'Pazar konserleri' geri geliyor

Haziranda yapılacak 42. İstanbul Müzik Festivali, programını erkenden açıkladı. Klasik müzik yazarımız Serhan Bali, ücretsiz 'pazar konserleri' de düzenleyecek festivalin öne çıkanlarını yazdı.
'Pazar konserleri' geri geliyor

31 Mayıs-27 Haziran arasında düzenlenecek 42. İstanbul Müzik Festivali’nin programı Martı İstanbul Hotel’de yapılan basın toplantısıyla duyuruldu. Festival sponsoru Borusan Holding adına Zeynep Hamedi ve Festival Direktörü Yeşim Gürer Oymak kısa birer konuşma yaptılar. Hamedi, 2013’ün ülkemiz için her açıdan sınayıcı bir yıl olduğunun altını çizdi, sanatın birleştirici gücüne ihtiyaç duyduğumuzu hatırlattı. 

Yeşim Gürer Oymak ise festivalin ‘Doğaya Saygı’ olarak saptanan temasını aydınlattı. Bu yılki program, mekânlar ve saptanan temaya sadakat bakımından hedefi 12’den vurmuş. Ülkemizin en saygın klasik müzik etkinliğinin ‘Bir Aya İrini Festivali’ kimliğinden sıyrılması çok önemli. Aya İrini’yi herkes gibi ben de çok severim. Ama onu aynı zamanda festivalin gereğinden fazla seçkinci imajını zaman içinde güçlendiren bir ‘elit sığınağı’ olarak gördüğüm de çok olmuştur. Evet, çevremizdeki her türlü olumsuzluktan kaçıp sığındığımız bir müzik tapınağı olarak gördük onu biz yıllardır. Ama aynı Aya İrini klasik müziğin ‘sadece seçkinlerin haz alabileceği fevkalade yüksek bir kültür ürünü’ olarak yaftalanmasına zemin hazırlayan bir fildişi kule imajına büründü. Festival çok doğru bir kararla bu yıldan itibaren başlattığı ‘Pazar Klasikleri’ adındaki 4 adet ‘ücretsiz’ konserden oluşan seriyle sadece ‘Aya İrini cemaati’ne değil tüm İstanbul halkına ulaşmak istediğini kararlılıkla ortaya koyuyor. Geçmişte İstanbul’un banliyölerine, alışveriş merkezlerine klasik müziği götürmüşlüğü vardır festivalin. Ama operasyonel sorunlardan dolayı o güzel anlayış sürdürülememişti. Umarım festivale geri gelen bu ‘halkçı’ rüzgârın esintisi daha uzun yıllar devam eder. Geçmişte kalmış bir TRT klasiği olan ‘pazar konserleri’ festival sayesinde farklı bir içeriğe de kavuşmuş oluyor. Uzun lafı kısası, festivalin ‘doğaya saygı’ temasıyla ‘doğal mekânları’, zarfla mazruf hikâyesi misali birbiriyle iyi örtüşüyor.

Zubin Mehta’ya onur ödülü

Bunların dışında bu yılki festivalden edindiğim ilk izlenimler, Güher-Süher Pekinel’in afişte kullanılan 1983 tarihli iki soyut resminin Bülent Erkmen tarafından yapılan rekonstrüksiyonu, Türkiye-Polonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 600’üncü yıldönümü nedeniyle İstanbul’u mesken tutacak Polonyalı sanatçılar, Gülsin Onay ve Zubin Mehta’nın alacakları onur ödülleri, 240 kişilik devasa kadrosuyla festivale
katılacak El Sistema gençleri, Alexander Raskatov ve Fazıl Say’a verilen eser siparişleri...

ÖNE ÇIKAN KONSERLER

- BİFO’nun açılış konserindeki ilk eserin Saygun’un ‘Bir Orman Masalı’ olması, festival temasının en baştan dinleyiciye sunulması bakımından hoş. Genç yetenek Dorukhan Doruk’tan Çaykovski’nin ‘Roko-ko’sunu, önden de Borusan Çocuk Korosu’nun kısa konserini dinleyecek olmamız da öyle. Gülsin Onay ise ‘onur ödülü’nü açılıştan önce alacak.

- İnsan sesinden hoşlananlar yaşadı çünkü festivalde bu yıl birbirinden parlak şancılar dinleyeceğiz. Repertuvarda ağırlık barok dönemden yana. Sopranolar Nuria Rial ve Julia Lezhneva ile ICMA ödüllü kontrtenor Valer Sabadus iyi topluluklar eşliğinde söyleyecekler. Sabadus’a eşlik edecek Pera Ensemble’ın ‘Turquerie’ temalı programına özellikle dikkat! Lezhneva ise az görülür sesiyle son yılların en büyük yeteneklerinden.

- Günümüzün en formda birkaç sopranosundan biri olan Diana Damrau’yu festivalde izlemeyi büyük bir ayrıcalık olarak görüyorum. O yüzden, Albert Long Hall’da arp eşlikli resital vermesine bakıp da es geçmeye kalkacakları şimdiden uyarayım. Mekânın Aya İrini olmamasına çok şaşırdım diyebilirim ama mutlaka vardır bir nedeni! Damrau’yu yeterince tanımayanlar, sanatçının YouTube kayıtlarına göz atabilir.

- Yeşim Gürer Oymak’ın Verbier Festivali’nin klasik müzik festivalciliğine kazandırdığı ‘yıldız solistlerle oda müziği konserleri’ anlayışını İstanbul’a taşıma gayretinin bu yıl daha da parlak sonuçlarını izleyeceğiz gibi gözüküyor. ‘Festival Buluşmaları’ ve ‘Yıldızlarla Oda Müziği’ başlıkları altındaki konserler ülkemizdeki oda müziği takipçiliği kültürünü arttırması bakımından da önemli.

- İstanbul DSO’nun heybesine, birkaç yıl önce eşlik ettiği efsanevi Radu Lupu’dan sonra bu yıl Brezilyalı yıldız piyanist Nelson Freire düşmüş. Yaşayan en büyük piyanistlerden Freire’i Grieg’in piyano konçertosunda dinlemek harika olacak.

- Polonyalı besteci ve orkestra şefi Krzysztof Penderecki’nin geçen yıl 80’inci yaşını kutlayanlar arasında İstanbul Müzik Festivali de vardı. Penderecki çok sevdiği İstanbul’a bu yıl kendi eserlerini yönetmek için geliyor. Sinfonia Varsovia vereceği üç konserden birinde Penderecki’nin manevi oğlu gibi olan Julian Rachlin’e, diğerinde ise filozof piyanist Piotr Anderszewski’ye eşlik edecek. Üçüncü konserde yaşayan büyük bestecilerden Alexander Raskatov’a sipariş edilen ‘Crying in the Wilderness’ adlı eserin dünya prömiyeri yapılacak.

‘O da gelsin, şu da olsun’ anlayışından uzaklaşıp daha bütüncül ve çeşitli dizilerden oluşan bilinçli bir programcılık felsefesine kavuşması, özellikle içinden geçtiğimiz şu her açıdan güç dönemde İstanbul Müzik Festivali’ni tebrik etmemizi haklı ve gerekli kılıyor. 

Fazıl Say’dan Sait Faik bestesi

Fazıl Say, festivalin eser siparişi üzerine, Türkiye edebiyatında dönüm noktası sayılan Sait Faik Abasıyanık’ı ölümünün 60’ıncı yılında notalarda ölümsüzleştirilecek özel bir eser hazırladı. Özen Yula’nın yazdığı ve sahnelediği, bir edebiyat-müzik buluşması olan eserde tiyatro oyuncuları Demet Evgar, Songül Öden ve Esra Bezen Bilgin anlatıcı rolünü üstleniyor. Fazıl Say’ın piyanosu başında yer alacağı konserde, etkileyici sesiyle Birsen Tezer ve Serenad Bağcan’ın yanı sıra Borusan Quartet, kanunda Hakan Güngör, kemençede Derya Türkan ve vurmalı çalgılarda Aykut Köselerli de sahnede olacak. Eserin dünya prömiyeri 25 Haziran Çarşamba akşamı Sait Faik Abasıyanık’ın
yaşamının büyük bir bölümünü geçirdiği Burgazada’da yapılacak. Eser, 26 Haziran Perşembe akşamı da Zorlu Center PSM’de seslendirilecek.