Melbourne'da gençler zirvede

Teniste Grand Slam sezonu Avustralya Açık ile açıldı, sevenlerine müjdeler olsun. Üstelik bu yıl Avustralya Açık sürprizlerle dolu geçiyor, Melbourne'da başarı bayrağını gençler havaya kaldırıyor.

Teniste Grand Slam sezonu Avustralya Açık ile açıldı, sevenlerine müjdeler olsun. Üstelik bu yıl Avustralya Açık sürprizlerle dolu geçiyor, Melbourne'da başarı bayrağını gençler havaya kaldırıyor. Kadınlar da, erkeklerde de, sürprizle biten yarı final maçları izledik. Sonuçta kadınlar finali Şarapova ile İvanoviç, erkekler finali de Cokoviç ile Tsonga arasında oynanacak.
Erkekler finalinin gerçek sürprizi, neredeyse tanımadığımız bir yüz olan Jo-Wilfried Tsonga. Gerçi sakatlığından önce dünya 38'inciliğine kadar yükselmiş ama, geçirdiği bir omurilik rahatsızlığı yüzünden tenise uzun bir süre ara vermiş, hatta bir daha oynamayacağı söylenmişti. Geçen ocak ayında tekrar başladığında ise, dünya 212'cisiydi. Hızla ilerlemiş neyse ki. Geçen sene birinci turda elendiği Avustralya Açık'ta, Mikhail Youzhny karşısında çok başarılı bir çeyrek final maçından sonra, yarı finalde dünyanın iki numarası Nadal'ın karşısına çıktı. Muhammed Ali'nin Cassius Clay zamanını hatırlatan fiziği, tenis için iri sayılan cüssesiyle kelebek gibi uçup arı gibi sokma çevikliğiyle hayret uyandırdı.
Fiziğiyle heybetli bir başka tenisçiyi, Marat Safin'i hatırlatıyor. Ama Safin'in aksine sinirlerine hakim. Bütün Nadal maçı boyunca bir 'poker-face' olarak karşımızdaydı. Ancak maç bitince kendine sevinme izni verdi. Eh, dile kolay, Nadal gibi bir devi 6-2, 6-3, 6-2'yle geçmişti. Finalden önce Cokoviç'ten bir gün fazla dinlenmiş oldu. Ayrıca, dünya şampiyonuna karşı değil de, üçüncüsüne karşı oynama şansını elde etti. Psikolojik baskısı azaldı, çünkü sonuçta dünya ikincisini yenmişti. Tsonga-Cokoviç finali, son zamanlarda teniste sık sık gündeme gelen bahisçilerin başını yiyecek türden bir final. Biz ise, iki tane gencecik insanı finalde izleme şansına kavuştuk. Tsonga ile Cokoviç'in boyları aynı: 1.88, ama Fransız tenisçi rakibinden on kilo fazla, iki yaş da büyük (23'üne henüz bastı). Önceki yıl Marcos Baghdatis, geçen yıl da Şilili Fernando Gonzalez de aynı başarıyı elde etmişti. İkisi de finalde Federer'e yenildi. Tsonga ise Cokoviç'le oynuyor.
Genç Sırp tenisçi Cokoviç ayrı bir hikâye. Geçen yıl, kendisi gibi tenis oynayan kardeşlerini kastederek, Cokoviç ailesi treninin yola çıktığını söylemişti. Federer'i şimdiye kadar bir kez yenmişti, Melbourne'da bu başarıyı pek de zorlanmadan ikiledi. Roger Federer ile oynadıkları yarı final maçı ise, gerçekten uzun zamandır izlemediğimiz türden bir Federer maçıydı. Öndeyken oyunu güzelleşen, maçı önde götürmeyi seven bir sporcu Federer. Özellikle 2-0 geriye düştükten sonra ondan pek az 'Federer hareketi' görebildik. Djokovic ise bu maça gelene kadar hiç set kaybetmemeşti (zaten bu maçta da kaybetmedi), bu da ona bir üstünlük sağladı. Bir de, bütün kortu kullanan bir oyuncu olmanın avantajına sahip. O maça kadarki maçlarda ise Federer'in Cokoviç'e üstünlüğü vardı. Psikolojik bir avantajdan da söz edilebilir. Sırp tenisçi, ailesi ve teknik ekibinden oluşan kalabalık 'bench'i ile hep göz temasında. Sonuçta Federer dört yıl sonra ilk kez bir maçı 3-0 kaybetti.
Favorilerin yer almadığı ikinci final ise, Şarapova-İvanoviç finali olacak. Aynı zamanda, güzel kızlar finali de olduğu için, fazladan ilgi çekeceğini sanıyoruz. Henin'i ezip geçen yirmi yaşındaki Rus tenisçi Maria Şarapova, Daniela Hantuchova karşısında ilk seti 6-0 mağlup olarak tamamladıktan sonra diğer iki seti 6-3, 6-4 alarak ikinci Grand Slam finaline çıkan 21 yaşındaki Sırp tenisçi Ana İvanoviç ile oynayacak. Daha önceki dört maçlarından ikisini Şarapova, ikisini İvanoviç kazanmıştı. Yani, heyecanla beklediğimiz iki finalin en yaşlı oyuncusu, 23'üne basmış, ama bir süre de tenisten uzak kalmış, Tsonga.
Son yıllarda tenisi gittikçe daha cazip kılan, tekelin ortadan kalkması oldu. Evet, Federer'i yenmek hâlâ zor, ama imkânsız da değil. Gençler yetişti, olgunlaştı. İlk ellideki sporcular arasında çok az fark kaldı. Bu sayede, Federer'siz ve Henin'siz bir Avustralya Açık finali izleyeceğiz. Herkese iyi seyirler... Tabii, kadınlar finali için uykunuzdan fedakârlık ederseniz.