Sisteme 26 Mart darbesi

Türkiye'de bu da oldu. İktidar partisi, seçim bildirgesinin bir bölümünü Cumhurbaşkanı'na sundu. Anayasaya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi kanaatlerinin AKP bildirgesine girmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Slovenya’ya hareketinden önce yaptığı, daha sonra düzeltmeye çalıştığı açıklama, Türkiye’nin demokratik siyasi rejiminin 26 Mart günü ciddi bir darbe aldığını ortaya çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerine hazırlanan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun seçim bildirgesinde yer alan başkanlık sistemi ile ilgili bölümü kendisine sunduğunu, kendisinin de okuyup kanaatlerini dile getirdiğini söyleyerek bu durumu gün yüzüne çıkarmış oldu.

Her ne kadar Erdoğan, 26 Mart tarihini dile getirmese de Ankara kulislerine yansıyan bilgilere göre Davutoğlu, bu bilgilendirmeyi geçen Perşembe gerçekleşen bir saatlik “Devlet Günü” görüşmesi sırasında yaptı. Türkiye kamuoyu, Başbakan Davutoğlu’nun başkanlık sistemi hakkında merakla beklenen görüşlerini ise bu görüşmeden hemen bir gün sonra 27 Mart’ta öğrenmiş oldu.

Başbakan, Habertürk kanalına verdiği röportajın bir bölümünde “Halk tarafından cumhurbaşkanı seçimi gerçekleşmişse, bunun başkanlık sistemi yönünde değişmesi doğru olur. Başkanlık sistemine geçilmesi doğrudur. Seçim beyannamesinde olacak, bizzat ben yazdım. Başkanlık seçim beyannamesinde yer alacak,” ifadelerini kullandı. Bizzat yazdığını belirterek konuya kendisinin ne kadar önem verdiğini göstermek isteyen Davutoğlu, bildirgenin bu bölümünü Erdoğan’a sunduğuna ilişkin en ufak bir imada bile bulunmadı.

Başbakan’ın gösterdiği bu dikkate; Erdoğan, yine Davutoğlu’nu zor durumda bırakacak bir hamleyle karşılık verdi. Anadolu Ajansı’nın sabah 10.23’de geçtiği habere göre Erdoğan bir soru üzerine şu açıklamada bulundu:

“Burada şunu çok açık net söylemek durumundayım. Biz geçen hafta sayın Başbakan ile bunları konuştuk. Sayın Başbakan da başkanlık sistemiyle ilgili olarak bizzat kaleme aldığı oradaki sisteme yönelik anlayışını bayağı da detaylı ele almış, ben de bizzat orada kendim de okudum, kendi kanaatlerimi de ifade ettim ve öyle zannediyorum ki bu çerçevede kendileri seçim bildirgesinin içine başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini yansıtacaklar ve böylece hükümetimizin, iktidar partisinin başkanlık sistemine yönelik anlayışı nedir, bu orada yerini alacaktır. Bu tabii şahsen benim için çok çok olumlu bir gelişme.”

'ŞAHSEN BENİM İÇİN ÇOK ÇOK OLUMLU GELİŞME'

Cumhurbaşkanı’nın kendi açıklamasını düzeltmesine geçmeden önce, bu açıklamasında dile getirdiği “şahsen benim için çok çok olumlu gelişme” ifadelerine de dikkat çekmek gerek. Son düzenlediği mitinglerde, başkanlık sistemini Türkiye’nin geleceğinin güvence altına alınması ve hatta kişi başına düşen geliri 25,000 Dolara çıkarılması için istediğini belirten Erdoğan, bu sözleriyle muhalefet partilerinin sıkça dile getirdiği “kişisel hırs” boyutuna geçerlilik katmış oluyor.

Başbakan Davutoğlu’nun dün basına açık programı olmadığı için kendisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili görüşü sorulamadı. Ancak seçim bildirgesinin sadece bir bölümü dahi olsa Cumhurbaşkanı’nın onayına başvuran bir başkaban konumuna düşmek Davutoğlu’nu mutlu etmemiş olsa gerek. Özellikle de şeffaflık yasası, Hakan Fidan’ın adaylığı, çözüm sürecinde izleme heyeti oluşturulması gibi konularda yaşanan ve genellikle Davutoğlu’nun imajının tahrip edilmesiyle sonuçlanan gelişmeler hafızalarıdaki tazeliğini korurken...

Herhalde Erdoğan ve kurmayları da bu son açıklamanın yarattığı etkinin farkına varmış olacaklar ki, Slovenya Cumhurbaşkanı ile düzenlenen basın toplantısında düzeltme yoluna gittiler. Cumhurbaşkanı, kendi sözlerinin muhalefet tarafından eleştirildiğinin anımsatılması üzerine “ ‘Ben seçim bildirgesini okudum’ diye bir beyanım olmadı. Sadece Sayın Başbakan, başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini benimle paylaştığını ve bizzat başkanlık sistemiyle ilgili bölümü kendisinin yazdığını, yazacağını bana söyledi. Benim de düşüncelerimi bu noktada istedi. Ben de düşüncelerimi kendisiyle paylaştım,” diye konuştu.

Erdoğan, açıklamasında özellikle “seçim bildirgesi” ifadesini koyarak, ilk açıklamasının yanlış değerlendirildiğini kayda geçirip, Başbakan Davutoğlu’na da açık bir kapı bırakmış oldu.

BİLDİRGE TAMAM, ADAY LİSTELERİ NE OLACAK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olumlu bulduğunu ifade etmesiyle seçim bildirgesi konusunda Başbakan Davutoğlu’nu rahat bırakacağı söyelenebilir. Ama bildirgeye başkanlık sisteminin konmasını aylar süren bir baskıya çeviren Erdoğan’ın aynı sonucu milletvekili aday listelerinde de görmek istemesi sürpriz olmayacak.

2015-2019 arasını “yeni Türkiye”nin inşası süreci olarak değerlendiren Erdoğan’ın 8 Haziran’da oluşacak AKP Grubu’nu şansa bırakmamak ve yeni anayasa ile birlikte başkanlık sistemine geçiş sürecinde kendilerini yarı yolda bırakmayacak bir ekip ile çalışmak için her zamanki gibi aday listelerinde de son karar mercii olacağı öngörülen noktalar arasında.