Korkunç ikili iş başında

'Krizlerin son aşamasına inatçı ve yüksek işsizlikle geçiliyor.'

Yüksek enflasyon ve işsizliğin ne kadar tehlikeli bir ikili olduğunu Mısır’ı yönetenler hafta sonu gördüler. Oysa Mısır da Tunus gibi ‘krizin teğet geçtiği’ ve yatırım bankaları tarafından övülen ülkelerdendi. Ama iki temel göstergede sorun vardı. Mısır’da işsizlik yüzde 10, enflasyon ise yüzde 9 dolayında. İkisi de yüksek, asıl tehdit alt kalemlerden geliyor. İktisatçılar çekirdek enflasyona bakmayı severler ama halkın büyük bir bölümü için çekirdek enflasyon anlamsız bir göstergedir. Halkın baktığı gıda enflasyonudur ve Mısır’da bu oran yüzde 18 ile normal enflasyonun iki katı. İkinci gösterge olan işsizlikte de detaylar daha ürkütücü. Yüzde 10 işsizlik yüksek ama asıl kaygı verici olan genç nüfus arasındaki isşizliğin yüzde 20’nin üzerinde seyretmesi. Yüksek gıda fiyatları ve genç işsizlik Tunus’ta ve Yemen’de olduğu gibi Mısır’da da halkı sokaklara döktü. IMF Başkanı Strauss Kahn CNBC’ye konuştu. Mealen “Ben demiştim” dedi. “Fas’ta yaptığım bir konuşmada, Tunus ve Mısır da dahil olmak üzere Arap ülkelerindeki işsizlik sorununa değinmiştim. O zaman bu konuyu bir türlü saatli bombaya benzetmiştim” dedi. Gerçekten de demişti. Hatta Fas’taki konuşmasından çok önce, 2009 sonunda krizin üçüncü ve en son aşamasına geçildiğini söylemişti. Bu evrenin adı istihdam krizi. Finansal piyasalarda başlayan kriz, ikinci aşamada üretimi vurduktan sonra yüksek ve inatçı işsizlik olarak üçüncü aşamaya geçiyor. Krizlerin sosyal krizlere dönüşmeye başladığı andır bu. Böylece Mısır’da olduğu gibi, son aşama olan sosyal krizle tanışıyor ülkeler.

Mısır’ın da notu Türkiye’den yüksekti
Mısır, Türkiye’nin dörtte biri büyüklüğünde bir ekonomi. Toplam 188 milyar dolarlık milli geliri var. O da bizim gibi bir ‘emerging market’ yani yükselen piyasa. Geçen yıl yüzde 4.5 dolayında büyümüş. Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 60 dolayında. Bizden yüksek ama sorunlu Avrupalılardan çok daha iyi durumda. Dış dengesi bizimkinden daha iyi konumda. Ödemeler dengesinde ise 4.3 milyar dolarlık bir açık vermiş. Bizimkinin 10’da biri. O da büyümesini cari açık ile finanse etmiş. Büyüme oranı yüzde 4.5 dolayında, Bizimkinin yarısından biraz fazla. Bu göstergelerle Mısır, pazartesi gününe kadar bizim bir basamak üzerimizde bir kredi notuna sahipti. Halkın sokaklara dökülmesinden sonra bu hafta başında Moody’s ve Standard and Poor’s alelacele Mısır’ın notunu indirerek Türkiye ile aynı seviyeye getirdiler. Geçen hafta Tunus’un notunu bizimki ile karşılaştırıp, kredi derecelendirme kuruluşlarının siyasi riskleri ölçmekte yetersiz kaldıklarını söylemiştim. Mısır örneği bu eksikliği bir kez daha gösterdi. Rating’ciler de anlamış olmalı ki, “Önümüzdeki aylarda daha fazla not düşüşü olabilir” diyorlar.

Petrolde 120 dolar görülür mü?
Brent petrol 101 dolarla 2008’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Nedeni Mısır. Mısır önemli bir petrol üreticisi değil. Petrol üretiminin tamamı dursa bile dünyayı sarsmaz ama petrol trafiğinde önemli ülke. Süveyş kanalı ve Sumed boru hattı ile dünya petrol arzının yüzde 3’ten fazlası bu ülke üzerinden pazarlara ulaşıyor. Olur da bu trafik durursa, işte o zaman sorun olur. Ama bu sorun tek başına petrolü çok yukarılara taşımaz. O halde ne taşır? Ayaklanmanın önemli petrol üreticilerine bulaşması petrolü çok yukarılara taşır. Kuveyt, Katar gibi Körfez ülkelerinde sorun görülmüyor; burada işsizlik düşük, gelir seviyesi yüksek. Tehlike, gelir dağılımının daha bozuk olduğu Suudi Arabistan için var. Ama, Washington geçmiş iç olaylarda devreye girerek rejimin yanından yer almıştı. Suudiler Amerikan cari işlemler açığının önemli finansörlerinden. Bu rolü de krallığın ‘istikrarı’ uğruna büyük bir istekle oynuyorlar. Geriye Yemen, Sudan, Ürdün ve Suriye gibi ülkeler kalıyor. Bu ülkelerdeki karışıklık petrolü 150 dolara değil ama ünlü yatırımcı Dennis Gartman’ın dediği gibi 120 dolara taşıyabilir.