklarından Orkestra Akademik Başkent ise, Ertuğ Korkmaz yönetiminde dev piyanistimiz İdil Biret’e eşlik edecek. Biret, Mozart’ın en tatlı ve isminin bugüne dek yanlış bilindiği ortaya çıkan 9. Piyano Konçertosu’nu yorumlayacak.

Şu aralar sıradışı işler yapan piyanodaki olağanüstü yeteneğimiz Ayşe Deniz Gökçin ‘Pink Floyd Lisztified’ adlı ilginç projesiyle, yaşadığı İngiltere’de kendinden bolca bahsettirdi, Pink Floyd’un bile takdirine mazhar oldu. Bilkent Senfoni Orkestrası’nın Genel Sanat Yönetmeni Işın Metin zevkli konser programları hazırlamasıyla tanınır. Festivalde çalacakları Fransız klasikleri programı, Akdeniz canlılığıyla Fransız zarafetinin kaynaşmış halini getirecek önümüze. Solistleri ise dünyaca ünlü kemancı Akiko Suwanai.
Festival bu yıl oda müziği dörtlüleri yönünden çok zengin. Güçlü mirasıyla tanınan Borodin Dörtlüsü önce dörtlü, ikinci yarıda ise tanınmış piyanist Alexei Volodin’in katılımıyla beşli olarak seslenecekler. Tetraktys Dörtlüsü ise Yunanistan’ın kaliteli müzisyenlerini bir araya getiren parlak ve genç bir dörtlü. Viyolacı Ali Başeğmezler’in de üyesi olmasıyla sanatta Türk-Yunan dostluk girişiminin bir başka örneği olarak görülebilir. Ankara’nın üçüncü dörtlüsü, Venezüella’nın harika gençlerinden oluşan Simon Bolivar Dörtlüsü. Bu zıpkın gibi gençlerin dinamizmleriyle Ankara’yı heyecanlandırmasına kesin gözüyle bakılabilir.

Esra Pehlivanlı viyola gibi solistik bakımdan gösterişli olmayan bir çalgıyla harika işler yapıyor. 20. yüzyıldan bugüne uzanan maceracı repertuvarı gezgin kulaklara yine yepyeni tınılar sunacak. Genç bestecimiz Erberk Eryılmaz’ın bu konserde Türkiye prömiyerinin yapılacağı viyola konçertosuna ise özellikle dikkat! Genç gitarist Celil Refik Kaya, onu küçüklüğünden bu yana tanıyan gitar otoritelerinin hayranlıkla izlediği bir büyük yetenek.

Türkiye-Polonya arasındaki ilişkilerin 600’üncü yıldönümü şerefine programa konulan Szymanowski: Re-Oriented ise daha isminden başlamak üzere çok yaratıcı ve Doğu-Batı alışverişine yeni soluklar kazandıracağı aşikâr bir program.

Festivalde her yıl olduğu gibi bu yıl da nitelikli dans gösterileri izlenebilecek. İspanya Ulusal Balesi ve İtalya’dan Kataklo Atletik Dans Tiyatrosu hem modern dans hem de flamenko müziğiseverlerin dikkatini çekebilecek gösteriler. Günümüz popüler gitar müziğinin en büyük isimlerinden biri olan Al Di Meola, Rus coğrafyasının zengin halk müziklerini dinamik ve keyifli bir sunumla sahneye taşıyan Ossipov Balalayka Orkestrası, festivalin klasik müzik tutkunları dışındaki kitleye de ulaşacağının göstergeleri.