Batı'nın seçim öngörüsü: Zayıf AKP, zayıf Erdoğan senaryosu

Ankara'daki diplomatik kaynaklarla yaptığım görüşmelerden edindiğim izlenimler ışığında Batı'nın 7 Haziran seçimleriyle ilgili görüş ve beklentileri şu noktalarda birleşiyor: AKP birinci olur ama başkanlık olmaz. HDP barajı aşar.

7 Haziran seçimleri sadece Türkiye’de değil, bölgesinde ve yakın ilişki içinde olduğu Batı ülkelerinde de çok büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Ankara’daki yabancı diplomatlar, 7 Haziran seçimlerinden AKP’nin ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güç kaybederek çıkacağını öngörüyorlar.

Ankara’daki diplomatik kaynaklarla yaptığım görüşmelerden edindiğim izlenimler ışığında Batı’nın 7 Haziran seçimleriyle ilgili görüş ve beklentileri şu noktalarda birleşiyor:

AKP 1. parti: AKP, seçimlerin en büyük favorisi olmaya devam ediyor ama oy oranında düşüş olacağı kesin. Yerel seçimlerde parti olarak aldığı yüzde 46’ının altında olacağı ortak görüş. Bazı tahminlere göre AKP’nin alacağı oy oranı yüzde 40 ile 42 arasında olacak.

HDP barajı aşıyor: Genel beklenti HDP’nin barajı aştığı şeklinde. Bazı hesaplamalara göre HDP’nin oyu yüzde 11 civarına kadar çıkabilecek. Bu da 60 kadar sandalyeyle Meclis’te yer almasını sağlayacak.

Başkanlık gelmez: Bu iki tahminin tutması durumunda, AKP’nin tek başına hükümet kurması için gerekli 276 sandalyenin üzerinde 300’ün altında bir vekil sayısına ulaşacağı öngörülüyor. Bu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrar ettiği başkanlık sistemine ilişkin planların ertelenmesi anlamına geliyor.

Koalisyon nasıl olur: AKP’nin tahminlerin ötesinde oy kaybetmesi ve tek başına iktidara gelememesi durumu da Batılı diplomatların hesap ettiği olasılıklar arasında. Mevcut siyasi ortamın AKP’nin koalisyon hükümeti kuracak bir ortak bulmakta zorlayacağını düşünen diplomatlar, dışardan destekli bir azınlık hükümetine daha çok ağırlık veriyorlar.

Erken seçim olasılığı: Koalisyon da olsa azınlık hükümeti de olsa erken seçim olasılığından bahseden diplomatik kaynaklar, bu durumun Türkiye’de yeni bir siyasi gerginlik ve istikrarsızlık dönemini başlatabileceği değerlendirmesini yapıyorlar.

ERDOĞAN ZAYIFLAR, AKP ÇATIRDAR

Erdoğan zayıflar: Meclis çoğunluğunu yitirmiş ya da çok az farkla güvenoyu almış bir AKP hükümeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da siyasetteki etkisinin azalmasına neden olabilir. Erdoğan’ın seçim kampanyasına katılmasının ardındaki neden de bu.
Erdoğan’ın hatası: Diplomatik kaynaklar, AKP’nin oy kaybetmesine neden olan etkenler arasında iktidar yorgunluğu kadar Erdoğan’ın 7 Haziran seçimlerini başkanlık sisteminin oylandığı bir referendum havasına çevirmesini gösteriyorlar. Türk kamuoyunun çoğunluğunun başkanlık sistemine karşı olduğunu belirten kaynaklar, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu konuyu seçim kampanyasında gündeme getirmemesine dikkat çekiyorlar.

AKP içinde sorgulama başlar: Böyle bir tablonun zaten bir süredir gözlenmekte olan Erdoğan-Davutoğlu uyumsuzluğunu başka bir boyuta taşıyabileceği değerlendirmesini yapan diplomatlar, seçim sonrasında AKP içinde bir tartışma ve iç sorgulama sürecinin başlayacağını da öngörüyorlar. Bu sorgulamanın nasıl sonuçlanacağını henüz kimse öngöremiyor.

ABDULLAH GÜL NE YAPAR?

Çözüm süreci-demokratikleşme: Batılıların üzerine durduğu en önemli noktalardan biri, son yıllarda AKP politikaları nedeniyle gözlemlenen “demokratik istikrarsızlık” olgusunun “kurumsal ve siyasi istikrarsızlık” boyutuna varabilecek olması. Bu durumun çözüm süreci ve demokratikleşme gibi temel sorun alanlarında ilerleme getirmeyeceğini öngören diplomatlar, dış politikada beklenen revizyonun da ufukta olmayacağını hesap ediyorlar.

Gül devreye girer mi: 7 Haziran seçimlerinden AKP ve Erdoğan’ın güç kaybederek çıkacağını, bunun da iktidar partisi içinde yeni süreçleri tetikleyebileceğini öngören diplomatlar, geçen aylarda aktif siyaset içinde olmayacağını ve yeni parti kurmayacağını açıklamasına karşın hala eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devreye girip girmeyeceğini merak ediyorlar. Erken seçim dahil tüm olasılıkları değerlendiren Batılıların, 7 Haziran sonrasına ilişkin öngörülerinde Gül’ün de adının geçmesi pek şaşırtıcı değil.
Seçim güvenliği: Bütün bu noktalarla beraber 7 Haziran seçimlerinin güvenliği de Batılıların yakın ilgisinde. AGİT heyeti bir süredir Türkiye’de ve seçimler öncesindeki durumu yakından takip ediyor. Şu ana kadar ki gözlemlerinde öne çıkan 3 olumsuz unsur; anayasal olarak tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı’nın iktidar lehine kampanya yapması, medyanın seçime katılan partilere adaletsiz yer vermesi ve iktidar partisinin devlet olanaklarından yararlanması. Sonuç olarak adil ve eşit olmayan bir ortamda seçimlerin gerçekleşeceği kaygısındalar...