Gencecik bir festival

Nublu Jazz Festival New York ve Sao Paulo'dan sonra İstanbul'da. Bugün başlayan festivalde Jose Gonzales'in projesi Junip, Fransız sıra dışı caz vokalisti Laika, Nublu klasikleri İlhan Erşahin's İstanbul Sessions, Love Trio featuring Arto Tunçboyacıyan gibi isimler var

20 yıl devam eden festivaller de başımızın tâcı ama genç festivalin tadı başka oluyor. Nublu Jazz, ilk olarak 2009 yılında New York Nublu’da başlamış, geçen yıl üç kıtada üç metropole uzanmıştı: Istanbul, Sao Paulo ve New York. Nokia Ovi Music sponsorluğunda farklı projeleri bir araya getiren bu festivali bu yıl da, diğer iki şehrin ardından, 4-12 Mart arasında İstanbul’da, Babylon, Nublu ve Lucca’da izleyeceğiz.
Her şeyden önce, Nublu söz konusu olduğuna göre, elbette ki İlhan Erşahin var. Festival, Babylon’da İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions ile açılıyor. Üstelik Erşahin’in en sevilen, kalıcı projelerinden Love Trio’da bu kez sahneye Arto Tunçboyacıyan da çıkıyor. Umarım bir aksilik çıkmaz da bir akşam onların halinden memnun bir izleyicisi olurum çünkü Arto’yu İstanbul’da dinlemeyeli çok oldu. 

New York’un gözde kulübü
Nublu sekiz yıl önce, New York East Village’te yanmış bir binanın harabeye dönmüş zemin katında bir kafe olarak açılmıştı. Evet, biraz Babylon’un doğuşunu hatırlatıyor. Bugün ise New York underground sahnesinin en önemli mekânlarından biri, farklı caz dinlemek isteyenlerin, cazla yeniden heyecanlanmak isteyenlerin yeri. Bunda hiç kuşkusuz, yıllardır aşinası olduğumuz Love Trio’nun büyük hissesi var. İlhan Erşahin, Jesse Murphy ve Kenny Wollesen’den oluşan trio, şimdiye kadar yalnızca electronica ile dub’ı birleştirmekle kalmadı, nu-jazz ile drum&bass’i de başgöz ettiler. Kimlerle birlikte sahneye çıktıklarını, kayıtlar yaptıklarını hatırlatırken U-Roy ile gerçekleştirdikleri albümü de hatırlatalım: Paul Motian, Chet Baker, Arthur Blythe, Wayne Shorter, Dino Saluzzi, Marc Johnson, Al Di Meola, Mike Stern, Paul Winter, System of a Down ve elbette Joe Zawinul. Üstatla birlikte ‘live’ çalışmalarını İstabul’da izlediğimiz büyük bir perküsyoncuyla, Arto Tunçboyacıyan’la birlikte üç gece sahnede olacaklar.
Bu arada, hem Avrupa’da, hem de Türkiye’de çok ilgi gören projesi İstanbul Sessions ikinci albümünü yayımlamaya hazırlanıyor. Seçkin caz dergisi Jazzwise onların ‘müzikal bütünlük ve doğaçlama derinliğinden taviz vermeden yeni bir kitlenin nasıl çekileceğini gösterdikleri’ görüşünde. 

Gonzalez’deki Kuzey etkisi
Nublu Jazz Festivali’nin bir diğer ortak projesi de Alp Ersönmez ile DJ Logic’i bir araya getiriyor. Basçı Ersönmezi yıllardır pek çok başarılı grupla birlikte dinledik ki aralarında İstanbul Sessions ile Wax Poetic de vardı. Ersönmez’i, ilk solo albümü ‘Yazısız’a paralel olan yeni projesi ‘Cereyanlı’ ile izleyeceğiz.
Stockholm’da yaşayan Arjantin asıllı folk sanatçısı José Gonzáles ile İsveçli müzisyenler Tobias Winterkorn ve Elias Araya’yı bir araya getiren Junip projesi de merak unsuru. İlk EP’lerini 2005’te çıkaran grup, Gonzáles’in solo kariyerinin başını alıp gitmesi nedeniyle ayrılmıştı. Geçen yıl yeni projeleri ‘Felids’i yayımladılar. Folk-caz, psychedelic soul ve krautrock’tan ilham alan müzikleri, Kuzey tarzına karışmış González sesi heyecan verici. 5 Mart’ta Babylon’da.
Bir de Laika var. Paris doğumlu Laika, Fildişi Sahillerinden bir baba ve Fas-İspanyol melezi Yahudi bir annenin kızı olan şarkıcıda Akdeniz etkisi de var. Modelleri ise Billie Holiday ve Nina Simone. Tiyatro ve sinemada da çalışmış, caz operalarında rol almış olan Laika da Babylon’da olacak. Bu arada, Nublu ve Babylon dışındaki iki etkinliğin, Alex from Tokyo ve DJ Logic performanslarının da Bebek’teki Lucca’da olacağını hatırlatalım. Gene Nublu’da, İmer Demirer, Çağrı Sertel, Ozan Musluoğlu’nu izleyebilirsiniz. Warm-Up ve After Party’ler ise Yakuza, Barış K, Berke Yavuz ve Mehmet Garan’dan...

.