Kas gücüyle devriâlem

Altı ayı aşkın süredir Pasifik'te kürek çekiyor. Haliyle, pek çok zorlukla karşılaştı. Hava şartları bir yana, bir kere küreği bile kırıldı. Sağnak yağmur ve sert rüzgarla birlikte, teknenin üzerine tepelerden koca bir dalga yıkılmış.

Altı ayı aşkın süredir Pasifik'te kürek çekiyor. Haliyle, pek çok zorlukla karşılaştı. Hava şartları bir yana, bir kere küreği bile kırıldı. Sağnak yağmur ve sert rüzgarla birlikte, teknenin üzerine tepelerden koca bir dalga yıkılmış. Erden Eruç, can havliyle teknede tutunacak bir yer ararken küreğini elinden bırakmış. Sonra bir de bakmış ki, hem kürek kırılmış, hem de onu tutan ay. Küreğinin ayını tamir için çok uğraştı, sonunda başardı. Yedek küreklerden biriyle yola koyulduğunda saat günbatımına yaklaşmıştı. Bir de yanlış alarm meselesi var. 10 Ocak akşamı Eruç'tan bir imdat çağrısı geldi. Okyanus Kürekçileri Derneği ile ailesi hemen harekete geçti. Hawaii'deki bir sahil güvenlik uçağı da müdahale etmeye hazırdı. Meğer hatalı sinyalmış. Gönderen Eruç olmadığı gibi, böyle bir sinyal gittiğinden de haberi yokmuş. Herkes derin bir nefes aldı.
Daha önce Atlas/Atlantik Okyanusu'nu kürek çekerek geçen 'ilk Türk' unvanını kazanan Erden Aruç, bu sefer de Pasifik'i altetmeye çalışıyor. Şimdiye kadar Pasifik Okyanusu'nda yaklaşık 7 bin deniz mili mesafe kat eden ve önünde 3 bin deniz mili daha yol olan Eruç, 29 Ocak tarihli bir e-mail'e göre, denizdeki 200. gününde, Gün Değişme Çizgisi'ni de geçti. 180. boylamda tanımlanmış bu çizgiyi geçince zaman 24 saat ileri atladı, bir gün ileri sardı. Daha önce güneşin doğuşunu en son gören kişi olmuştu, çizgiyi geçince güneşin doğuşunu ilk gören kişi oldu.
Pasifik yolculuğu aslında Eruç'un, Kuzey Amerika kıtasının en yüksek noktası olan Alaska'daki Denali 'Mc Kinley' zirvesine ulaşmasıyla başlayan 'Altı Zirve' projesi kapsamında yer alıyor. Kıtalar arasındaki okyanusları kürek gücüyle geçip, karada bisikletle ilerlemek ve altı kıtanın en yüksek zirvelerine çıkmak şeklinde bir proje bu. Sporcu, tamamlanması yıllar sürecek ve sadece kas gücüne dayanan 'Altı Zirve'nin sonunda, Atlantik'i aşıp Florida'ya ayak basacak, bisikletle Seattle'a gidip karısı Nancy'ye kavuşacak. Okyanus geçişleri için özel olarak tasarlanmış teknesinde sekiz aylık yiyecek, su kaynatmak için yakıt, deniz suyundan tuzu arıtıp tatlı su üretecek elektrikli bir su cihazı ve elektrikli aksamı çalıştıracak aküleri şarj etmek üzere güneş panelleri var. Proje hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler, www.KaslaGit.com ve www.around-n-over.org sitelerine başvurabilir.
Eruç'un yolculuğa kırk bir yaşında başlamış olması da işin bir başka yanı. Makine mühendisliği ve işletme dallarında yüksek lisans sahibi, teknik danışman olarak çalışmış olan Erden, gerçi 'para, koşuşturma ve artık tatmin vermeyen bir kariyeri geride bırakıp hayalini gerçekleştirmek amacıyla' yola koyulmuş olması hafif bir 'Ferrari'sini satan bilge' izlenimi uyandırsa da, bu sizi yanıltmasın. Kendisi daha 11 yaşındayken babasıyla birliktde Erciyes'in doğu zirvesine tırmanmış bir şahıs. O gün bu gün, sporla, daha doğrusu doğa sporlarıyla ilgileniyor, ayrıca 2 saat 49 dakikalık bir şahsi maraton rekoru var. Güreş ve judoyla da ilgilenmiş (İkinci derece kahverengi Nikkyu) kuşak.
Ben kendisine daha çok bir modern kaşif / maceracı karışımı gözüyle bakıyorum. Bir tür ahir zaman Thor Heyerdahl'ı belki de. Ne olsa, Kon Tiki'nin yolculuğu genç hayatımızın en heyecanlı anlarının kaynağıdır. 26 Ocak'ta, Gün Değiştirme Çizgisi'ni geçtiğinin ertesi günü şunları yazmış: "...GPS seyir cihazımdaki odometrede 7.000 denizmilini aştım. Hayrettir, hâlâ Cairns'e kadar, 2006 başındaki, tek başıma kürekle Kanarya Adaları'ndaki Las Palmas'tan başlayıp Guadeloupe adasında noktalanan Atlantik geçişime denk, 3.000 denizmili kadar bir mesafeyi daha katetmem gerekiyor. Pasifik Okyanusu o kadar büyük ki, yeryüzünün yüzde 28'ini kaplıyor; bu alan da zaten bütün karaların toplam alanından büyük."