Leyla Gencer?i köyünde anmak

Leyla Gencer?in kökenleri, Safranbolu?nun Yörük Köyü?nden. Mimar İbrahim Canbulat?ın girişimleriyle Gencer, İtalyan sanatçıların verdiği konser ve söyleşilerle kendi memleketinde anıldı
Leyla Gencer?i köyünde anmak

Leyla Gencer, mimar İbrahim Canbulat?ın düzenlediği etkinliklerle anıldı.

İbrahim Canbulat, mimarlık çevrelerinde isminden saygıyla söz edilen bir mimar. Yıllar boyu pek çok projeyi yaşama kavuşturduktan sonra soluğu köklerinin dayandığı Safranbolu’da almış, ama emeklilik günlerini geçirmek üzere değil. Eski kent meydanının hemen yukarısında bulunan ‘Gülevi’, İbrahim Canbulat ve eşi Gül Canbulat’ın özverili çalışmaları sonucunda, lobisinde sürekli Mezzo TV’nin izlendiği, beş odalı şık bir konak-otele dönüşmüş. Safranbolu’da ikamet ettikleri Macunağası İzzet Efendi Konağı’nın restorasyonuyla ödül alan İbrahim Canbulat’ın müzikle ilgisini ben de yeni öğrendim.
Kendisinden geçen hafta Safranbolu’da düzenledikleri ‘Leyla Gencer’i Anma Etkinliği’ne davet eden bir mektup alıp yollara düştüm ve onunla tanışma fırsatı buldum. ‘Safranbolu-Leyla Gencer’ bağlantısını hatırlatayım: Leyla Gencer’in veya evlenmeden önceki ismiyle Ayşe Leyla Çeyrekgil’in baba tarafının soyu Safranbolu’nun Yörük Köyü’ne dayanıyor. Aile, geçen yüzyılın başında İstanbul’a yerleşmiş. Gerisini, köy hakkında geçen yaz çıkan Hürriyet gazetesindeki Serhan Yedig’in yazısından okuyalım: ‘Gencer’in ailesi Karaköy Börekçisi’ni kurmuş, Çubuklu suyunu ve Beyoğlu’ndaki ünlü Lale Sineması’nı işletmiş. Babasının Yörük’teki evi Çöken Meydanı’nda, 1965’te yıkılmış. 1999’da köyün yolları, bazı evleri, Metin Sözen’in öncülüğünde, Yörük Vakfı’nca restore edilirken, Gencer’in adının bir sokağa verilmesi kararı alınmış. Vakıf Başkanı Hüseyin Remzi Çağlayan, tekliflerini Ankara’da dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın huzurunda Leyla Gencer’e ilettiklerini, sevinçle kabul ettiğini anlatıyor.’
Adını dünya opera sahnelerine kazımış bir efsanenin, hemşerileri olduğunu gündeme getirmek isteyen Safranbolu gönüllüsü ve klasik müzik tutkunu İbrahim Canbulat ‘La Diva Turca’ için hem ilçede hem de Yörük köyünde bir dizi anma etkinliği düzenlemek üzere kolları sıvamış. Karabük’ün yeni valisi Nurullah Çakır’ın (Topkapı Sarayı Müzesi’nin eski müdürü) iki ay önce göreve gelmesiyle işler bir anda hızlanmış. Safranbolu Kaymakamı Gökhan Azcan da, İbrahim beyin girişimi sırasında hep yanında bulduğu genç ve pırıl pırıl bir idareci. Gelgelelim, Safranbolu ve Karabük belediye başkanlarıyla, Karabük’ün yeni üniversitesinin rektörüne şimdilik bu destekleyenler listesinde yer veremiyoruz...

Türk sanatçılar yoktu
İtalyan Büyükelçiliği Kültür Ataşeliği de organizasyona katılmış. 15 Kasım gecesi Yenişehir Kültür Merkezi’nde izlediğimiz anma konserinde sahneye çıkan İtalyan soprano Paola Romano ve İzmir Devlet Operası korepetitörü olan eşlikçisi piyanist Paolo Villa, Kültür Ataşesi Angela Tangianu tarafından davet edilmiş. Türklerden de dünya ölçeğinde operacı çıkabileceğinin tarihteki en muazzam örneği olan Leyla Gencer’in aziz hatırasına adanan bir anma konserinde, sıradan bir yorumcu olan Romano getirtileceği yerde, Gencerimizin açtığı yoldan yürüyüp bugün dünyanın önde gelen sahnelerinde alkışlanan genç operacılarımız sahneye çıkmalıydı diye düşündüm. Davet edilselerdi kuşku yok koşarak gelirdi hepsi. İbrahim bey başta olmak üzere organizasyona emek veren herkes o kadar iyi niyetli, komplekssiz ve önerilere açık ki, gelecek yıllarda bu konuya dikkat edileceğine dair şüphem yok.
Vali Nurullah Çakır konserden önce yaptığı konuşmada, Leyla Gencer’in sanatsal mirasına sahip çıkan şehirlerin arasına İstanbul ve Milano’dan sonra Karabük’ü de katmak istediklerinin işaretini verdi. Bu üç şehirde birden aynı anda düzenlenmesi planlanan ve 2010’a yetiştirilmeye çalışılacak bir ‘Gencer Sempozyumu’, Gencer’in Yörük Köyü’ndeki baba ocağının yerine sonradan yapılıp bir başkasına satılan evin tam karşısında bulunan metruk binanın sanatçımız adına bir müze eve dönüştürülmesi ve Gencer’in heykelinin dikilmesi, Valiliğin, dünya çapındaki hemşerilerini ne kadar sahiplenmiş olduğunun göstergeleri.
‘Gülevi’nin sahibi İbrahim Canbulat’ın hazırladığı program, anma konserinin dışında, Zeynep Oral ve Evin İlyasoğlu’nun Safranbolulularla yaptıkları Leyla Gencer ve klasik müzik eksenli sohbetler, yöre insanı Aytekin Kuş’un yıllarca biriktirdiği Leyla Gencer hakkındaki gazete kupürlerinden oluşan sergi gibi hoş etkinlikler de içeriyordu.
Safranbolulu hemşerilerinin Leyla Gencer’i yakından tanıyıp bir kez daha gurur duymalarına vesile olan İbrahim Canbulat’ın yerel idarecilerden aldığı destek ve halktan gördüğü bu ilgi sayesinde, Safranbolu’daki bu anma etkinliklerinin önümüzdeki yıllarda çok daha zengin içeriklere kavuşacağına inanıyorum.