İşte Türkiye-ABD planı: IŞİD'den arındırılmış bölge yaratmak

20 Temmuz'da Suruç katliamı ile başlayan süreç, Türk jetlerinin IŞİD hedeflerini vurmasıyla sınır ötesi operasyon haline dönüştü. Türkiye-ABD arasında varılan mutabakatın amacı da IŞİD'in Türk sınırlarından temizlenmesi. İki ülke, 98 kilometre uzunluğunda ve 40 kilometre eninde bir alanda "IŞİD'den arındırılmış bölge" oluşturmaya çalışacaklar.

Türkiye ile ABD arasında 7-8 Temmuz günlerinde gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda üzerinde uzlaşma sağlanan anlaşmanın ayrıntıları netleşiyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın IŞİD’la mücadele koordinatörü emekli general John Allen ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu arasında varılan anlaşmanın tam adı “Türkiye-ABD ve ABD Liderliğindeki Koalisyon Güçleri ile Birlikte Kapsamlı Ortak Harekat Planı”. 

Bu anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama arasında yapılan telefon görüşmesinde her iki tarafın siyasi onay vermesiyle tamamlanmış oldu. Anlaşmanın özü Türkiye’nin geçen sene ABD liderliğinde oluşturulan ve 60’a yakın ülkenin içinde yer aldığı anti-IŞİD koalisyonuna aktif katılımının sağlaması. Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamada da bu noktanın altı çizildi ve Türk savaş uçaklarının da bombalama harekatlarına katılacağını kaydetti.   

IŞİD’le mücadele konusunda uzun süre isteksiz davranan Türkiye’nin bu noktaya gelmesinde farklı parametreler rol oynadı. Bunlardan en önemlisi IŞİD’in Cerablus-Mare arasındaki bölgede etkinliğini artırması ve kuzeybatıya doğru ilerleyerek Türkiye açısından daha büyük bir tehdit yaratması oldu.

Türkiye, IŞİD’in bu stratejik adımı, Esad rejimi ile yapılan bir değerlendirme sonucu attığını da belirledi ve bunun üzerine cihadçı militanların batıya ilerlemelerini engellemek üzere ABD’den destek istedi. Amerikan savaş uçakları da Kuveyt’ten kalkarak Türk sınırına yakın bölgelerdeki IŞİD mevzilerini vurdu ve böylece bu yürüyüş durduruldu.

İşte bu gelişmeler üzerine Ankara’nın tehdit algılaması değişti ve IŞİD’in Türkiye-Suriye sınırında kontrol altında tuttuğu yaklaşık 100 kilometrelik alandan temizlenmesi gerekliliği kabul gördü. ABD ile yapılan anlaşmada da Türkiye’nin bu kaygılarının da gözetilmesi karşılığında İncirlik Üssü’nin kullanılması dahil önemli unsurlar da uzlaşı sağlandı.

Beyaz Saray’dan Obama-Erdoğan görüşmesi sonrasında yapılan açıklamada da bu nedenle iki liderin yabancı savaşçı akışının önlenmesinin yanısıra “Türkiye’nin Suriye sınırında güvenliğin sağlanmasına yönelik işbirliğinin arttırılmasına ilişkin çabaları” ele aldıkları kaydedildi.

IŞİD'DEN ARINDIRILMIŞ BÖLGE

İşte bu çabaların amacı da Türk diplomatların tabiriyle “IŞİD’den arındırılmış bölge” oluşturulması. Bu bölge Mare-Cerablus hattı arasında ve 98 kilometre uzunluk ve 40 kilometre derinliğindeki bir alandan oluşacak.  Farklı anlamlara çekilmemesi ve Rusya, İran ile Suriye yönetimlerinde rahatsızlık yaratmaması amacıyla “güvenli bölge ya da tampon bölge” gibi ifadelerin kullanılmaması da kararlaştırıldı. Bu isim tercih edilerek tüm dünyaya bu hareketin amacının IŞİD’le mücadele olduğu mesajı da verilmiş oluyor.

Bu bölgenin IŞİD’den arındırılması için gerçekleştirilecek harekat büyük çoğunlukla İncirlik Üssü’nü kullanacak Amerikan savaş uçakları ve diğer insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilecek. Türk jetlerinin gerekli görüldüğü durumlarda operasyonlara katılması öngörülüyor. Aynı şekilde sınırda yerleştirilmiş uzun menzilli top bataryaları da bir saldırı karşısında ya da gerekli hallerde devreye girebilecek. Ancak bu havadan yapılacak koruma “uçuşa yasak bölge” olarak tanımlanmayacak. 

ÖZGÜR SURİYE ORDUSU'NA DEVREDİLECEK

Türkiye ve ABD’nin anlaşmasına göre, bu bölgenin IŞİD’den arındırılması durumunda bu bölgeye Özgür Suriye Ordusu unsurları girecek ve sahada kontrolü sağlayacak. Böylece Türkiye’nin kaygıları doğrultularında PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesi de önlenmiş olacak.

Bu boşaltılan bölge, Suriye’deki iç savaşın seyrine göre mültecilerin yerleştirilmesine de açılabilecek. Yeni mülteci akımlarının Türkiye’ye girmeden bu bölgelerde karşılanmaları ve gerekli insani yardımların yapılması ya da mültecilerin aşamalı dönüşleri sırasında bu bölgede kurulacak kamplarda tutulmaları da değerlendirilen unsurlar arasında.