İki kere Marsalis

1970'ler ya da 1980'lerde New Orleans'daki Marsalis ailesinin evinde sıradan bir akşam: baba Ellis piyanoya oturmuşken, oğlu Branford saksofonu almış, Wynton ise trompet çalıyor.

1970'ler ya da 1980'lerde New Orleans'daki Marsalis ailesinin evinde sıradan bir akşam: baba Ellis piyanoya oturmuşken, oğlu Branford saksofonu almış, Wynton ise trompet çalıyor. Diğer oğullardan Delfeayo trombonda, en küçükleri Jason ise davulda. Marsalis ailesinin altı oğlu var, dördü müzisyen. 1960'ta doğan Branford, Tonight Show Band'in müzik direktörü olarak şöhrete ulaştı. Hem klasik müziğe, hem caz müziğine itibar eden Wynton ise New York'taki Jazz at Lincoln Center'ın sanat direktörü. İkisini de İstanbul'da izlemiştik. Marsalis, gene İstanbul'da.
14. İstanbul Caz Festivali'nde izleyeceğimiz en önemli caz konserlerinden birini verecek olan Wynton Marsalis ve Jazz at Lincoln Center Orchestra, bu akşam bakalım kaç kişiye çalacak? Merak ediyorum, çünkü Açıkhava'daki konser sandığımız kadar rağbet bulmuşa benzemiyor. Geçen sefer de yazdım ama, bir kere daha yazmaktan kendimi alamıyorum. Bir rock akşamı Açıkhava Tiyatrosu'nu dolduran binlerce insanın en azından dörtte biri, festivalde yeterince caz olmadığından şikâyet eder. En hasından bir caz konseri olunca da, "Biz Wynton'ı daha önce gördük," diye evlerinde otururlar. Yani bilemiyorum, caz doğaçlamaya dayalı bir müzik dalıdır, aynı grubu iki akşam üst üste dinleseniz bile, bu aynı konser olmaz.
Wynton Marsalis, dünyanın en iyi trompetçilerinden biridir. Jazz at Lincoln Center Orchestra ise, seçkin solistlerden oluşan çok iyi bir grup. Lincoln Center Orkestrası grup lideri dışında, trompetlerde Ryan Kisor, Sean Jones, Marcus Printup; trombonlarda Vincent Gardner, Chris Crenshaw, Elliot Mason; bariton saksofon, bas klarnet, klarnette Joe Temperley; tenor ve soprano saksofon, klarnette Walter Blanding; alto saksofon, klarnet, flütte Sherman Irby; alto saksofon, flüt, klarnette Ted Nash; tenor ve soprano saksofon, klarnet, flütte Victor Goines; basta Carlos Henriquez, piyanoda Dan Nimmer, davulda Ali Jackson'dan oluşuyor. Repertuarlarında Marsalis ve orkestra üyelerinin özgün bestelerinin yanı sıra Ellington, Coltrane besteleri de var. Eminim ki, artık semalarda olan nice caz büyüğü, Big Band geleneğini geleceğe taşıyan Marsalis'e bulutların arasından gülümseyerek bakıyordur.
14. İstanbul Caz Festivali'ndeki iki Jazz at Lincoln Center konseri, aslında Wynton Marsalis ile orkestrasının 2007 Yaz Turnesi'nin bir parçası. Litvanya, Polonya, Almanya, Belçika, Hollanda, İspanya, İngiltere ve Fransa, turnenin diğer konserlerinin verildiği ülkeler. Marsalis İstanbul'da iki konserin yanı sıra atölye çalışmalarına ve söyleşilere de katılacak. Zaten klasik ve caz çalışmaları dışında (toplam sekiz Grammy), eğitime kendini adamış olmasıyla da tanınır. Bir de, genç yeteneklere yardımcı olmasıyla. Gerçi geçmişinde, cazın geleneğini koruyacağım diye yenilikçi cazcılarla kapıştığı olmuştur. Örneğin, füzyon faaliyetleri nedeniyle 'şarlatan'lıkla suçladığı Miles Davis, ona 'müzelik' diye cevap vermişti. Marsalis artık müzelik sayılmaz. Hatta son albümü 'From The Plantation to the Penitentiary'deki yenilikçi tavırla herkesi şaşırttı. Bu demektir ki, yarın akşamın Wynton konseri bir ihtimal, öncekilerden de iyi olacak.