Jack Malone mahzun baba

Gene beş filmli bir haftadayız. Bir Robin Williams komedisi ('Çık Aramızdan/License to Wed'), bir Richard Gere aksiyonu ('Av Partisi/The Hunting Party'), yeniden tahta çocuk olan bahtsız Pinokyo'nun maceralarını anlatan...

Gene beş filmli bir haftadayız. Bir Robin Williams komedisi ('Çık Aramızdan/License to Wed'), bir Richard Gere aksiyonu ('Av Partisi/The Hunting Party'), yeniden tahta çocuk olan bahtsız Pinokyo'nun maceralarını anlatan bir animasyon ('Pinokyo: Yeni Macera/Welcome Back Pinocchio'), umutlu olduğumuz ama ne yazık ki henüz (Salı itibarıyla) göremediğimiz Milos Forman filmi ('Goya'nın Hayaletleri/Goya's Ghost') ve Anthony LaPaglia; yani aktörün beş yıl önce karısı ölünce iki genç oğluyla yalnız kalan mahzun babası Jim Winters'ı oynadığı 'En Uzun Gece/Winter Solstice'.
LaPaglia gerçi sinemaya 20 yıl önce başladı ama biz onu daha çok CNBC-e'de gösterilen iyi Jerry Bruckheimer polisiyelerinin en iyisi 'Without a Trace'in karakterlerinden, Ajan John Michael 'Jack' Malone olarak tanıyoruz. Aslında baş karakteri, çünkü Jack, kayıpları arayan özel FBI ekibinin başında. İzleyenlerin ruhuna yakın bir karakterdir: Sağlam bir adalet duygusu olan iyi kalpli bir adam. Annesi o bir yeniyetmeyken intihar etmiş, ömrü boyunca onun ölümünü engelleyememiş olduğu için suçluluk hissetmiş. Babası ise kısa süre önce Alzheimer'den oldu, öldü. İki kızı var, ama eşinden ayrı; uzun çalışma saatleri ve ekibinden Ajan Samantha Spade ile (Poppy Montgomery) yaşadığı ilişki yüzünden. Önce ayrdıldılar, sonra barıştılar, ikinci sezonun sonunda karısı kızlarıyla birlikte Chicago'ya taşındı, onların tam velayetini de aldı. Jack uzun bir velayet savaşına girdi ama sonunda onların annelerinin yanında kalmasının daha iyi olduğuna karar verdi.
'Winter Solstice'in Jim Winters'ının da iki çocuğu var, ama Jack Malone'un aksine, ikisi de erkek. Karısı beş yıl önce ölmüş, oğullarıyla yalnız kalmış. Bir New Jersey banliyösünde yaşıyorlar, bahçeyle uğraşıyor. Bu hayattan sıkılan büyük oğlu Gabe, kaçmak istiyor, küçüğü ise içe dönük bir çocuk. Jim onları üzüntüyle izliyor ama henüz karısını beş yıl önce kaybetmiş olduğu gerçeğini tam olarak kabullenememiş. Derken Gabe, sevgilisini yüzüstü bırakma pahasına Florida'ya gideceğini duyuruyor, Pete öğretmenlerinden biriyle dostluk kuruyor. Jim ise yeni taşınan komşu Molly ile konuşacak cesareti toplamaya çalışıyor. Filmin senaryosunu da yazan Josh Sternfeld'in ilk filmi 'En Uzun Gece', üç yıl önceki Tribeca Film Festivali'nde olumlu eleştiriler almış ağır tempolu, hüzünlü bir film. Bir trajediden sonraki hayatın ayrıntıları üzerine kurulu.
Anthony LaPaglia da tam Jim Winters'a hayat verecek adam. Yıllar önce, 'Lantana'nın çözüldü çözülecek kahramanı sert polis Leon Zat'tan sonra, onun kendini gösterebileceği bir rolde olmasını sevinçle karşılıyoruz. Daha çok New Yorklu polisleri ya da genellikle iyi kalpli gangsterleri oynayan Avustralyalı aktör, 'En Uzun Gün'de daha çok Malone'un suskunluğunu, temkinini, duygularını içine atışını hatırlatan bir karakter yaratmış. 'Without a Trace'in ajanıyla Emmy adayı olduğu ve ödülü aldığı yıl, 'Frasier'daki karakteriyle, Daphne'nin serseri kardeşi Simon Moon'la da aday olmuştu. Bu Simon'la üçüncü adaylığıydı. Emmy'yi aldığı yıl, 'Without a Trace'le Altın Küre'yi de aldı. Avustralya Film Enstitüsü ödülünü 'Lantana' ile aldı, 'En Uzun Gün' ile aday oldu.
LaPaglia, ülkesi Avustralya'dan ABD'ye oyuncu değil, öğretmen olmak için gelmişti. Ancak kendisine destek olsun diye yaptığı ek işlerden biri de, dar bütçeli bir detektif dramı olan 'Cold Steel'de (1987) küçük bir rolde oynamak oldu. Hoşuna gitmiş olmalı ki, boş zamanlarında tiyatro ve televizyonda çalışmaya başladı. İlk uzun metrajlı sinema filmi olan 'Slaves of New York'ta oynadığı 1989 yılından itibaren de kendini sadece oyunculuğa verdi. Daha ertesi yıl, 'Betsy's Wedding'in son derece kibar gangsteri olarak övgüler almaya başlamıştı bile. O gün bu gün de bu övgüler devam ediyor. Tam olarak tecrübe kazanmış sayılmayacağı dönemde büyük oyuncularla oynadı, hiç ezilmedi. Polisiyelerin, gangster filmlerinin yanısıra komediler ve dramlarda da oynadı. Steve Buscemi'nin ilk yönetmenlik denemesi 'Trees Lounge' ve Spike Lee'nin yönettiği 'Summer of Sam'le dikkati çekti. Son birkaç yıldır meslek hayatının zirvesinde. Ama şu sıralar belki de en çok, Jack Malone olarak tanınıyor. Jim Winters'da da onu hiç yadırgamayacaksınız.