Marsilya sonrası dünya ekonomisi

Para politikaları enflasyona değil, ekonomileri rahatlatmaya odaklanacak. Yani faizler uzun bir süre düşük tutulacak.

Dün G-7 maliye bakanları toplandı. Ben bu yazıyı yazdığım sırada toplantı henüz başlamamıştı, ama piyasalarda herkesin kulağı toplantının yapılacağı Marsilya’daydı. İşleri zor, çünkü kriz ve çözümü ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. ABD’ye uyan reçete, İngiltere ve Avrupa’ya; İngiltere’ye uyan reçete, Avrupa ve ABD’ye; Avrupa’ya uyan ise diğer ikisine uymuyor. Ancak yine de bu toplantıdan sonra dünya ekonomisi nasıl olur derseniz, akla hemen üç temel başlık geliyor: 

Para politikaları enflasyona değil, ekonomileri rahatlatmaya odaklanacak. Yani faizler uzun bir süre düşük tutulacak. Ülkeler mali uyum sürecini yavaşlatacaklar. Bundan 1.5 yıl önce “Artık krizden çıkış başladı, ortalığa saçılan paraları toplamanın zamanıdır” deniliyordu. Bu söylem bir süreliğine daha rafa kaldırılacak. Yapısal reformlara biraz daha ciddi gözle bakılacak.

Yunanistan yolun sonuna geldi
Bundan aylar önce G-7 yine toplanmış ve “Yunanistan’daki krizi önlemenin yollarını bulalım, yoksa diğer ekonomilere de bulaşır” demişlerdi. Artık sorun Yunanistan’ın ötesine geçti. Onca söze rağmen Yunanistan artık yolun sonuna geldi. Bundan sonra Atina’yı batırmadan yüzdürmek çok zor. Geçen hafta Almanya’nın ak saçlı, asık suratlı, aşırı ciddi Maliye Bakanı, Alman parlamentosunun kürsüsünden milletvekillerine, “Baylar ve bayanlar, Yunanistan’daki durum çok ciddi” derken o bile umudu kesmiş görünüyor, eğer Yunanistan mali koşulları karşılamazsa artık ona yardım eli uzatılmayacağının sinyalini veriyordu. 

Hayat bundan sonra Yunanistan için zor. G-7 Yunanistan’dan umudu kesmiş, Almanlar artık kendilerini Yunanistan’ın batması fikrine hazırlamışlar. Birçok Alman politikacısı artık Yunanistan’ın eurodan çıkmasına öcü gözüyle bakmıyor. Finlandiya yardıma yan çiziyor. Hollandalılar “Yunanistansız bir euro bölgesi daha iyi olur” diyorlar. Euro bölgesinin sağlam ekonomileri, tedavisi imkânsız parçayı kesip attıktan sonra sağlamlarla yola devamın hesabını yapıyorlar. Bence Yunanistan’ı eurodan atmak hem euro bölgesinin hem de Yunanistan’ın çıkarına olur. Dün Betam’ın bir araştırma notu açıklandı, krizden çıkmaya çalışan Avrupa ülkelerini karşılaştırmışlar. Euro bölgesinin dış açık veren sorunlu güney kanadının ihracatı arttırmak zorunda olduğunu, ancak ulusal paraları yerine euroyu kullanmakta olmalarının ciddi bir engel oluşturduğunu söylüyorlar. 

Portekiz, İtalya, İrlanda, Yunanistan ve İspanya’nın euroyu kullanıyor olması, bu ülkelerin krizden çıkış çabalarını zayıflatıyor. Oysa kendi paralarını kullanan Macaristan, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nin devalüasyon sayesinde krizle mücadelede avantaj sağladıkları hatırlatılıyor. İkinci çeyrekte yüzde 7’nin üzerinde daralan Yunanistan’da resesyon iyice derinleşiyor. Almanların yardım koşulları Yunanlılar için çok ağır. Ülkenin ekonomik egemenliğini Almanya’ya bırakmak ağır bir koşul. Bu durumdan kurtuluş için hem eurodan çıkmak hem de borçları ödemeyi reddetmek uzak bir olasılık değil...