ABD ile PYD krizi

ABD'nin IŞİD'le mücadele konusunda tüm odağını PYD'ye vermesi ve silah yardımına başlaması Türkiye'nin büyük tepkisine neden oldu. ABD Büyükelçisi'ne "bunun kabul edilemez" olduğu uyarısı yapılırken, Başbakan Davutoğlu "Kimse bizim bu konuda anlayış göstermemizi beklemesin" ifadesini kullandı.

Türkiye ile ABD’nin Temmuz ayı ortasında yaptığı ve Türk üslerinin koalisyon uçaklarına açılmasını da içeren anlaşma, IŞİD’le mücadele konusunda “oyun değiştirici” olarak değerlendirilmişti. Bu anlaşma sayesinde IŞİD’in hızla Türk sınırlarından uzaklaştırılacağı, boşalan bölgeye ılımlı Suriye muhalefetinin gireceği öngörülmüştü. Ancak aradan geçen üç ayda işler değişti.

Türkiye ve ABD’nin askeri hamlesine askeri bir adımla karşılık veren Rusya, Esad yönetiminin devrilmesine izin vermeyeceğini, bölgeyi de ABD liderliğindeki Batı koalisyonuna bırakmayacağını gösterdi. Rusya’nın Suriye’ye asker ve silah gönderip IŞİD ve rejim karşıtı güçleri vurması, bunu yaparken de NATO üyesi Türkiye’nin hava sahasını ihlal etmekten kaçınmaması asıl “oyun değiştirici” adım olarak değerlendirildi. Bu arada Rusya’nın da PYD ile yeni bir temas kapısı açmış olması, Moskova ile PYD arasında Paris’te görüşemelere geçilmiş olması durumu daha da karmaşıklaştıran bir gelişme oldu ve Ankara’nın tepkisini çekmeye yetti.

İşleri Türkiye açısından daha da dramatik hale getiren gelişme ise ABD’nin tartışmalı eğit-donat programını askıya alması, bunun yerine de IŞİD’le mücadelede kara unsuru olarak gördüğü PYD’ye odaklanmış olması. Bu konudaki kırılma noktası ise 11 Ekim gecesi, Kuveyt’ten kalkan bir C-17 kargo uçağının Suriye’nin kuzeyine uçarak, PYD’ye silah ve mühimmat yardımını başlatmasıyla yaşandı.

Anadolu Ajansı’na konuşan Pentagon Sözcüsü Elissa Smith, Suriye’nin kuzeyinde IŞİD’e karşı operasyon yapan yerel güçlere “havadan ikmal desteğinde” bulunulduğunu kaydetti ve kargonun “hafif silah mühimmatı” içerdiği bilgisini verdi.

ANKARA ÇOK TEPKİLİ

ABD’nin bu hamlesi Ankara’da büyük tepkiye neden oldu. Bu tepkiyi en sert dile getiren kişi ise Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu. Dün sabah gazetelerin Ankara temsilcileriyle biraraya gelen Davutoğlu, gelişmenin duyulmasının hemen ardından Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu’na ABD ve Rusya nezdinde diplomatik girişimde bulunulması, Türkiye’nin tepkisinin dile getirilmesi talimatını verdiğini bildirdi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın dün Dışişleri Bakanlığı’na gelerek gerçekleştirdiği görüşmenin bu kapsamda olduğu ve Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov’a da bu konudaki görüşlerin en kısa sürede ileteceği kaydediliyor. Davutoğlu’nun dediği şekliyle “bu yardımın kabul edilmediği ve kabul edilmeyeceği” taraflara iletiliyor.

"PYD'YE SİLAH, PKK'YE SİLAH DEMEK"

Davutoğlu’nun bu konuda altını çizdiği en temel nokta, PKK ile PYD arasında -Batı’daki algının tersine- hiçbir ayırım olmaması. Bu düşüncenin en temel gerekçesi ise PKK’nın yeniden silaha sarılmış ve Türkiye’ye saldırıya geçmiş olması.

Yoksa Davutoğlu, 5-6 ay önceki koşullar altında Batı’nın PYD ile PKK arasına bir çizgi koymasının doğru olmasa bile bir anlamı olabileceğini ancak bunun artık Türkiye açısından bir anlamı kalmadığını kaydetti. Bunu da “Ama PKK, Türkiye’ye saldırdıktan sonra PYD ve PKK’ye yapılacak her yardımı Türkiye’ye karşı yapılmış sayarız” ifadeleriyle de en sert şekilde ifade etti.

Davutoğlu, “Eğer Suriye’den Türkiye’ye herhangi bır sızma, saldırı ya da mühimmat nakli yaşanırsa K. Irak’a dönük aldığımız tedbirler neyse, Suriye’ye dönük olarak da alırız. Bunu cok açık ifade etmek isterim,” diye konuştu.

Başbakan, “Şu anda PYD'ye verilen yardımın PKK'ya gitmeyeceği konusunda hiç kimse bize inandırıcı bir gerekçe söyleyemez. Irak'ta kullanıldığı, Türkiye'de kullanıldığını tespit edersek, PKK'ya yaptığımız müdahaleyi yapar, bulunduğu yerde silahları yok ederiz,” diyerek, bu duruma karşı Ankara’nın nasıl bir tavır alacağını da ortaya koymuş oldu.

Suriye konusunda öncelik IŞİD mi Esad mı konusunda zaten ayrı bakış açılarında olan, güvenli bölge gibi düşüncelerde de aynı vizyonu paylaşmayan Ankara ile Washington arasındaki ilşikilerin PYD bunalımı nedeniyle nasıl etkileceği ise zaman içinde ortaya çıkacak.