Tek taraflı kültür çıkarması

Polonya, diplomatik ilişkinin başlamasının 600 yılı vesilesiyle Türkiye'de kültür etkinlikleri düzenlemeye devam ediyor. Türkiye'nin benzer bir çaba içinde olduğunu söylemek ise zor.

Ülkemizin büyük şehirlerinde 2014 yılı boyunca Polonya temalı kültür-sanat etkinlikleri ile kuşatılmış durumdayız. Türkiye’nin bu ülke ile arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 600’üncü yılı vesilesiyle Polonya’nın ulusal kültürünü dünyaya tanıtmayı amaçlayan Adam Mickiewicz Enstitüsü İstanbul, Ankara ve İzmir’de birçok etkinlik tasarlamış bulunuyor. Müzik alanında Ankara Festivali’nin ev sahipliği yaptığı, büyük Leh besteci Karol Szymanowski ile Türk müziğini buluşturan ilginç etkinlikten sonra sıra geldi, İTÜ MİAM’da bu hafta düzenlenen Polonya’dan Ses Manzaraları (Soundscapes from Poland) adlı etkinliğe.

İTÜ’deki etkinliğe geçmeden evvel, ilginç bulduğum bir konuyu paylaşayım. Ortada öyle bir manzara var ki, sanki bu çift taraflı ilişkinin 600 yıl önce kurulmasına memnun olan tek taraf var o da Polonya. Siz bugüne kadar Türk resmi kurumları tarafından Polonya’da düzenlenen bir 600’üncü yıldönümü etkinliği duydunuz mu? Bu kadar gittim geldim ama ben görmedim. Polonyalılara bu tek taraflılığın nedenini sorunca anlamlı biçimde gülümsemekle yetiniyorlar sadece, hani ‘resmi kurumlarınızdan işbirliği teklifi geldi de biz mi reddettik’ gibisinden. Herhalde olayın özü, taraflardan birinin kendisini diğer tarafa daha fazla anlatma gereksinimi duymasında yatıyor. Burada söyleyecek çok sözü olan, bu sözleri söylemek için hem iradesi hem de bütçesi çok olan taraf Polonya olduğu içindir ki bizlere saygı duymak ve ayağımıza kadar gelen işler ışığında Polonyalıları daha yakından tanımak düşüyor. Kabul etmeli ki, hakiki bir kültür ülkesi olan Polonya’dan, bir ülkenin sanatı başta olmak üzere tüm değerleriyle dünyaya nasıl tanıtılacağına dair öğreneceğimiz çok şey var.

Bu hafta İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MİAM) de katıldı kutlama programına. Polonya’dan ‘Ses Manzaraları’ adlı 4 günlük bir etkinlik tasarlandı, Varşova’daki Adam Mickiewicz Enstitüsü ile birlikte. Tarafların birbiriyle tanışma faslından itibaren yakın şahidi olduğum bu etkinlik üzerinde İTÜ MİAM’ın başında bulunan Şehvar Beşiroğlu ve yardımcısı Yelda Özgen Öztürk epeyi çalıştılar ve ortaya her yönden zengin bir program çıktı. Daha ziyade konser-sergi teması etrafında cereyan eden Türkiye’de Polonya Yılı’na MİAM akademik içerikli bir katkı sağlamış oldu. Polonya’dan değerli müzisyenler ve müzikbilimciler geldi. Etkinliğin ilk günü olan dün, önce geleneksel Polonya müziği üzerine bildiriler sunuldu; öğleden sonra, isteyenlere mazurka ritminde nasıl dans edileceği öğretildi. Akşam ise ülkenin önde gelen yerel müzisyenlerinden kemancı Janus Prusinowski grubuyla birlikte keyifli bir konser verdi.

Bugün ise tamamen Chopin’e ayrıldı. Saat 17.00’de İTÜ Taşkışla avlusunda açılacak ‘Chopin: Kişisel Günlük’ adlı ses enstalasyonu, bu büyük besteciyi yakından tanımak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken, yoğun emek ürünü bir çalışma. Böylesi sanırım Türkiye’de ilk kez yapılıyor. Bir ay boyunca ziyarete açık olacak sergiyi gezdikten sonra soluğu bu akşam saat 20.00’de İTÜ Ayazağa Süleyman Demirel Kampüsü’nde verilecek İdil Biret resitalinde alacağız. Biret’in programı elbette tümüyle Chopin’den oluşuyor. Etkinliğin son iki günü olan 7 ve 8 Mayıs günleri MİAM’ın bir eğitim kurumu olarak iddialı olduğu ses tasarımı ve çağdaş müzik (Bu kez konumuz, Polonya çağdaş müziği) alanlarına ayrılmış. Bu iki alanın meraklıları her iki akşam saat 20.00’de Mustafa Kemal Amfisi’nde yapılacak özel konserleri kaçırmamalılar.

Etkinliğin programını elinin altında bulundurmak isteyenler turkiye.culture.pl internet adresinden ayrıntılı bilgi alabilirler. O kadar başarılı bir site ki bu, 2014 yılı boyunca Türkiye’nin neresinde Polonya temalı hangi etkinlik varsa hepsi hakkında doyurucu bilgi alabiliyorsunuz. Şimdiye kadarki gözlemlerime göre, ortalama Polonya vatandaşı Türkler hakkında ya olumsuz kanaate ya da hiçbir fikre sahip değil. Umarım ülkemiz de günün birinde Polonya’ya dönük böyle geniş kapsamlı bir tanıtım faaliyetine girişecek vizyona sahip olur.