?Olimpiyad? yolcuları...

Beijing 2008 Olimpiyatı?na katılacak Türk kafilesi Çin?e vasıl oldu. Bu vesileyle şehrin adının artık Pekin değil Beijing olduğunu bir kez daha vurgulayalım.

Beijing 2008 Olimpiyatı’na katılacak Türk kafilesi Çin’e vasıl oldu. Bu vesileyle şehrin adının artık Pekin değil Beijing olduğunu bir kez daha vurgulayalım. Alfabe değişikliğiyle birlikte Mao Çe Tung, Ze Dong olurken Pekin de Beijing oldu. Yani, Pekin adını kullanmaya devam etmek, nostaljik bir çaba olmaktan öte geçmiyor.
Her neyse, kafilemiz Beijing’e vardı. Hürriyet bu haberi (11 devşirmeyle Pekin’deyiz’ diye vermiş. Hoş bir başlık değil ama, yalan da değil. Beijing Olimpiyatı’na, 12 branşta 68 sporcu ile katılıyoruz. Ne yazık ki, banko altınlık adlarımızdan, belki halterde Taner Sağır hariç, hiçbirisi kafilede yeralmıyor. Halil Mutlu, son zamanlarda aldığı sonuçlardan memnun kalmamış olacak ki, “Yeterli gücü kendimde bulamadım,” dedi. Politikaya atıldığında, Olimpiyat’a milletvekili olarak katılacağını söyleyen Hamza Yerlikaya, sonradan caydı. Herhalde insan ideallerine ulaşınca, artık kendini sıkıntıya sokmak istemiyor. Oysa Yerlikaya, FILA tarafından ‘Asrın Güreşçisi’ de seçilmişti. Yüzde yüz ‘altın’larımızdan bir süredir geçerli olmayanı da, kendi adını dünya sahnesinden silen Süreyya Ayhan. Mutlu ve Yerlikaya ile birlikte en güvenle altın beklediklerimiz üçü olacaktı. Katılsalardı, eğer.
Bir de, Derya Büyükuncu var, tabii. Nedense hakettiği ilgiye ülkesinde pek kavuşamamış yüzücü, 1992’den beri Olimpiyatlar’a katılıyor. Beijing 2008, onun beşinci olimpiyatı olacak ki, benim diyen sporcunun cebinden çıkaracağı bir marifet değil bu. Hatırlıyorum da az sayıda yabancı sporcunun benzer başarısını neredeyse manşetlerden alkışlamıştık.
Öte yandan, Olimpiyat’lardan ikincilik madalyası getirmiş, ama altın alamamış bir büyük sporcu, güreşçi Şeref Eroğlu da meslek hayatını Beijing Olimpiyatları ile noktalamaya karar verdi. Grekoromen Güreş Milli Takımı’nın Avrupa ve Dünya şampiyonu, Olimpiyat ikincisi kaptanı Şeref Eroğlu, Pekin Olimpiyatı’nın ardından mindere veda etmeye hazırlanıyor. Daha önce 1996 Atlanta, 2000 Sidney ve 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’na katılan Eroğlu, Atina’da gümüş madalya almıştı. Beijing ile, Türk güreş tarihinde dört Olimpiyat’a katılan ilk sporcu olacak.
Kulüplerin durumuna gelince, Fenerbahçe Olimpiyatlar’a 17 sporcuyla katılıyor. Onları yedi sporcuyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve 6 sporcuyla ENKA Spor izliyor. Beş sporculu Amasya Şeker’in hemen ardından, dörder sporcu ile İstanbul Yelken Kulübü ve Üsküdar Belediyesi Atletizm Takımı geliyor. Üsküdar Belediyesi’nin dört kişilik kros takımının tüm atletleri Olimpiyat barajını aştı. Türkan Erişmiş ve Aslı Çakır 3000 metre engelli, Almitu Bekele 1500 ve 5000 metre, Bahar Doğan ise maraton dallarında ülkemizi Pekin’de temsil edecek. Üç yıl önce Kros Ligi’ne giren takım, iki kez Türkiye şampiyonu, bir kez Avrupa ikincisi olmuştu. Milyon dolar bütçeli rakiplere, mütevazı bütçeleri ile kafa tutuyorlar.
Antrenör Ertan Hatipoğlu’na (Elvan’ın sabık antrenörü) saygılarımızı sunarız.
Yorumcu olarak tahminleri zayıf ama, hocalığına diyeceğimiz yok.
İstanbul Yelken Kulübü de, Beijing Olimpiyatı’na dört sporcusu ile katılıyor. Kafilede onların sporcularından da dört kişi var. Laser sınıfında Kemal Muslubaş, 470 sınıfında Deniz Çınar-Ateş Çınar, Finn sınıfında ise Ali Kemal Tüfekçi, Olimpiyat kotalarını aldı. Kulüpleri de, baş antrenörleri Tolga Rangaviz de ne kadar sevinse yeridir.
Güreşin dışındaki dallarda madalya alınmayacağını sanarak büyümüş bir kuşaktanım. Yaşar Doğu, Celal Atik ve Gazanfer Bilge’nin yanyana minderlerde, 1948 Londra Olimpiyatı’ndaki şampiyonluklarını radyodan şahsen ve naklen dinlemiştim. Diğer branşların efsanevi ismi ise, aynı Olimpiyatlarda Üç Adım Atlama’da bronz madalya almış Ruhi Sarıalp’tı. Kendisini saygıyla anıyoruz.
Ama bu ‘Olimpiyad’da asıl Cüneyt Koryürek’in eksikliğini hissedeceğiz. Sevgili Cüneyt Ağabey, dünyada ‘Olimpiyad’ı ‘t’ harfi ile yazan tek millet olduğumuzu söylerdi. Biz de içi rahat etsin diye başlığımızı doğru yazdık. Ama bilmiyorum, onun yorumları olmadan izlenecek atletizm yarışları aynı tadı verecek mi?