Çevirmenimizi istiyoruz

Bugün Okan Üniversitesi'-nde bir panel var. Gitmeyi arzu eden olursa yerleri, Kurtköy, Formula 1 Pisti yanında. Konusu/başlığı 'Bir Çeviri Pratiği: Altyazı ve Dublaj Çevirisi'.

Bugün Okan Üniversitesi'-nde bir panel var. Gitmeyi arzu eden olursa yerleri, Kurtköy, Formula 1 Pisti yanında. Konusu/başlığı 'Bir Çeviri Pratiği: Altyazı ve Dublaj Çevirisi'. Dublajdan, özellikle altyazıdan şikâyet edenlerin buraya gidip bir de madalyonun öbür yanını görmelerini isterdim, doğrusu. Panele katılım ücretsiz. Altyazı ve Dublaj Çevirisi konulu ilk oturumda (13.00'te) Nermin Saatçioğlu ile Murat Karahan; ADME (Altyazı ve Dublaj Çevirmenleri Meslek Birliği Girişimi)
'Çevirmenimizi İstiyoruz' kampanyası konulu/başlıklı oturumda da (15.00) Sertaç Canbolat ile Aslı Takanay konuşacak. Ben de katılmak istemiştim ama salı günleri benim NTV Radyo'da kayıt günüm.
Hadi onu başka güne kaydırdık diyelim, akşamüstü SİYAD'ın yabancı film değerlendirmesi var. Gitmeyip liste yollarsan, kabul etmiyorlar. Dolayısıyla meslek hayatımızın önemlice bir kısmını ilgilendiren bu sorun için yapılan panele katılamadım. Ahkâm kesmek için değil, elbette, ne var ki bazı anekdotlar nakledebilirdim. Öte yandan, gene de içim rahat. Çünkü dört konuşmacıdan üçü (Saatçioğlu, Canbolat, Takanay) arkadaşım,
festival altyazı çevirmeni olarak da meslektaşımdır. Aynı ya da benzer anekdotları onlar da nakledebilirler.
'Çevirmenimizi İstiyoruz' kampanyasına (ve başlığına) gelince, televizyon kanallarına yönelik olarak başlatılan kampanyanın adı. Nedeni de yayımlanan yabancı programlarda çevirmenlerin adlarının yayımlanmayışı. Çeviri Derneği, üniversitelerin Çeviribilim ya da Mütercim-Tercümanlık bölümleri, Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği, Konferans Çevirmenleri Meslek Birliği ve elbette Altyazı ve Dublaj Çevirmenleri Meslek Birliği Girişimi kampanyayı destekliyor. Televizyon kanallarına da bu konuda tahmin edilenden çok daha fazla elektronik posta atılmış. Business Channel, bundan böyle çevirmen adlarını yayımlayacağını bildirmiş. CNBC-e ve Digiturk'ten cevap bekliyorlar. Bu genellemenin tek istisnası TRT. Kendilerine meslek erbabı olarak, teşekkürlerimizi iletiyoruz. Ayrıca, benim bildiğim kadarıyla, en iyi para veren de onlardır.
ADME, çevirmenlerin isimlerinin neden yayınlanmadığı sorusuna cevaplar
üretmiş. İlk ihtimal, televizyon kanallarının bunu bilinçli olarak yapmadığı, yani 'çevirmenin ismini yayımlamak' ile 'yayınlamamak' arasındaki farkın ne olduğu üzerine düşünmedikleri. İkincisi de, bilerek isimsiz çeviriler yayımlanıyor olması. "Böyle bir planlanmış uygulama söz konusuysa eğer, nedenini ekonomik gerekçelerle ilişkilendirmek de mümkün olabilir," diyorlar. Böylece emeğin üstü örtülür, çeviri metnin ve çevirmenin varlığı görünmez kılınır, ücret de düşük tutulur. (Çok düşük diye ekleyebilirim.) Sonuçta da, bu işi yaparak geçimini sağlayan kişilerin emekleri göz ardı edilmiş olur. ADME'nin bu kampanyayı oluşturma fikri, Okan ve Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü öğrencileriyle ayrı ayrı yaptıkları Medya ve Çeviri başlıklı dersler sırasında olgunlaşmış. Taleplerini RTÜK'e ulaştırma konusunda da çalışmalara başlamışlar.
Bir çevirmen olarak böyle bir kampanyayı sonuna kadar desteklediğimi söylemeye gerek bile yok. Hem yukarıda belirttiğim gibi, girişimcilerin çoğu festival çeviri odalarında birlikte çalıştığımız arkadaşlar. Bu yüzden, madalyonun öbür yanını göstermeyi bir borç biliyorum. Kötü çevirilerden, ister kitaplarda, ister ekranlarda olsun, hepimiz şikâyetçiyiz. Ama dikkati çekecek kadar kötü çevirilerin başlıca iki nedeninden biri, daha az para ödeme kaygısıdır. (Diğeri, aldırmamak
ya da doğrusunu bilmemek...) Yoksa piyasada iyi çevirmen eksikliği çekilmiyor. Yani, ararsan bulunuyor, ama onlar da heveskâr çocukların istediğinden daha fazla para istiyor, tabii.
Bugün Okan Üniversitesi'nde çevirmenlerin bir paneli var.
İsteklerini biz de gönülden benimsiyoruz: Çevirmenimizi istiyoruz.