Tesadüfe bakın: Ağrı Valisi bir gün önce ne demiş?

Ağrı-Diyadin'de yaşanan ve Türkiye'nin gerilmesine neden olan olaylardan birgün önce , 10 Nisan'da TRT Haber'e konuk olan Ağrı Valisi Musa Işın, sanki bir gün sonra meydana gelecek olay 'içine doğmuş' gibi konuşmuştu!

Genelkurmay Başkanlığı, Ağrı’da yaşanan olaylarla ilgili olarak 11-13 Nisan günlerinde 3 yazılı açıklama yaptı; yetmedi Genelkurmay Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Tuğgeneral Ertuğrulgazi Özkürkçü de Anadolu Ajansı’na bir açıklamada bulundu. Açıklamalardaki ortak vurgu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin alınan “önleyici tedbir” ile bir ilgisinin bulunmadığı, Ağrı Valisi’nin talimatı üzerine askeri müdahalenin gerçekleştiği oldu. Peki Ağrı Valisi Musa Işın, 11 Nisan olayından sadece 24 saat önce ne açıklamasında bulunmuştu?

Ağrı-Diyadin’de yaşanan ve Türkiye’nin gerilmesine neden olan olaylardan birgün önce , 10 Nisan’da TRT Haber’e konuk olan Ağrı Valisi Musa Işın, spikerin “Seçim atmosferine girdi Türkiye. Bölgeyi düşündüğümüz zaman acaba vatandaş özgür iradesini ortaya koyabiliyor mu? Demokratik eğilimlerini, sandıkta ifade edebiliyor mu? Yaşanan süreçte bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Vatandaşın aklında böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak biz devlet olarak, vatandaşın özgür iradesinin sandığa yansıması için gerekli tedbirleri alacağız. Kendi özgür iradeleriyle sandığa gidip oylarını kullansınlar. Biz devlet olarak, gerek kırsal alanda olsun, gerek şehir merkezinde olsun gerekli tedbirleri alacağız. Eski durum söz konusu değil.”

Ağrı Valiliği’nin resmi sitesinde yayımlanan bu açıklamadan sadece bir gün sonra Ağrı’daki olaylar yaşanmasa Vali Işın’ın açıklamaları ne dikkat çeker ne de böyle bir habere konu olurdu. Vatandaşların eski alışkanlıklarını terk etmesi gerektiğini, devletin gerek kırsal alanda gerek şehir merkezinde gerekli tedbirleri alacağını kaydeden Vali, bu açıklamasıyla sanki birgün sonra yaşanacakların da işaretini veriyor gibi.

Genelkurmay Başkanlığı, 11 Nisan’da ilk yaptığı açıklamada, olayın gelişim şeklini özetlerken, gelen ihbar üzerine Ağrı Valiliği’nin talimatı üzerine güvenlik güçlerinin bölgeye sevk edildiği kaydetti. Tuğgeneral Özkürkçü de “önleyici tedbir” olarak adlandırdığı bu hareketin, aynen kendi ifadesiyle, “Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgisi bulunmadığını” ifade ederek, Vali Işın’ın çizdiği perspektife uygun bir açıklama yapmış oldu.

VALİDEN 'ÖNLEYİCİ TEDBİR' TALİMATI

Özkürkçü’nün açıklamasında ihbarların kaynağının “istihbarat birimleri” olduğunun altı çizilirken, aynı cümlede iki ayrı yerde kullanılan -Vali’nin talimatıyla ve Vali tarafından- ifadeleriyle de sorumluluğunun kendilerinde olmadığını bir kez daha vurgulamış oldu. Ayrıca yaralı askerlere yardım eden yöre halkına teşekkür ederek de bir halkla ilişkiler pratiğini de yerine getirmiş oldu.
Açıklamalar ışığında ve gelişmelerden görüldüğü kadarıyla Ağrı Diyadin’de yaşanan olayların sorumluluğunun paylaşılması konusunda TSK ile hükümet-valilik çizgisinde bir ayrışma söz konusu. Askerler, hükümetin siyasi hedefleri doğrultusunda bir askeri operasyon yapma algısından rahatsızlığını bu açıklamalarla da net bir şekilde gündeme getirmiş oldular.

Bu kapsamda; Genelkurmay sözcüsünün dile getirdiği önleyici tedbir uygulamasının, 7 Haziran seçimleri öncesinde bölgedeki diğer valilerin de başvurduğu bir mekanizma olup olmayacağı ve TSK’nın buna nasıl reaksiyon vereceği ise zaman içerisinde görülecek.

PKK VE HDP'NİN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR

Yanıt verilmesi gereken bir başka konu da PKK’nın uçaksavar da dahil olmak üzere ağır silahlı unsurlardan oluşan birimlerini neden sivil vatandaşların katıldığı şenliğin yapıldığı yere taşıdığı ve güvenlik güçlerine ateş açtığı.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Silah siyasetinden beslenen malum partiye oy vermeyin yaygarası koparmaya başladılar. Kim silahtan beslenerek oy topluyorsa Allah onun bin defa belasını versin. Kim silaha güvenerek, kim elindeki silah gücüne güvenerek, emrindeki silah gücüne güvenerek oy toplamak istiyorsa, Allah onun burnundan fitil fitil getirsin. Seçimi görmeyi nasip etmesin. Bizsek biz, sizseniz siz,” açıklaması da bu soru işaretinin bir yansıması gibi görünüyor.

2011 seçimlerinde MHP’yi baraj altında bırakmak isteyen ve o süreçte arka arkaya ortaya çıkan “belaltı video kasetlerden” yararlanma yolunu seçen AKP, 2015 seçimlerinde de HDP’yi gözüne kestirmiş görünüyor. HDP’yi baraj altında tutarak milletvekili sayısını artırma şansını gören AKP’nin bu süreçte başka ne adımlar atacağını da yine zaman içinde göreceğiz.